islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
48,1332
EURO
56,1921
ALTIN
7.145,37
BIST
14.610,92
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
30°C
İstanbul
30°C
Parçalı Bulutlu
Cuma Hafif Yağmurlu
26°C
Cumartesi Hafif Yağmurlu
26°C
Pazar Parçalı Bulutlu
28°C
Pazartesi Açık
28°C

İSRAİL, ERKEN DOĞUM YAPTIRMAK İSTİYOR

İSRAİL, ERKEN DOĞUM YAPTIRMAK İSTİYOR
A+
A-

İsrail’e Karşı Radikal Adımlar

İdlib kırsalındaki Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü’ne saldırı aslında sürpriz sayılmaz. Çünkü İsrail’in Suriye konusunda yeni bir aşamaya geçtiği görülüyor, saldırıları artıracağı bekleniyordu (Bknz. İsrail, Suriye için Gazze 2.0 diyor, 30 Haziran.) Ayrıca bu saldırıyı ima eden haberler de dolaşıma girmişti. İsrail medyası “Tel Aviv, ABD’den Suriye’de Türk hedeflerine veya Türkiye destekli güçlere saldırı başlatmayı talep etti ancak Trump engelledi” iddiasını 14 Haziran’da yazmıştı. Geçtiğimiz hafta, Suriyeli pilotların elde kalan bir kaç uçakla -İdlib semalarında- eğitim uçuşlarına başladığı haberini de ziyadesiyle köpürttüler. Spesifik olarak bu saldırıyla ilgili İsrail’in motivasyonunun arkaplanında şöyle bir resim var…

ERKEN DOĞUM YAPTIRMAK İSTİYORLAR

Suriye bağlamı: İsrail’in zayıf, parçalanmış bir Suriye arzuladığını hep konuştuk. Hemen kuzeyinde istikrarını yakalamış, güçlü orduya sahip (özellikle hava kuvvetleri) bir ülke görmek istemiyor. Suriye’nin askeri kapasitesinin iç güvenliği sağlayacak düzeyde kalması gerektiğini düşünüyor. Çünkü İsrail yönetimi bugüne değil, 10 yıl sonrasına bakıyor. Orta vadede güç temerküzü elde edecek bir Suriye’yi tehdit edemeyeceklerini (karasal bağlantı nedeniyle) biliyorlar. Şara’yı tahrik ederek, bir çatışmanın içine çekerek “erken doğum” yaptırmaya çalışıyorlar. Bu aynı zamanda Şara’ya “Türkiye ile arana mesafe koy” baskısıdır (Şara saldırıdan bir gün sonra Enerji Bakanı Alparslan Bayraktar’ı Türkiye’nin Şam büyükelçisi Nuh Yılmaz’la birlikte kabul etti. İki ülke arasında yeni bir enerji anlaşması imzalandı.)

İsrail’in bir isteği de hava sahası kontrolü meselesidir. Suriye hava sahasında “operasyonel özgürlük” istiyorlar. Daha önce bu talepleri, İran’a saldırıda geçiş güzergahı olarak kullandıkları, aşağı yukarı “Davut Koridoruna” denk düşen güney, güneydoğu bölgesiyle sınırlıydı. Şu an bu taleplerini Suriye’nin geneline yaymış durumdalar.

FARKLI BİR DİL KULLANIYORLAR

Türkiye bağlamı: İsrail ordusu Suriye Cumhurbaşkanlığı konutuna saldırdıktan sonra Şara’nın talebi üzerine Türkiye-Suriye savunma anlaşması imzalanmıştı. Bu anlaşma, Suriye ordusunun eğitimini, askeri-savunma iş birliğini öngörüyordu. Şu an bu anlaşmanın gerekleri yerine getiriliyor. Ebu Zuhur Üssü’nün yeniden faaliyete geçirilmesi çalışmaları da bu kapsamdadır. İsrail, Türk nüfuzunun Suriye’de artmasından rahatsız. Pozisyonlarını sertleştiriyorlar. Daha önce Amerikalılara “Türklerin kuzeydeki varlığıyla sorunumuz yok, güneye inerek sınırımıza yaklaşmasınlar” diyorlardı. Netanyahu son Trump ziyaretinde, farklı bir dil kullandı. Trump’a harita üzerinde Suriye’deki Türk varlığını gösterdi (Amerikalıların “Türkler Şam’ın davetiyle orada, siz davet edilmediniz” dediği basına yansıdı.) Şimdi “Suriye’den çekil” telkinlerine “Türkler çekilirse çekilirim” karşılığı verdiği söyleniyor.

