
İBB- İSBAK’ta Ramazan Düzenlemesi: Skandal
Oruç Tutan Çalışanlara Öğle Arası Uygulanmayacak
Çalışma Saatleri Ramazan Ayı Boyunca Yeniden Planlandı
İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraki olan İSBAK’ta, Ramazan ayına yönelik çalışma düzeni kapsamında mesai saatlerinde değişikliğe gidildi. Personele gönderilen genelgede, 19 Şubat 2026 ile 18 Mart 2026 tarihleri arasında uygulanacak çalışma esasları duyuruldu.
Yapılan düzenlemeye göre mesai bitiş saati 17.00’den 16.00’ya çekildi.
Oruç Tutan ve Tutmayan Personel İçin Farklı Uygulama
Genelgede yer alan bilgilendirmeye göre, oruç tutmayan personelin 30 dakikalık öğle arası molasını kullanmaya devam edeceği belirtilirken, oruç tutan çalışanlar için öğle arası uygulamasının yapılmayacağı ifade edildi.
Bu düzenleme kapsamında oruçlu çalışanların gün boyunca ara vermeden mesailerini tamamlayacağı, çalışma planlarının da bu esaslara göre oluşturulmasının istendiği bildirildi.
Resmi Duyuru Personelle Paylaşıldı
İSBAK tarafından çalışanlara gönderilen duyuruda şu ifadelere yer verildi:
“Değerli Çalışma Arkadaşlarımız,
Ramazan ayı kapsamında, 19.02.2026 – 18.03.2026 tarihleri arasında çalışma saatlerimiz aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir.
Mesai bitiş saati: 16:00
Oruç tutan personelimiz için: Öğle arası uygulanmayacaktır.
Oruç tutmayan personelimiz için: Öğle arası süresi 30 dakika olarak uygulanacaktır.
Belirtilen tarihler arasında çalışma düzeninin bu esaslara göre planlanması ve gerekli hassasiyetin gösterilmesi rica olunur. Tüm çalışma arkadaşlarımıza hayırlı Ramazanlar dileriz.
Saygılarımızla,
İstanbul Büyükşehir Belediyesi – İSBAK”
Düzenlemenin, Ramazan ayı süresince kurum içi çalışma organizasyonunu kapsadığı ve belirtilen tarihler arasında geçerli olacağı kaydedildi.
HABER YORUM
Kaş yapacağım derken göz çıkaran bir düzenleme…
Oruç tutanları cezalandıran, tutmayanları ödüllendiren bir uygulama…
Oruç tutanların öğle molasını kaldırmanın, mantıklı bir açıklaması olmadığını düşünüyorum…
Eğer Oruç tutan ve tutmayan herkes 16.00’da mesaiyi bitiriyorsa, oruç tutanların öğle molasını kaldırmak ancak ve ancak kasıtlı bir uygulamadır…
Bu durum ne “verimlilik”le ne de “eşitlik”le izah edilebilir. Aksine, ortaya çıkan tablo inanç temelli bir ayrımcılığın varlığını açıkça göstermektedir. Oruç tutan çalışanı, dinî vecibesini yerine getirdiği için fiilen cezalandırmak; tutmayanı ise aynı mesai düzeni içinde avantajlı konuma getirmek, sosyal adalet ilkesine de çalışma barışına da aykırıdır.
Üstelik öğle molası yalnızca yemek için değil; dinlenme, ibadet etme ve bedensel-toplumsal toparlanma hakkıdır. Bu hakkın yalnızca belirli bir kesimden, üstelik inancı sebebiyle alınması, “düzenleme” değil bilinçli bir dayatmadır. Böyle bir uygulama, farkında olarak ya da olmayarak, inanç özgürlüğünü kamusal alanda görünmez kılma çabasına hizmet eder.
Eşitlik; herkesi aynı kalıba sokmak değildir. Eşitlik, farklılıkları gözeterek adil düzenlemeler yapabilmektir. Ramazan ayında oruç tutanların şartlarını zorlaştırmak değil, onları da insan onuruna yakışır şekilde gözetmek gerekir.
Bu nedenle yapılması gereken nettir: Ya herkes için adil ve makul bir mesai-mola düzeni oluşturulmalı ya da oruç tutanların mevcut hakları korunmalıdır. Aksi hâlde bu tür uygulamalar, “idari tasarruf” değil; inanca müdahale olarak anılmaya devam edecektir.
İSLAMİ HABER “MİRAT”