islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
48,6571
EURO
56,2157
ALTIN
6.771,15
BIST
13.892,30
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Çok Bulutlu
22°C
İstanbul
22°C
Çok Bulutlu
Perşembe Hafif Yağmurlu
23°C
Cuma Az Bulutlu
24°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
25°C
Pazar Az Bulutlu
25°C

HZ. ZÜLKARNEYN VE YAHUDİLİK

HZ. ZÜLKARNEYN VE YAHUDİLİK
A+
A-

HZ. ZÜLKARNEYN VE YAHUDİLİK

Kuran’daki Hz. Zülkarneyn (Ar. çiftboynuzlu) kim? Neden Arapların onun adını duyduklarında tanıyacakları varsayılıyor?

Zülkarneyn’in kimliğini ve İslam’ın tarihini bilmek, özellikle bugünkü Yahudiliği anlamamızı kolaylaştıracaktır. Bunun için geleneksel kalıplardan çıkmalıyız.

Hz. Zülkarneyn’in Büyük İskender olduğu konusunda İslam tarihinde bir ortak anlayış vardı. Bulunan İskender devri sikkelerinde İskender’in çift boynuzlu resmedilmesi de bunu destekliyor. Boynuz eski çağlarda pek çok kültürde dünya hakimiyeti anlamındaydı. Boynuz veya yukarı dönük hilalin hakimiyetle özdeşliğinin 5000 yıllık delilleri var. İskender’in Orta Doğu’da büyük hatırası vardı, başka kavimler gelse de adı şehirlerden silinmedi. Son dönemde “efendim o, Kurüs de olabilir” diyen ekip vazifeli kafa bulandırıcılar.

İçinde tutarsızlık ve çelişki olmayan Kuran, neden Yunanca konuşan Makedonyalı bir fütuhatçıyı bir peygamber gibi ele alıyor? Neden genç yaşta ölüp çok kısa hükmetmiş Yunan dininden bir maceracı Sami halklarca değerli görülüyor? Ne yapmış ki peygamber gibi yüceltiliyor? Müslüman mı ki? Sorular sorulabilir.

İzah etmeye çalışalım ve neden Hz. Zülkarneyn’in dünyasında yaşadığımızı anlatalım. Ama önce birazdan birleşecek iki başka kol: Birincisi Yahudilik. İkincisi Sokrat sonrası Yunan düşüncesi.

Yahudiliğin İsrail devleti konusundaki malum yalanları ve fabrikasyonları, kendi tarihlerinde daha da bol kesedendir. Oysa milattan evvel 4. yüzyılda Yahudilik diye yekpare bir dine dair emare yok. Yahudi diye bir halk da neredeyse kalmamıştı. Kalanlar tevhid dinini çoktan bırakmış, sikkelerden görüyoruz ki Yehova kültüne, hatta Yehova’nın ‘karısı’ Anat/Atena’nın tasvirlerini takip eden bir kavimdi. İbranice diye eski bir dilin var olduğuna dair elimizde hiçbir kanıt yok. İnsanlar bölgede eskiden Fenike dili, sonra Arapça, Arapça’nın kuzey lehçesi Aramca konuşuyordu. İbranice diye bir dilin olduğuna yönelik tek iddia, MÖ 6. yüzyıldan bazı metal parçalarında Fenike alfabesine benzer harflerle Eski Ahid’i andırdığı iddia edilen bazı tartışmalı yazılar. Şaibeli. Eldeki eski İbranice denen emare MÖ 3., 2. yüzyıldan, ki onlar da Aramiceden çok ayrık değil. Yani Büyük İskender devrinde ortada Yahudilik kalmamış, ayrı bir Yahudi dili yok, dünyaya yayılmış Yahudi cemaatleri yok, Filistin halkı tevhid dinini bırakıp Yehova putperestliğine sarılmış. Tevhide en yakın şey Araplardaki eski devirden kalma bazı inanışlar, gruplar ve bir de aşınmış Zerdüştlük. Devreye Filip-oğlu İskender girene kadar.

Yunan felsefesi Sokrat ile kökten değişti, akıl, mantık zeminine oturdu, geleneklerin, ilahların, putperestliğin sorgulanması başladı. Eflatun bugünkü tevhid düşüncesi, Eşari, Maturidi, Mutezili kelamının temellerini başlattı. Öğrencisi Aristo sorgulamayı, sistematik düşünceyi inancın önüne koydu. İslamiyetin ilimlerde patlama yaptığı dönemde Aristo’ya Muallim-i Evvel, onun dilini, kaybolan Eski Yunancasındaki anlamları yerine koyan Farabi’ye Muallim-i Sani denirdi. İbn Heysem ayetlerden yararlanarak Aristo’yu da geçip modern bilimi kurdu.

