(Makasıd tarihselcilik mi (a) Miras taksiminde erkeğe 2, kadına 1 hissenin verilmesini esas alan hüküm, yerleşik Arap geleneği ve Yahudi şeriatı dışında bir yenilik getiriyordu; bu durum bazı yabancı ve yerli oryantalistlerin iddia ettiğinin aksine, İslam Şeriatı ne Arapların hayat tarzının bir tekrarı –oryantalistler buna yanlış olarak “Arap örfü” diyorlar-,...
İnsanların uyuması veya uyutulması bilinirken, toplumların uyutulması, garip ve anlaşılmaz bir durum gibi görünüyor. Fakat, böyle bir gerçek var. Bu uyuma hali, bilgi alanının, bir bölümünün toplumun kendi değerler sisteminde çıkmasıyla başlayan bir hadisedir. Toplumlar nasıl uyutulur: Toplum, çok yönlü ve birbirinden farklı kural ve normlar sistemi içerisinde hareket eden...
“Bir şeyin olmasını dilediğinde, O’nun işi sadece ‘Ol!’ demektir; hemen oluverir.” (Yâsîn, 82) Kur’ân’da pek çok yerde tekrarlanan bu kudret âyeti (كُنْ فَيَكُونُ) neden defalarca zikredilir bilir misiniz? Çünkü biz unutmaya meyilliyiz… Çünkü biz olur zannederiz, ama yapamayabiliriz. . Öyle işler vardır ki, bitti sanırız ama bitiremez, başlayamaz, sürdüremez, tamamlayamayız....
“Kesin bilgiye dayanmayan, kuşkulu veya tahminî düşünce ve kanaate” zan deniliyor ve “her hangi bir kişi, bir olay ya da bir durum hakkında yetersiz bilgiye veya belirsizliğe dayalı olarak oluşan tahminî bir kanaati ifade ediyor”. Bu nedenle her zanda, potansiyel olarak doğru olma ihtimali kadar yalan ve yanlış olma ihtimalini...
Ey Birleşmiş Milletler! Ya Barış Gücünü Gönder Ya Sus! Farkında mısınız bilmiyorum ama artık ok yaydan çıktı… İsrail ve ordusuna, tüm dünyadan yükselen büyük tepkiler var… İnsanlar artık İsrail’e ve ordusuna öfkeyle bakıyor, kin ve nefretle bakıyor… İsrail denilen hain şebekenin, tüm dünyadan izole olmaya başladığını ilk telaffuz edenlerden biri...
“Filistin devleti”nin tanınması haberi kulağa hoş geliyor değil mi? Gazze’yi konuşurken gündem bir anda Abbas’a bir Filistin devleti armağan etmeye geldi. Gündem’de ne Kudüs var ne de Arz-ı Mev’ud.. İki yıl önce BM Genel kurulunda Macron Büyük İsrail haritasını açıklamamış mı idi. ABD, İsrail tamamen TeoPolitik bir bakış açısına sahip, ama bizimkiler, ne Osmanlıdan gelen, dini, tarihi, vakıfla ilgili haklarımızdan bahsetmiyoruz. Neden “Hz. Ömer Beyannamesi”nden...
Yazı, hokka ile divitin kâğıtla olan aşkının ifadesidir. Yazı, kalemle kâğıdın dansı; klavyenin tuşlarıyla ekranın iş birliğidir. Yazı, duygu ve düşünceleri gelecek nesillere miras bırakma çabasının ürünüdür. Yazı özgürlüktür. Evet, aslında yazı en çok da özgürlüktür. Yazma işiyle uğraşanlara eskiden kalma alışkanlıkla ‘kalem erbabı’ dense de şimdilerde çoğu klavye kahramanıdır....
“Semâ” ve “Arz” kavramları Kur’ân’da yüzlerce âyette geçmektedir. Bu âyetlerin çoğunda “semâ” kelimesi “semâvat” şeklinde çoğul olarak, “Arz” ise tekil olarak yer almaktadır. Genelde ise bu iki kelime birlikte kullanılmakta, Allah’ın evrenin başlangıcındaki yaratıcılığının ilk unsurları olarak gösterilmektedir. Yani Allah, insânı varlık sahnesine çıkarmadan çok önce onun içinde bulunacağı/faydalanacağı ortamı...
“Bismillah” deyip geçiyoruz da, aslında ne dediğimizin çok da farkında değiliz. Bir alışkanlık şeklinde söyleyip geçiyoruz. Besmele’nin tam ifadesi şöyle: “Euzü billahimineşşeytanirraciym, Bismillahirrahmanirrahiym” Yani, “Taşlanmış Şeytanın şerrinden Allah’a sığınırım. Rahman ve Rahim olan Allahın ismi ile..” Kısaca “Bismihi teala” şeklinde bir teleffuzu da var. Allah (cc)’nin adını anarken mesela ne...
