İsrail’in Batı Şeria’daki Yıkımları: Binlerce Filistinli Zorla Göç Ettirildi
15 Yıllık Yıkım Politikası: Binlerce Filistinli Tehcir Edildi
BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi’nin (OCHA) verilerine göre, Ocak 2010 ile Ocak 2025 arasında İsrail güçlerinin Batı Şeria’nın A ve B bölgelerinde gerçekleştirdiği yıkımlarla 2 bin 822 Filistinli zorla göç ettirildi.
İsrail’in Batı Şeria’da A ve B bölgelerinde gerçekleştirdiği yıkımlardan zarar gören Filistinlilerin sayısı ise 90 bini geçti. İşgal altındaki topraklarda toplamda 165 bin 55 Filistinli, İsrail’in yıkım politikalarından olumsuz etkilendi.
Geçen Yıl 4 Bin Filistinli Göç Ettirildi
2024 yılında İsrail, Batı Şeria’nın A ve B bölgelerinde toplam 1767 ev ve yapıyı yıkarak 4 bin 258 Filistinliyi zorla göç ettirdi. Ayrıca 2023 yılında, 450’si ev olmak üzere, toplam 493 yapı yıkıldı. Bu yıkımlar C bölgesi ve işgal altındaki Doğu Kudüs’te de devam etti.
Oslo Anlaşması ve Batı Şeria’nın Bölünmesi
Bölgeler Üzerindeki Yetki Paylaşımı
Filistin ile İsrail arasında 1995 yılında imzalanan “İkinci Oslo Anlaşması” ile Batı Şeria; A, B ve C bölgelerine ayrıldı. A bölgesi (yüzde 18), idari ve güvenlik açısından Filistin’e bırakılırken; B bölgesinin (yüzde 21) idari yönetimi Filistin’e, güvenliği ise İsrail’e devredildi. C bölgesi ise (yüzde 61) tamamen İsrail’in kontrolüne geçti. Ancak 2002 yılındaki yeniden işgal sonrası Filistin yönetiminin bu bölgelerdeki kontrolü fiilen ortadan kalktı.
HABER YORUM
İsrail’in Batı Şeria’daki Yıkımları: İnsanlık Dramı ve Sessizlik
Her yıkılan evde bir ailenin umutları, hayalleri ve huzuru yerle bir ediliyor. 15 yıl boyunca devam eden bu acımasız yıkım politikası, Batı Şeria’nın her köşesini gözyaşlarıyla suladı. Bir zamanlar oyun oynayan çocukların neşesi, şimdi korkuyla karışık bir sessizliğe dönüştü. 2 bin 822 Filistinli zorla göç ettirildi; her biri, köklerinden koparılan birer zeytin ağacı gibi, toprağını ve kimliğini yitirdi.
İsrail’in 2024’te 4 bin Filistinliyi yerinden etmesi, bu adaletsizliğin sadece bir yıl içindeki yüzüdür. Her biri, hatıralarını bir bavula sıkıştırıp belirsiz bir geleceğe doğru yola çıkmak zorunda kaldı. Geride kalan topraklarında ise sadece enkaz ve gözyaşı kaldı.
Oslo Anlaşması: Umuttan İşgale Giden Yol
1995’te imzalanan Oslo Anlaşması, barış için atılan bir adım gibi görünüyordu. Ancak C bölgesinin yüzde 61’i İsrail’in kontrolüne geçtiğinden beri, Filistin’in o topraklardaki varlığı sistematik olarak silindi. Bugün, Oslo Anlaşması’nın ruhu çoktan unutulmuş gibi görünüyor.
Nerede İnsanlık?
Batı Şeria’da süregelen yıkımlar, uluslararası toplumun gözleri önünde gerçekleşiyor. Fakat bu sahneler, dünyanın vicdanına dokunmuyor gibi. Binlerce insanın yaşadığı zulme karşı yükselmesi gereken sesler, ya suskun ya da yetersiz. Müslüman ülkeler ise kendi iç meseleleriyle o kadar meşgul ki bu insani dramı görmezden geliyor.
Bu yıkımlar sadece birer bina değil; Filistin halkının tarihine, kültürüne ve varlığına yapılan bir saldırıdır. Her taşın altında, mazlum bir halkın çığlığı saklıdır. Bu çığlıklar, insanlığın vicdanına ulaşır mı bilinmez; ancak bu sessizlik, dünya tarihine kara bir leke olarak kazınacaktır.
Her yıkım, Filistin’in direniş ruhunu daha da güçlendiriyor. Çünkü onlar, kökleri derinlere inen bir zeytin ağacı gibi, her şeye rağmen var olmaya devam ediyor…
MİRATYOUTUBE
MİRATHABER.COM