
Gazze‘de yaşanan insanlık dramının sembol isimlerinden biri olan Hind Rajab‘ın dosyası, İsrail ordusunda görev yapan üst düzey bir komutanın Lübnan’da öldürülmesinin ardından yeniden uluslararası gündeme taşındı.

İsrail ordusu, 19 Haziran 2026 tarihinde 401. Zırhlı Tugay’a bağlı 52. Tabur Komutanı Yarbay Dor Gedalia Ben Simhon’un Güney Lübnan’da düzenlenen saldırıda öldüğünü açıkladı. Bu gelişme, yalnızca askeri bir kayıp olarak değerlendirilmedi. Çünkü söz konusu tabur, Gazze’de öldürülen Filistinli çocuk Hind Rajab‘ın dosyasıyla ilişkilendirilen birliklerden biri olarak uzun süredir uluslararası hukuk çevrelerinin dikkatini çekiyor.

29 Ocak 2024 günü Gazze’nin Tel el-Hava mahallesinde ailesiyle birlikte araç içerisinde bulunan 5-6 yaşlarındaki Hind Rajab, İsrail tanklarının açtığı ateş sonucu hayatını kaybetti. Olayda ailesinden birçok kişi yaşamını yitirirken, yardım çağrısına cevap veren Filistin Kızılayı görevlileri de hedef alınarak öldürüldü.
Olayın ardından dünya kamuoyunda büyük tepki oluşmuş, küçük bir çocuğun saatlerce yardım beklediği ses kayıtları vicdanları sarsmıştı.
Merkezi Avrupa’da bulunan Hind Rajab Vakfı (HRF), uzun süren araştırmalar sonucunda olayın gerçekleştiği bölgede faaliyet gösteren birlikleri tespit ettiğini duyurdu. Vakıf, 401. Zırhlı Tugay’a bağlı 52. Tabur ve ona bağlı bazı birliklerin olayla bağlantılı olduğunu ileri sürerek Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne (ICC) kapsamlı dosyalar sundu. Vakıf ayrıca çeşitli komutanlar ve askerler hakkında suç duyurularında bulunduğunu açıkladı.
Ancak burada önemli bir hukuki ayrım bulunuyor:
Bugün itibarıyla herhangi bir uluslararası mahkeme tarafından Hind Rajab’ın ölümüne ilişkin bireysel cezai sorumluluk kesinleşmiş değil. Dolayısıyla isimleri geçen asker ve komutanlar hakkında ileri sürülen iddialar, yargı kararıyla hükme bağlanmış suçlamalar olarak değil, soruşturma ve başvuru konusu iddialar olarak değerlendirilmelidir.
Yarbay Dor Gedalia Ben Simhon’un ölümü sonrasında uluslararası medya, Hind Rajab dosyasını yeniden hatırlattı. Bazı yayın organları ve insan hakları çevreleri, öldürülen komutanın doğrudan olayın faili olduğunu değil, Hind Rajab vakasıyla ilişkilendirilen 52. Tabur’un mevcut komutanı olduğunu vurguladı.
Bu nedenle tartışma yalnızca bir askeri kayıp üzerinden değil, Gazze‘de yaşanan sivil ölümler, savaş suçları iddiaları ve uluslararası hukukun işletilip işletilmeyeceği üzerinden sürüyor.
HABER YORUM
Hind Rajab artık bir sembol…
Gazze’de bombalar altında şehit olan on binlerce çocuktan sadece biri Hind Rajab…
O dünyanın vicdanında yargılanan temsili bir isim artık…
Bugün dünyanın vicdanında yankılanan soru şu aslında:
Eğer Hind Rajab Londra’da, Paris’te veya New York’ta öldürülmüş olsaydı uluslararası hukuk aynı sessizliği korur muydu?
Evet…
Hind Rajab‘ın hayatı geri gelmeyecek. Ancak onun dosyası, Gazze’de öldürülen binlerce çocuğun sesi olarak dünya kamuoyunun önünde durmaya devam edecek.
İSLAMİ HABER “MİRAT”