islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
48,4354
EURO
56,2404
ALTIN
6.898,85
BIST
14.012,42
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
30°C
İstanbul
30°C
Açık
Pazar Parçalı Bulutlu
31°C
Pazartesi Açık
27°C
Salı Parçalı Bulutlu
25°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
26°C

Gurbetçilerin Defin Çilesi: Almanya’da Ölüm Bile Kolay Değil

Gurbetçilerin Defin Çilesi: Almanya’da Ölüm Bile Kolay Değil
A+
A-

Gurbetçilerin Defin Çilesi: Almanya’da Ölüm Bile Kolay Değil

Ayten Heck Vakası Defin Sistemindeki Sorunları Gündeme Taşıdı

Almanya’da yaşayan Müslüman Ayten Heck’in cenazesinin ihmal sonucu yakılması ve küllerinin ateist mezarlığına defnedilmesi, ülkedeki defin sistemine yönelik tartışmaları yeniden alevlendirdi.

Almanya’da mezar yerleri süresiz değil. Ailelere genellikle 15 ila 30 yıllık kullanım hakkı veriliyor. Süre dolduğunda yeniden ücret ödenmesi gerekiyor. Bazı bölgelerde mezar masrafları 5 bin 500 avroya kadar çıkabiliyor.

Müslüman ailelerin karşılaştığı bir diğer sorun ise defin sürecinin uzunluğu. Türkiye’de cenazeler çoğu zaman aynı gün toprağa verilirken, Almanya’da cenazeler günlerce morglarda bekletilebiliyor. Adli tıp işlemleri ve bürokratik prosedürler nedeniyle defin süresi bazen 10 günü buluyor.

Yetersiz gasilhaneler de ailelerin işini zorlaştırıyor. Özellikle Müslüman nüfusun yoğun olduğu şehirlerde bile cenaze yıkama hizmetleri sınırlı kalıyor.

Almanya’daki yaklaşık 32 bin kamu mezarlığının sadece 275’inde Müslümanlara ayrılmış bölümler bulunuyor. Bu nedenle birçok aile mezar yeri bulmakta zorlanırken, bazı şehirlerde kıbleye uygun defin de mümkün olmuyor.

Öte yandan aşırı sağcı grupların güçlü olduğu bazı bölgelerde Müslüman mezarlarına yönelik saldırılar ve dini sembollere karşı tepkiler de dikkat çekiyor.

Yüksek maliyetler, uzun bekleme süreleri, dini hassasiyetlerin yeterince karşılanamaması ve mezarlık sorunları, Avrupa’da yaşayan milyonlarca Müslüman gurbetçi için ölüm sonrası süreci yeni bir mağduriyet alanına dönüştürüyor.

HABER YORUM

“Andolsun, biz insanoğlunu üstün ve şerefli kıldık…” (İsrâ, 17/70) buyuruyor Yüce Rabbimiz…

İşte bu sebepledir ki insan;

-Yeryüzünün halifesidir…

-Dirisi saygın olduğu gibi ölüsü de saygındır…

Şimdi haberimizdeki detayları sıralayalım:

-Müslüman bir kadının cenazesi, ihmal sonucu yakılıyor ve külleri ateist bir mezarlığa defnediliyor…

-Cenazeler günlerce morglarda bekletiliyor ve gasilhaneler yetersiz kalıyor…

-Birçok yerde kıbleye göre defin işlemi gerçekleştirilmiyor…

-Mezarların, ilginç bir şekilde, 15 ila 30 yıl arasında kullanım hakkı bulunuyor; süre dolduğunda yeniden ücret ödenmesi gerekiyor…

Gurbetçilerimiz için bu büyük bir sıkıntı. Rabbim kolaylıklar versin inşallah!

Demek ki medeniyet (!) dediğimiz şey, insan olmayı unutmuş; insanın dirisini de ölüsünü de sömürmeye devam ediyor…

Oysa İslam, insanın diniyle, ırkıyla, rengiyle veya milliyetiyle değil, insan oluşuyla ilgilenir. Bu yüzden İslam hukukunda cenazeye saygı göstermek, ölünün bedenini korumak, vakit kaybetmeden defnetmek ve insan onuruna uygun muamele etmek temel prensipler arasında yer alır.

Peygamber Efendimiz’in (sav) uygulaması da bunun en güzel örneğidir. Bir gün önünden bir Yahudi cenazesi geçirilirken ayağa kalkmış, sahabiler “O bir Yahudi cenazesidir” dediklerinde ise:

“O da bir insan değil miydi?” buyurmuştur.

Peygamberimizin (sav) bu sözünden ve uygulamasından sonra, haber hakkında fazla bir yoruma gerek var mı, bilemiyorum.

Ama şurası bir gerçek ki bu örnek, İslam’ın insan onuruna bakışını özetleyen evrensel bir ilkedir.

Mirat Haber‘in yıllardır savunduğu insan merkezli adalet anlayışı açısından meseleye baktığımızda, burada konuşulması gereken sadece bir defin krizi değil, insan onurunun korunup korunamadığıdır.

Çünkü İslam’ın ölçüsü açıktır: İnsanın dirisi de değerlidir, ölüsü de.

Medeniyet ise insanı yaşarken alkışlamakla değil, öldüğünde de ona saygı gösterebilmekle ölçülür.

İSLAMİ HABER “MİRAT”

YOUTUBE

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.