
İsrail’in kalbi Tel Aviv’den yükselen göç dalgası: Ülke, Başbakan Binyamin Netanyahu’nun Gazze’deki soykırım benzeri savaş politikalarının gölgesinde kan kaybediyor. Tel Aviv Üniversitesi’nin kapsamlı bir araştırması, Ocak 2023’ten Eylül 2024’e kadar olan dönemde tam 90 bin İsrailli’nin ülkeyi terk ettiğini ortaya koydu. Bu “beyin göçü” dalgası, Netanyahu’nun yargı reformu kaosu ve 7 Ekim 2023’ten bu yana Filistin halkına karşı yürüttüğü amansız saldırının doğrudan sonucu olarak nitelendiriliyor. Uzmanlar, bu kaçışı “Netanyahu’nun mirası” olarak adlandırıyor: Bir ulusun dağılışı.

Araştırmaya göre, 2023’te 82 bin 800, 2024’ün ilk sekiz ayında ise yaklaşık 50 bin kişi uzun süreli ayrılış için havaalanlarına akın etti. Toplamda 90 bin rakamı, önceki yıllara kıyasla yüzde 50’nin üzerinde bir artış anlamına geliyor. Tel Aviv Üniversitesi Demografi Enstitüsü Direktörü Prof. Dr. Rachel Cohen, raporda çarpıcı bir uyarıda bulunuyor: “Bu göç, ekonomik çöküşün ötesinde bir toplumsal travma. Netanyahu’nun savaş makinesi, kendi halkını da yutuyor.” Cohen’in ekibinin verileri, göç edenlerin büyük çoğunluğunun genç profesyoneller, teknoloji çalışanları ve aileler olduğunu gösteriyor – İsrail’in “start-up ulusu” hayali, bavullarla birlikte uzaklaşıyor.
İsrail’in toplam nüfusu Eylül 2024 itibarıyla 9 milyon 930 bin kişi. Ocak 2023’ten Eylül 2024’e kadar geçen 21 ayda 90 bin kişinin ülkeyi terk etmesi demek:
Bu oran, barış zamanında bile dünyanın en yüksek “net göç kaybı” oranlarından biri. Savaş halinde bir ülkenin nüfusunun binde 9’unu 21 ayda kaybetmesi, demografik bir çöküş sinyali.
Daha da vahimi: Gidenlerin çoğu 25-44 yaş arası, yüksek eğitimli, vergi veren, çocuk yapan kesim. İsrail İstatistik Bürosu’nun kendi verileriyle konuşalım:
Yani İsrail, her 100 vatandaşından 1’ini iki yıl içinde kaybetti. Bu, II. Dünya Savaşı’ndan bu yana hiçbir Yahudi topluluğunun yaşamadığı büyüklükte bir diaspora hareketi.
Tel Aviv Üniversitesi raporunda kullanılan ifade çok net: “Bu hızda devam ederse, 10 yıl içinde İsrail 1 milyondan fazla vatandaşını, yani nüfusunun %10’unu kaybedebilir. Bu, devletin sürdürülebilirliğini doğrudan tehdit eden bir demografik depremdir.”
Netanyahu’nun “güçlü İsrail” söylemi altında, ülke nüfusunun yüzde 1’i iki yılda toz oldu. 90 bin kişi gitti diye küçümsemeyin: Bu, İsrail için nüfusunun yüzde 1’inin canlı canlı koparılması demek. Ve kopan parça, ülkenin en üretken, en genç, en nitelikli parçası…
Bir devlet, halkını savaş alanına değil, havaalanına kaçırıyorsa, orada kazanan “zafer” değil, çöküş olur. 90 bin sadece bir rakam değil; İsrail’in geleceğinin bavullara sığdırılıp uçağa bindirilen halidir.
Bu Bilgiler, Tel Aviv Üniversitesi araştırma ve resmi istatistik kaynaklarına dayanmaktadır.
İslami Haber ”MİRAT” – YouTube
Kuran,da ALLAH bize şu müjdeyi bildirmekte ! Aslında yardım etmekte ! (( Onlar yahudiler aslaa ölümü tercih etmezler ))) yani onlar aşırı korkaktır aslaaa savaşamazlar ! daha nasıl yardım etsin ALLAH ? Ve kuran yine haklı çıktı elhamdülillah ! Savaşamıyor ve kaçıyorlar ! İsrail,e kardan güçlü bir ülke savaşa girsin kaçacak delik ararlar ! Sadece yaptıkları havadan bomba atıp kaçmak !