islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
44,8573
EURO
52,8184
ALTIN
6.966,26
BIST
14.587,93
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Çok Bulutlu
15°C
İstanbul
15°C
Çok Bulutlu
Pazar Parçalı Bulutlu
16°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
18°C
Salı Az Bulutlu
19°C
Çarşamba Yağmurlu
12°C

İsrail Açlığı Silah Olarak Kullanıyor: Gazze’de İnsanlık Onuru Kuşatma Altında

İsrail Açlığı Silah Olarak Kullanıyor: Gazze’de İnsanlık Onuru Kuşatma Altında
19/05/2025 13:05
A+
A-

İsrail Açlığı Silah Olarak Kullanıyor: Gazze’de İnsanlık Onuru Kuşatma Altında

Gazze’de Açlık, Siyasi Bir Taktik Haline Geldi

Gazze’de yaşanan insani kriz her geçen gün derinleşiyor. İsrail, yaklaşık iki milyon Filistinliyi kasıtlı olarak açlığa mahkûm ediyor. Bu durum, siyasi taviz elde etmek için kullanılan bir baskı aracı haline geldi. Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA), 23 Nisan’da Gazze’deki durumu “savaş boyunca görülen en kötü insani kriz” olarak tanımladı. Ancak bu ciddi açıklamalar, dünyada genellikle yüzeysel tepkilerle karşılanıyor ve etkili adımlar atılmıyor.

İsrail’in Cezasızlığı ve İstisnacılığı Derinleşiyor

Gazze’de yaşanan bu felaket, İsrail’in cezasızlıkla hareket ettiği yeni bir istisnacılık boyutunu ortaya koyuyor. İsrail’in tüm bir halkı kasıtlı olarak aç bırakması, bazı çevreler tarafından savunulabilecek kadar normalleştirilmiş durumda. Gazze halkı, savaşta nüfusunun yaklaşık %10’unu kaybetti. Harabeye dönmüş 365 kilometrekarelik bir alanda yaşamaya çalışıyorlar. Suya, gıdaya ve tedaviye erişimleri yok. Bu kadar ağır koşullara rağmen uluslararası toplum, tepkisizliğini sürdürüyor. Dünya, öfke, çaresizlik ve ilgisizlik arasında bocalıyor.

Lahey’de Duruşmalar: İsrail’e Karşı Hukuki Tepkiler Yükseliyor

28 Nisan’da Lahey’de başlayan Uluslararası Adalet Divanı duruşmalarında birçok ülke temsilcisi konuştu. Güney Afrika’dan Jaymion Hendricks, İsrail’in Filistinlileri topluca cezalandıramayacağını vurguladı. Suudi Arabistan’dan Mohammed Saud Alnasser, Gazze’nin “yaşanmaz bir moloz yığınına” döndüğünü söyledi. Çin, Mısır ve Cezayir gibi ülkeler de İsrail’in “yardımı silaha dönüştürdüğünü” belirtti. UNRWA Başkanı Philippe Lazzarini’nin bu yöndeki açıklamaları da bu ifadeleri destekledi.

İsrail Yetkililerinin Açıklamaları Suçun İtirafıdır

İsrail’in bu politikası yalnızca dışarıdan gözlemlenen bir durum değildir. İsrail bunu açıkça ilan etti. 9 Ekim 2023’te, dönemin Savunma Bakanı Yoav Gallant, “Gazze’ye tam kuşatma uyguluyoruz. Elektrik yok, yiyecek yok, su yok, yakıt yok. İnsan hayvanlarla savaşıyoruz” açıklamasını yaptı. Bu, anlık bir öfke değil, sistematik ve insanlıktan çıkarıcı bir politikanın göstergesiydi. Yardımların engellenmesiyle yetinilmedi, yardım kamyonları ve yardıma gelen siviller de hedef alındı.

Un Katliamları ve Yardım Görevlilerine Saldırılar

29 Şubat 2024’te Gazze Şehri’nde, yardım almak için toplanan siviller hedef alındı. İsrail ateşiyle 112 kişi öldü, 750 kişi yaralandı. Bu olay “Un Katliamları”nın ilki oldu. Ardından fırınlar, yardım depoları ve gönüllüler de hedef alındı. Amaç, Filistinlileri kıracak kadar büyük bir açlık yaratmaktı. 1 Nisan’da İsrail insansız hava aracı, World Central Kitchen konvoyunu vurdu. Altı uluslararası yardım görevlisi ve Filistinli şoförleri hayatını kaybetti. Bu olay, yardım kuruluşlarının Gazze’den çekilmesine neden oldu.

Kıtlığa Rağmen Gazze Halkı Direniyor

Ekim 2024’te Gazze’nin kuzeyi sıkı kuşatma altına alındı. Amaç, halkı güneye ve hatta Sina çölüne yönlendirmekti. Fakat bu kıtlık ve kuşatmaya rağmen Gazze halkının iradesi kırılmadı. Aksine, yıkılmış evlerine dönmeye başlayanların sayısı her geçen gün arttı. 18 Mart’ta varılan ateşkese rağmen İsrail yeniden aç bırakma politikasına döndü. Ancak Batılı hükümetlerden bu ihlallere karşı ciddi bir tepki gelmedi.

Savaş Suçları ve Uluslararası Hukukun Çöküşü

Roma Statüsü, sivillerin aç bırakılmasını savaş suçu olarak tanımlıyor. Ancak bu yasaların uygulanması, yasaları savunan ülkelerin sessiz kalmasıyla geçerliliğini yitiriyor. Uluslararası toplumun tepkisizliği, yalnızca Filistinlileri değil, tüm insanlığı etkileyen bir çöküşe işaret ediyor. Bu sessizlik, insanlığın ortak vicdanını derinden sarsıyor.

Un, Su ve Şeker: İnsanlık Onuru İçin En Temel Talepler

Tüm bu acılar arasında hâlâ umut var. Gazze’ye un, su ve şeker ulaştırmak bile, bugün insanlık onurunun bir göstergesi olacaktır. Eğer bu temel ihtiyaçlar dahi sağlanamazsa, gelecekte tüm insanlık kendi vicdanıyla yüzleşmek zorunda kalacaktır. Gazze’nin çığlığı, sadece açlıktan değil; terk edilmişlikten, adaletsizlikten ve sessizlikten yükseliyor.

HABER YORUM

Yaklaşık iki milyon Filistinliyi kasıtlı olarak açlığa mahkûm etmek… Hem de bunu tüm dünyanın gözlerinin içine baka baka yapmak…

İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant, “Gazze’ye tam kuşatma uyguluyoruz. Elektrik yok, yiyecek yok, su yok, yakıt yok. İnsan hayvanlarla savaşıyoruz” açıklaması yapıyor…

Utanmadan ve sıkılmadan yapıyor bu arsızlığı ve terbiyesizliği…

Yıllarca İnsan hak ve hürriyetlerinden dem vuran ve mangalda kül bırakmayan ülkeler ise sessiz… Müslüman ülkeler ise daha da sessiz…

Vicdanların öldüğü bir dünya…

Birleşmiş Milletler’den gelen açıklamalar, Uluslararası Adalet Divanı’ndaki duruşmalar, yardım konvoylarının hedef alınması, bombalanan fırınlar, katledilen çocuklar…
Hepsi sıradan birer haber haline geldi artık. Oysa her biri, birer insanlık dramı… Birer vicdan testi…

Ve bu testte insanlık sınıfta kaldı.
Gazze’nin enkazı altında sadece taşlar değil, insanlığın onuru da eziliyor.

Ancak hâlâ umut var. Çünkü Filistin halkı teslim olmadı. Çünkü vicdanlı insanlar hâlâ susmuyor. Çünkü un, su ve şeker gibi en temel ihtiyaçların bile bir gün şefkatle ulaşacağına inananlar var.

Zulümle abat olunmaz.
Bir halkı açlıkla dize getirmeye çalışanlar, sonunda kendi insanlıklarını yitirirler.

Ve dünya, er ya da geç, bu suskunluğunun hesabını verecektir.

İSLAMİ HABER “MİRAT”

MİRATYOUTUBE

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.