İSRAİL BU SÜRECİ DURDURAMAZ

Bölgesel bağlam: Adını koyalım: Netanyahu yönetimi altındaki İsrail düşman ülkedir. Buna göre muamele görecektir. Ancak İsrail’in tek meselesi Türkiye değil. Bölgede yeni bir mimari kuruluyor. Bu mimarinin iskeletini enerji ve ticaret koridorları; siyasi istişare mekanizmasını Bölgesel Dörtlü: savunma ayağını ise Mekke İttifakı oluşturuyor. Türkiye bu konuda başat rol oynuyor, İsrail’in Gazze, Lübnan, Suriye’de alanını daraltıyor, “zorba hegemon” iddiasına meydan okuyor. İsrail, silüeti beliren bu mimarinin dışında kaldı. Tarihin akışı böyle işliyor. Bu saldırılar gidişatı belki yavaşlatır ama durduramaz.

“SEÇİME KADAR BEKLEYİN” DİYORLAR

ABD bağlamı: Saldırıyı İsrail’in yaptığını, endişe dile getiren bir mesajla Büyükelçi Thomas Barrack açıkladı. Türkiye, Suriye ve İsrail arasında çatışmasızlık mekanizması kurmaya çalıştıklarını söyledi. Reuters’a yaptığı açıklamada bazı şeyleri de ima etti. Türk sınırına yaklaşan İsrail jetlerinin tespit edildiği, bunun üzerine tedbiren Türk jetlerinin havalandığı benim de kulağıma geldi. Trump, İran yüzünden Netanyahu’ya öfkeli. Lübnan, Suriye, Batı Şeria yüzünden öfkeli (Trump’ın elçisi ilk kez “İsrailli teröristler” ifadesini kullandı.) Ancak Beyaz Saray’ın İsrail’i bir yere kadar dizginleyebildiği görülüyor. Amerikalıların, Türkiye-İsrail arasına girmek istemediği de anlaşılıyor. Bu yüzden Şam’a “İsrail’deki seçimlere kadar sabredin” mesajı veriyorlar. Netanyahu’nun, seçimler öncesinde Türk düşmanlığı üzerinden tabanını konsolide etme arayışında olduğunun herkes farkında.

TÜRKİYE NE YAPACAK?

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Mısır’da Gazze konusunda yaptığı açıklamada, “ABD’nin İsrail’e yönelik gerekli baskıyı uygulamasını bekliyoruz. Yoksa Türkiye, Katar ve Mısır olarak bu konuda atmamız gereken radikal adımlar olacak” demişti. Bu radikal adımların ne olduğu merak konusu olmuştu. Bu adımın “Garantörlükten çekilme” olduğunu daha sonra öğrendim. Ancak buna gerek kalmadı, çünkü Trump’ın damadı Kushner, bu açıklamadan sonra Mısır’da Hamas’la, İsrail’de Netanyahu ile görüştü. Gazze Barış Planı’nın ikinci aşaması için hareketlilik var.

Suriye konusunda da radikal adımlar gündeme gelir mi? İsrail tüm bu yaptıklarıyla sert bir karşılığı hak ediyor. O sert karşılığı istiyor da. Türkiye’ye “sınır çizerken” zaman ve zemini kendi belirlemek istiyor. Tuzak kuruyor. Ancak Türk devlet aklı böyle çalışmaz. Serinkanlıdır. Bugüne değil orta ve uzun vadeye bakar. İpleri muarızının eline bırakmaz. Verilecek yanıtın zaman ve mekanını kendisi seçer. İtibar ve caydırıcılığını korurken oyun kurgusunu sürdürmeye çalışır (Bu, hassas bir terazi gerektirir.) Suriye’de Esad’ı deviren bu olmadı mı?

Yahya Bostan / YENİ ŞAFAK

İslami Haber ”MİRAT” – YouTube

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.