Sokrat düşünce devrimi, Eflatun ve Aristo, İran hakimiyeti altında gerilemeye başlayan Yunan aleminde büyük bir dönüşüm oluşturdu. Kemikleşen geleneklere, her yerleşimin ayrı putuna karşı Tevhide zemini hazırladı. Bu zihinsel alevlenme Makedonyalıların askeri dehasıyla birleşince, çürümekte olan Ahameni İranı hakimiyetindeki Tunus-İndüs arası toprakları devralabiliriz dediler. İran’ı alt etmek için Filip vazifelendirildi ama daha başta hayatını kaybetti, yanında hep Aristo olan Büyük İskender başardı. Büyük Sahra’dan Orta Asya dağlarına bir imparatorluk kurdu.

İskender bu Makedonya imparatorluğunu kurduğunda Yunanca, ki pek çok lehçesi vardı, bölgede yaygın bir dil değildi. İran genelde kendi dilini değil Arami dilini ortak dil kullanırdı. Mısırda Kıpti dili hakimdi. Aristo ve İskender ortaya standart, ortak dil denen sadeleşmiş Koine Yunancasını çıkardı. (Rumca da Koine Yunancasının daha da Romalılaşmış sürümüdür.) İmparatorluk Zülkarneyn’in vefatıyla satraplıklara bölünse de baştaki standartlar hepsi tarafından takip edildi. İlk başta en önde gelen parça olan Mısır merkezli Batlamyus oğullarıydı. Bu dönemden Roma hakimiyetine dek zamana 19. yüzyılda Helenistik çağ adı uyduruldu. Helenistik çağ dili Koine Yunancası oldu.

Bu dilin ilk muazzam eseri? Tevrat! Evet, bilinen ilk Tevrat, daha doğrusu Cem’î ya da Ahd-i Ahid, o devirde değil ama bugün Septuagint adı verilen Koine Yunanca Tevrattır. Muhtemelen Büyük İskender ve Aristo’nun yeni şehir İskenderiye’de başlattığı bu projenin Batlamyüs zamanında tamamlandığı varsayılır. Septuagint’ten evvel bir Tevrat elde olmadığı gibi bir yekpare kitabın bulunduğuna dair emare yok.

Tabii sonradan uydurma propaganda tarihi, bunu önemsizleştirmek için bir efsane uydurmuş: general Batlamyüs Tevratı duymuş, merak etmiş, benim kütüphaneme de lütfen demiş, ama ay Yunanca olsun okuyamam başka demiş, ortada İbranice diye bir dil varmış, dindar muvahid Yahudi hahamları varmış, yazılı bir Tevrat varmış, 12 Yahudi kabilesinden altışar Yunanca uzmanı alim seçilmiş, tercüme etmişler, o kadar iyi etmişler o kadar iyi etmişler ki İbranicesi kadar iyi olmuş, eh artık onun yerini tutar demişler, İbranice Tevratları kaldırmışlar, vs. Tabii her adımı komik bu sözde tarih örgüsünü liğme liğme edip ipliğini pazara çıkarmaya, sonraki devirlerde Jozefus gibilerin çelişkilerine girmeye gerek yok.

MÖ 300 sonrasında ortaya çıkan, Koine Dilini de belirleyen bu muazzam kitap, Yunanca Eski Ahid, sonradan üretilen sözde İbranice ve adına Masortik denen kitaplardan daha zengin bir dilde, daha açıklayıcı, daha fazla bölüme sahip, Hz. İsa’nın gelişini pek çok yerde müjdeliyor. Tabii sonradan üretilen İbranice Tevratlar Hz. İsa’yı destekler bölümleri neşterle çıkarmış. Hz. İsa da, havarileri aynı dildeki İncil de Septuagint’i Yunanca Tevrat’ı esas almış. Hepsinin anadili Yunancaydı.

Büyük İskender sonrasında Helenistik dünyanın birden her köşesinde mükemmel Koine Yunancası konuşan, devlet ve maliye görevi alan Septuagint Tevhidini takip eden Yahudi topluluklar belirdi. Daha evvel bulunmadıkları Mısır’da, Balkanlar’da, Anadolu’da, Levant’ta, İran’da, Orta Asya’da, hatta Afrika’da, Hindistan’da. Bu dönemde Yahudilere karşı hiçbir sert tedbir yok. Dünyaya dağılmaları için neden yok. İlginç olan bütün bu topluluklar yerel etnik özelliklerde, birbirinden farklı.

