“Viranelerin yasçısı Baykuşlara döndü”. Akif 1935 Ağustos’unda böyle diyordu ve devam ediyordu: “Gördüm de hazânında bu cennet gibi yurdu. / