islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
32,3565
EURO
34,4292
ALTIN
2.435,74
BIST
9.814,19
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
23°C
İstanbul
23°C
Açık
Pazartesi Parçalı Bulutlu
26°C
Salı Az Bulutlu
25°C
Çarşamba Az Bulutlu
21°C
Perşembe Az Bulutlu
18°C

İNSANIN HALLERİ      

İNSANIN HALLERİ      
31 Mart 2023 09:30
A+
A-

 

Okula giden hemen herkes Türkçe dersinde ’ismin halleri’ konusunu görmüştür. Dilbilgisinin öğrenciler ve öğretmenler için kolay ve keyifle işlenen konularından biridir bu.  Eskiden ‘yalın hal, -i hali, -e hali, -de hali ve –den hali’ olarak adlandırılan ismin halleri, şimdilerde farklı şekillerde adlandırılmaktadır. Biz de mademki insan bir isimdir onun da farklı halleri vardır diye düşünerek insanın halleri üzerine birkaç kelam etmek niyetindeyiz.

İnsanın Yalın Hali                                                                                                                                         

Eksiz, saf, fıtratı koru(n)muş insan hali dersek yanılmış olmayız. Özellikle ana rahmine düştükten sonra başlayıp akil baliğ olana kadar geçen süre için ifade etsek de fıtratı bozulmamış her insan için de kullanabiliriz yalın hali. Doğumundan itibaren çeşitli davranış, söz, görüş ve etkilere maruz kalan insanın bunlara karşı kendini koruması onlardan etkilenmeden kendisi olarak kalabilmesi oldukça zordur.  Akil baliğ olana kadar kendisine sorumluluk yüklenilmemesi,  günahsız sayılması onun yalın halde bir insan olmasının ödülüdür adeta.

Çevremizde bazı kimseler için ‘insanın yalın hali’ ibaresini kullanırız ya da kullananları görürüz. Bu da bize ergenlikten sonra da kişinin kendisini koruyabildiğini, çevresel faktörlerden kendisi isterse etkilenmeyebileceğini belirtir. Aslında şöyle de söylemek mümkün:  Dışarıdan insana eklenen her şey onu yalın halinden uzaklaştırmayabilir. Çünkü insan dünyaya gelirken birtakım kodlarla donanmıştır. Bu kodları destekleyen, onları geliştiren elçiler, uyarılar, söz ve davranışlar insanın yalın halini korumasına yardımcı olurlar.

Dışarıdan kendisi gibi beşer olan herhangi bir uyarıcı ile karşılaşmadığı halde sahip olduğu kodlar sayesinde ve aklını da kullanarak başka unsurların kendisine eklemlenmesine müsaade etmeyen ve fıtratını bu şekilde koruyup yalın halde kalanlar vardır. Tarihe ve çevremize dikkatle baktığımızda bunları rahatlıkla görebiliriz.

Belirtme Hali                                                                                                                                   

Kanaatimizce insanın yalın haline en yakın haldir. İnsanın neyi, kimi benimsemesi gerektiğinin farkına vardığı haldir. Kendisine insan olarak yüklenilen vazifenin farkına vardığı ve gereğini yapmak için gerekli yol haritasına nereden ulaşacağını bu hale geçince bilir. Sorumluluk yüklenme halidir, dersek yeridir bunun için. Üzerine bütün projeksiyonların çevrildiği halidir insanın. Görünen, davranışları kontrol edilen bir varlığa dönüşür bu hale ulaşan insan. Çünkü başka bir varlığı değil ‘insanı’  yeryüzüne halife olarak göndermiş Allah.  Bilinen, belirtilmiş insanı görevlendirmiş. Çünkü onun yalın halinde Allah’ın nurundan izler vardır. O yüzden halifedir ve o yüzden görevlidir.

Yönelme Hali                                                                                                                                   

İnsanı, topraktan gelen çirkinliklerle Allah’tan gelen güzelliklerin savaş alanıdır, şeklinde tanımlarsak önünde iki seçenek olduğunu görürüz. Dolayısıyla içinde her iki tarafa da yönelme kabiliyeti de var demektir bu durumda. Ve bir tercihte bulunur insan. Tercihlerine göre de bir yaşam sürer ve sonucuna da katlanır.  Yönelme hali bir özgürlük hali/ alanı gibi görünür. Ancak bunu abartanların sonradan cinnet hali yaşadıkları da çok görülmüştür. Tercihini içindeki merhamet adlı çınarın yönlendirmesine göre yapanlar bu sıkıntıyı yaşamazlar, dersek yanılmış olmayız. Hiçbir çıkış yolunun olmadığı kıyamet gününde insanın sorduğu ‘’Kaçış nereye?’’ sorusunun cevabı yönelme haline uygun olarak ‘’Allah’a yönelin!’’ olacaktır bizce. O gün başka bir çıkış da yok üstelik. Çünkü ‘’Yol onun varlık onun gerisi hep angarya!’’                                                                                                                              