Yukarıdaki konuları ve değinemediğimiz yüzlerce hususu bir araya getirince ortaya çıkan resim nedir? 

– Büyük İskender ve muallim-i evvel Aristo, tevhid dinini tesis etmek istiyorlar. 

– Zerdüştilik ilahi kökenli ama fazla ruhbanlaşmış, bozulmuş, gelenekleşmiş, ayrıca fazla İran kokuyor, olmaz.

– Hz. Musa, Hz. Davud devrinden Arabistan’daki, Suriye’deki, Mısır’daki yok olmakta olan kalıntıları, inanışları, eski yazıları topluyor, cem ediyor, ilahi ilhamla Ahd-i Atik’in yazılmasını Septuagint projesini başlatıyor. 

– Bunun için bütün dünyada konuşulacak standart yeni Yunanca’yı, Koine Yunancasını belirliyorlar. 

– İlahi kitaplara dayalı bu tevhid dinini yeni imparatorluğun resmi dini yapmayı hedefliyorlar. 

– Putperestlik olsun yarım tevhid olsun hemen her yerde gelenekselleşmiş kemikleşmiş toplulukları değiştiremeyeceklerinden bir imparatorluk, Helenistik dünya, mali, ticari, diplomasi bürokrasisi oluşturup, bu dini benimsemelerini öngörüyorlar.

– Adına Yahudiler denen ancak Yunanlılar başta diğer kavimlerden oluşan Koine Yunancası konuşan Yunanca Septuagint ile ibadet eden bu yeni muvahid mali bürokrasi başta İskenderiye, Helenistik dünyanın kilit noktalarına, uzak karakollarına yerleştiriliyor.

– Beklentinin aksine Yahudiler ilahi ilhamlı tevhid dinini yaymada başarılı olamıyor. Yerel topluluklar geleneksel dinlerini bırakmıyor, Sokratik düşünceyi benimsemiyor. Etnik olarak onlarla aynı olan ama zenginlik ve elit dillerinden dolayı ayrı görülen Yahudiler sadece Helenistik dünyada Yunancanın ve kendilerine dayalı ticaretin yayılmasında etkili oluyorlar. 

– Yahudiler içinde bulundukları topluluklardan iyice ayrıldıkça, onlara karşı tefeciliği yaygınlaştırıyorlar. Yahudiliğin ırk olduğu, İbraniliğin ayrı bir dil olduğu efsaneleriyle, kendilerinin üstün ırk olduğunu vurguluyorlar. Arami dile benzeyen bir İbranice beliriyor. Septuagint Tevrat’ın bu biraz iptidai dile ilk tercüme girişimleri.

– Hz. İsa’nın bu Yahudilik rezaletine son vermek için peygamberliği başlıyor. Dünyaya yayılması gerek tevhid dinini Ortak Yunanca ile anlatıyor. 

– Helenistik dünya ardından bu kez Roma İmparatorluğunun mali bürokrasisini oluşturan ve her noktada etkin Yahudiler, Hz. İsa’ya cephe alıyor.

– Hristiyanlığın yayılmasını engellemek için her noktada pozisyon alıyorlar. Septuagint yerine revize edilip değiştirilmiş Masortik metinleri devreye sokuyorlar. Septuagint’in ve Yunanca’nın bulunulan bölge dilleri lehine terk edilmesi başlıyor.

– Roma imparatorluğundaki çoğu ilk Hristiyan doğal olarak Yahudilerden, yani Helenistik devirden kalma Yunanca konuşan Septuagint ile ibadet eden ticari bürokrasi ailelerinden çıkıyor. 

– Hristiyanlık, akli Aryus mezhebi yerine üç eşit ilahlı İznik mezhebi üzerine kuruluyor. Başta Septuagint varken sonradan Masortik metinler esas oluyor, Latince Kitab-ı Mukaddes Vulgate bunlara dayalı yazılıyor.

Tarihin temel konuları, Zülkarneyn, Büyük İskender, Eflatun, Aristo, Batlamyus, Septuagint, Yahudilik, neden Yahudiler yayıldı, neden birbirlerinden bu kadar farklılar, Hristiyanlık, tahrifat… Ama bir türlü oturmayan hususları izah edebilen toplu bir model. Parçaları ayrı ayrı o konunun uzmanlarınca ele alınıp ortaya konuyorsa da Yahudi etkisi bugün akademik alemde çok kuvvetli.

Prof. Dr. Kutluk Özgüven

Yazarımızın Diğer Yazılarını Okumak İçin Lütfen Bu Linki Ziyaret Ediniz.

Mirat Haber – YouTube

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.