
İsrail, Gazze’deki esirlerin tamamının serbest bırakılması karşılığında sunulan 5 yıllık ateşkes teklifini reddetti. İsrail devlet televizyonu KAN’ın haberine göre, ismi açıklanmayan üst düzey bir İsrailli yetkili, Tel Aviv yönetiminin teklifi geri çevirdiğini duyurdu.
Yetkili, “Yalnızca Hamas’a yeniden silahlanma ve toparlanma fırsatı verecek bir ateşkese evet demeyiz,” ifadelerini kullandı. Bu açıklama, İsrail’in uzun vadeli bir barış planına kapalı olduğunu gözler önüne serdi.
Ateşkes teklifinde, Hamas’ın elindeki tüm İsrailli esirlerin serbest bırakılması karşılığında İsrail ordusunun Gazze’den çekilmesi ve beş yıl sürecek bir sükûnet dönemi öngörülüyordu. Ancak İsrail yönetimi, güvenlik gerekçesiyle bu planı kabul etmediğini duyurdu.
Gazze’de tutulan İsrailli esirlerin aileleri, hükümetin teklifi reddetmesine sert tepki gösterdi. Yapılan ortak açıklamada, “Bu karar, hükümetin esirler konusunda hiçbir somut planı olmadığını bir kez daha ortaya koymuştur,” denildi.
Aileler, sevdiklerinin serbest bırakılması için sunulan tarihi fırsatın hükümet tarafından heba edildiğini vurguladı. Esir yakınları, Tel Aviv yönetimini samimiyetsizlikle suçlarken, uluslararası kamuoyuna da baskıyı artırma çağrısı yaptı.
İngiliz yayın kuruluşu BBC’ye konuşan üst düzey bir Filistinli yetkiliye göre, arabulucu ülkeler Katar ve Mısır, hem Hamas hem de İsrail’e yeni bir teklif sundu. Bu taslak, beş ila yedi yıl sürecek bir ateşkesin yanı sıra karşılıklı esir takasını içeriyordu. Ayrıca İsrail hapishanelerindeki Filistinli mahkumların da serbest bırakılması öngörülüyordu.
KAN televizyonu da benzer içerikte bir önerinin arabulucular tarafından sunulduğunu bildirmişti. Ancak İsrail tarafı, bu önerilere olumlu yaklaşmadı. İsrail ordusunun Gazze’den çekilmesi ve ateşkese girilmesi, Tel Aviv’in güvenlik öncelikleriyle çeliştiği gerekçesiyle kabul edilmedi.
İsrail’in beş yıllık ateşkesi neden kabul etmediği sadece güvenlik kaygılarıyla sınırlı değil. Uzmanlara göre, Başbakan Binyamin Netanyahu’nun içinde bulunduğu siyasi kriz, bu tür teklifleri reddetmesinde büyük rol oynuyor. İsrail’de hükümete yönelik halk desteği ciddi şekilde zayıflarken, aşırı sağcı koalisyon ortaklarının baskısı Netanyahu’yu daha sert kararlar almaya itiyor.
İç politikada “zafer” görüntüsü sunmak isteyen İsrail hükümeti, Hamas’la yapılacak kapsamlı bir ateşkesi “yenilgi” olarak sunulmasından çekiniyor. Ayrıca İsrail’in Gazze’deki askeri operasyonları, bu hükümetin en güçlü dayanak noktası haline geldi. Bu nedenle uzun süreli bir barış ortamı, mevcut hükümetin siyasi zeminini sarsabilir.
Filistinli yetkililer, İsrail’in bu kararla barışa karşı olduğunu bir kez daha gösterdiğini söylüyor. Hamas’a yakın kaynaklar, teklifin son derece makul olduğunu ve insani ihtiyaçlara odaklandığını ifade etti.
Filistinli müzakereciler, İsrail’in gerçek amacıyla ilgili şüphelerini dile getiriyor: “Amaçları barış değil, Gazze’yi tamamen yok etmek.” Ayrıca, Hamas’ın 7 Ekim’den bu yana defalarca esir değişimi ve ateşkes önerisi sunduğu, ancak her seferinde İsrail’in saldırılarına devam ettiği hatırlatılıyor.
Filistin tarafı, arabulucuların sunduğu son teklifin tüm taraflar için tarihî bir fırsat olduğunu savunuyor. Ancak İsrail’in bu fırsatı reddetmesi, müzakerelerin geleceğini de belirsizleştiriyor.
İsrail’in teklifleri reddetmesi ve sivillerin hayatını tehlikeye atacak kararlar alması, Batılı ülkeler tarafından neredeyse hiç eleştirilmiyor. Amerika Birleşik Devletleri, İsrail’e “koşulsuz destek” politikasını sürdürürken, Avrupa Birliği ise çoğu zaman sessiz kalmayı tercih ediyor.
Oysa aynı ülkeler, farklı coğrafyalardaki barış müzakerelerinde ateşkesi bir öncelik olarak savunuyor. Ancak konu İsrail olunca, çifte standartlar açıkça ortaya çıkıyor.
İSLAMİ HABER ‘MİRAT’ -YOUTUBE-