Bulunma Hali

Yeryüzü serüveninin tamamıdır, diyebiliriz. Tercihini yapan insanın durumudur aynı zamanda. Yeryüzünde yaşadığı sürece hangi tarafta bulunacağına karar vermiş halidir insanın. Kimde, nerede, neyde durduğunu bilendir.  Yeryüzünde bulunduğu sürece önüne sunulan seçeneklerden birinde karar kılmış kişidir. Tarafını belirleyendir.  Kimlerle dost, kimlerle düşman olacağını netleştirmiştir. Hak- batıl savaşında çekimser kalma seçeneğinin olmadığının çok net farkındadır. Ya zalimin yanındadır ya da mazlumun. ‘’Neme lazım’’ tavrından uzak ‘’bana dokunmayan yılan bin yaşasın.’’ düşüncesinin karşısında ve tercihi ne olursa olsun arkasında durma kararlılığındadır. Bir duruşa sahip olmaktır bu hal. En iyi duruş da Nuri PAKDİL üstadın ifade ettiği devrimci, samimi, mücadeleci, yardımsever klas duruştur, bizce.

Ayrılma Hali                                                                                                                                    

Dünyadaki görevinin sonlandığı ve insanın dünyaya veda ettiği haldir. Geçici olandan ayrılıp baki olana doğru yol alma durumudur. İki kapılı hanın çıkış kapısında yerini almasıdır insanın. Bu esnada yapılacak eylemlerin bir faydasının olup olmadığı tartışma konusudur tabii ki. Söylenecek fazla bir söz yok aslında. Belki ‘’Biz dünyadan gider olduk/ Kalanlara selam olsun.’’ dizeleri tesellimiz olur ya da Bedri GENCER’in  ‘’Adanmış Şiir’’ adlı eserinden şu birkaç dize düşer payımıza:

Bak son kez geçiyoruz gençliğimizin önünden.

Bir daha geriye dönmek yok. 

Bir daha sevmek dövüşmek, isyan etmek yok.

Dokunduğumuz her şey anı oluyor. 

Baktığımız her resim anılarda kalıyor.

Anılarda gülümsüyor kanayan günlerimiz.                                                                   

Hülasa insan, dünyaya hangi amaçla geldiğinin farkında olarak ve hangi hal içinde olursa olsun özünden, içindeki cevherden habersiz olmamalı. Her halükârda insan olabilmenin ve insan kalabilmenin mücadelesini vermelidir.

EYYUP YÜKSEL

 

ETİKETLER: ÜSTMANŞET, yazarlar
Yorumlar
  1. A.Safa dedi ki:

    Kıymetli Hocam yine her zaman ki gibi duru ve akıcı üslubunuzla yazmışsınız👍Affınıza sığınaraktan ve haddimin de sınırlarını da zorlamadan sormak isterim(lütfen merakımı mazur görün🙏)Vurguladığınız bu ruhet-i haliyelerin en sonu olan AYRILMA hali bu kadar basit midir?Keşke bu ruh hallerinin her safhasını insana yaraşır seviyede yaşamamanın müeyyidesi Eşref-i Mahlukat tan Esfel-i Safilin konumuna düşmek olacağın dan da bahsetseydiniz.Tıp kı Üstat N.Fazıl gibi “Bir bak,zaman ve mekan,nasıl kuşatılmışız; Belli ki en tepeden en dibe atılmışız… Arz-I hürmet ederim. Vesselam

    1. E. Yüksel dedi ki:

      Kıymetli kardeşim,
      Değerlendirmeniz beni ziyadesiyle memnun etti. Işlediğim konularda şahsi hislerimi yazıya dökmeye gayret ediyorum. Sözünü ettiğiniz durum tabii ki yazılabilirdi ancak bazen yazıyı okurun kendi dünyasında tamamlaması da güzel olur, diyerek eksik gibi bırakmak gerekebiliyor.
      Hürmet ederim. Allah’a emanet olunuz.

  2. Emine Akgül dedi ki:

    Değerli hocam, kaleminize ve yüreğinize sağlık.

    1. EYYUP YÜKSEL dedi ki:

      Teşekkürler kıymetli kardeşim.

  3. Serpil Azboy dedi ki:

    Değerli hocam biz insanların bu 5 halini ne güzel ifade etmişsiniz yüreğinize sağlık…

    1. EYYUP YÜKSEL dedi ki:

      Teşekkürler kıymetli kardeşim.

    2. E.YÜKSEL dedi ki:

      Teşekkürler kıymetli kardeşim