
Almanya, İngiltere, Fransa ve İtalya, İsrail’de Filistinlileri hedef aldığı yönünde eleştirilen idam yasasının kabul edilmesine sert tepki gösterdi. Dört ülkenin dışişleri bakanları tarafından yapılan ortak açıklamada, kararın “derin endişe” ile karşılandığı belirtildi.
Açıklamada, Knesset’te kabul edilen düzenlemenin ayrımcı bir karakter taşıdığı vurgulanarak, bu tür uygulamaların uluslararası hukuk ve insan hakları ilkeleriyle bağdaşmadığı ifade edildi. Avrupa ülkeleri, idam cezasının insanlık dışı ve aşağılayıcı bir ceza biçimi olduğunu yineleyerek, bu uygulamaya her koşulda karşı olduklarını bildirdi.
Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Alain Berset de karara tepki göstererek, bu adımın İsrail’de uzun süredir fiilen uygulanan idam cezası moratoryumunun sona ermesi anlamına geldiğini ve ciddi bir geri adım olduğunu belirtti.
Kabul edilen yasa, “ırkçı saiklerle veya bir topluluğa düşmanlık nedeniyle bir İsraillinin ölümüne yol açan” kişilere idam cezası verilmesini öngörüyor. Ancak düzenlemenin özellikle Filistinlileri hedef aldığı ve eşit uygulanmayacağı yönündeki eleştiriler uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırıyor.
İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu liderliğindeki hükümetin desteklediği yasa, parlamentodan geçerek yürürlüğe girdi. Kararın, İsrail iç hukukunda ve uluslararası platformda yeni tartışmaları beraberinde getirmesi bekleniyor.
Birleşmiş Milletler hukuk uzmanları, yasa kabul edilmeden önce yaptıkları açıklamada düzenlemenin mahkemelerin takdir yetkisini sınırlayabileceği ve cezaların bireysel sorumluluğa göre belirlenmesini engelleyebileceği uyarısında bulunmuştu. Yeni gelişmeyle birlikte bu endişeler daha da güçlenmiş durumda.
HABER YORUM
Karşımızda samimiyetsiz ve iki yüzlü bir Avrupa var…
İsrail’in Gazze’de ki katliamlarını açık ve net bir şekilde destekleyen Almanya’nın, İngiltere’nin, Fransa’nın; bugün çıkarak İsrail’in Filistinliler için aldığı idam kararına sert tepki göstermesi, inandırıcı olmadığı gibi, insanlığın aklıyla dalga geçmektir.
Batı’nın, tarih boyunca, menfaat ve çıkarları için tabiri caizse, oluk oluk kan akıttığını biliyoruz. Yeni bir dünya düzenin doğum sancısının çekildiği bu dönemde, Batı’nın batık kültürünün gerçek yüzünü bir kez daha görüyoruz…
Mesele gerçekten sadece insan hakları olsaydı, bu karara tepki gösterenlerin, Gazze’de yaşanan ve şu anda Lübnan’da yaşanmakta olan daha büyük acılara, çok daha derin trajedilere de tepki göstermeleri gerekirdi…
Bize göre bu açıklama, yasak savma babında bir açıklamadır…
Ve hatta, dostlar alışverişte görsün tarzında bir açıklama…
Lakin, şu unutulmamalıdır ki; bugün verilen tepkiler, yarın hatırlanmayacaktır…
Ve… Söz ile eylem arasındaki fark büyüdükçe güven azalacak, güven azaldıkça da hiçbir söylem kalıcı olmayacaktır..
İSLAMİ HABER “MİRAT”