
İşgalci, soykırımcı, bebek katili, örgütlü terör mangası siyonist İsrail, yeryüzünde eşi benzeri görülmemiş bir soykırım gerçekleştiriyor. Bunu da aklın, vicdanın ve hiçbir varlığın kabul edemeyeceği ahlaksızlık hukuksuzluk ve orantısızlıkla yapıyor. Vahşice bombalıyor, taş üstünde taş, omuz üstünde baş bırakmıyor. Öldüremediğini de açlık silahı ile öldürme hırsında…
Açlık insanda ne din ne iman bırakır, ne ahlak ne namus bırakır derler ama Gazzeli öyle değil; açlığın son evresi, beşinci evresi, ölüm öncesi olmasına rağmen yediden 70’e hiçbir Gazzeli de iman, ahlak ve dürüstlük zafiyetinin zerresi yok maşallah. Zalim öldürüyor ama galip gelemiyor, mazlumun başı dik, namerde eyvallah etmiyor.
Ya susanlar, seyredenler, keyfini bozmayanlar… Onlar da boş durmuyorlar; zalime beddua ediyorlar, mazluma dua… hatta hz. Allah’ı göreve çağırıyorlar.
“Ey Allah’ım nerdesin? Zulme, açlığa, ölüme mahkum olmuş şu çaresizleri kurtarsana! görmüyor musun?” misali nice dua ve görev atamalar kırıla gidiyor. Söylem çok, eylem yok.
Oysa yüce Allah; “Çocukların, kadınların ve sivillerin; bu zalim yöneticinin, halkın elinden bizi kurtaracak bir dost ve yardımcı gönder Allah’ım!” diyen çaresizlerin seslenişine, “size ne oluyor ki, hala Allah yolunda rol almıyorsunuz, mazlumları kurtarmıyorsunuz, insanlık için savaşmıyorsunuz?”(Nisa,4/75) Uyarısıyla özelde biz Müslümanları, genelde tüm insanlığı mazluma el atmaya davet ediyor.
“Size Allah’ın rızık olarak verdiklerinden, siz de aç/yoksullar için harcayın” denildiği zaman o hakikatin üstünü örtenler, iman edenlere dediler ki: “Allah’ın, dilediği takdirde doyuracağı kişiyi acaba biz mi doyuracağız? Gerçekten siz, apaçık bir açmaz içindesiniz.”(Yâsîn,36/47) Ayeti ile Rabbimiz zımnen: “Senin yaşadığın dünyada katliam var, açlık var, ölüm var, ya sen neredesin ey insan? çağrısı yapmaktadır.
Bizler ise, hz. Musa’ya “Sen ve Rabbin gidip savaşın!”(Mâide, 5/24) diyen küstah İsrailoğulları gibi Gazze’deki açlığı, ölümü ve soykırımı, Allah’a havale ederek “kurtar Allah’ım!” “durdur Allah’ım!” “yetiş
Allah’ım!” diyerek haddi aşan bir görev atfında bulunuyoruz, topu taca atarak yük almaktan sıyrılıyoruz maalesef.
Oysa insan sorumlu bir varlıktır. “Ben varsam, hayat vardır, insan vardır, herkes vardır. Ben yoksam hayat yok, insan yok, kimse yok!” diyebilen, sorumluluk alan, aklen, kalben ve vicdanen duyarlı insan mıyız? Lütfen Gazze ile kendimizi iyiden iyiye bir sorgulamayalım…
NURİ ÇALIŞKAN
İSLAMİ HABER “MİRAT” -YOUTUBE-