Problem öyle yalnızca CHP’li belediyelerdeki suistimaller ve rüşvet meselesi değil. Çok çok daha yaygın. Ak Partili belediyeleri de içine alıyor. Paranın/ maddi makamlar ve imkânların olduğu her yerde çürüme var. Bakanlık yapmış önemi bir Ak partili siyasetçi bana genel merkezimiz âhiret hayatı ve sorgulamasına inanmayan çıkarcılarla dolup boşalıyor, demişti. Hemen...
(Maddeler halinde eleştirilere cevaplar) 1.) Miras taksiminde erkek ve kadının payları konusunda yazdığım dört yazı çeşitli tartışma ve eleştirilere yol açtı. Belirteyim ki, eleştiri hem haktır hem görevdir. Hz. Ömer’in dediği gibi “Bizi eleştirmiyorsanız sizde, eleştiriyorsunuz da biz kızıyorsak bizde hayır yoktur.” 2.) Üç vasfa sahip olan kimseleri ne ciddiye...
İnsan, kendine sorar: Bir çocuğun açlıktan öldüğü bir dünyada, insanlık neyle meşguldür? Gazze’de insanlar açlıktan yere yığılıyor. Kadınlar, bebekleri daha konuşmaya başlamadan toprağın altına gömüyor evlatlarını. Erkekler, bir duanın kıyısında, gözleri boşluğa bakarak sessizce tükeniyor. Ve dünya bunu sadece izliyor. İnsan, zamanla acıya alışır derler. Ama acıya alışmak; kalbin öldüğünün...
Mekke’de, risaletin ilk yıllarında nazil olan surelerden Kalem Suresi, Müslümanlık adına henüz ortada siyasi, iktisadi, hukuki ve içtimai hiçbir oluşum yok iken, Mekke şehrini sarsan, inleten, müşriklerin ekabir takımını endişelendiren ayetler nazil olur. Nazil olan ayetler, iktidar itaat ilişkisini düzenlemektedir. “Şunlara itaat etme” diye başlayan ayetler nazil olup ve insanlar...
Hafızası güçlü insanların çocuklarla iyi geçindiğine inanıyorum. Çünkü bir çocuğu anlamak, onun duygusunu hatırlamakla mümkün olur. Bize “çocukları anlayan iyi bir öğretmen” ya da “hassas bir ebeveyn” olmayı sağlayan şey bazen pedagojik bilgi değil, sadece hafızadır. Çocukken neye üzüldüğümüzü, neye sevindiğimizi, hangi sözlerin içimizde iz bıraktığını unutmamış olmak… Anaokulu öğretmenliği...
1-Empati yapmak Empati, karşındakini anlamak, başkasıyla sağlam bir iletişim kurmak için kendini onun yerine koymak, onun duygularıyla düşünmeyi deneyip onu kendi içinde bulunduğu duruma göre değerlendirmektir. Ya da bir süre karşındakinin yerine geçmek, olayları onun bakışıyla değerlendirebilmektir. Karşıdakinin penceresinden baköayı denemektir. “Ben olsaydım”, “bana yapılsaydı” diyebilmektir. Bu hem yaptığı konusunda...
Episteme/biliş süreci ve bilgi zemininde aklını kendisine gönderilmiş bilgiye göre çalıştırarak kendi istikametini bulması istenen insanın, ancak gönderilmiş bilgiyi, bilgiyi alan bir resul aracılığı ile öğrenmektedir. Nübüvvet, iki farklı kategorik ayrımı yine nübüvvet üzerinden orta bir noktada buluşturulan tecrübe ile vahyin insan zihnine indirilmesi ve bir bilgiye dönüşmesi sağlanmıştır. Burada...
Tarihteki Hak-bâtıl mücadelesinde Hz. İbrahim’in karşısına Nemrut, Hz. Musa’nın karşısına Firavun, Hz. Muhammed (as)’ın karşısına Ebu Cehil çıkmıştır. Bâtılın temsilcileri, İslam’ın yeryüzünde yayılmaması için acımasızca kan dökmüşlerdir. Hayat kitabımız Kur’an-ı Kerim’de bu konuda, hikmet ve ibret dolu nice kıssalar vardır. Bunlardan biri de ashâb-ı uhdûd’dur. Kur’an, bu zalim topluluğu bizlere...
Her ne kadar 5-6 yaşlarındaki “Tekne orucu”ndan tutun da bu yaşa kadar oruç tutmuş olmakla beraber “Açlık ne menem şeymiş?” veya “Açlık ne yaman ölümmüş!” diyebileceğim bir açlık hiç yaşamadım. Ama Gazze öğretti… açlığı, susuzluğu, evsiz-barksız yaşamayı, en önemlisi de imanı/Allah’a güvenmeyi, takvayı/Allah için sorumluluk ve duyarlılığı ve de Allah’a...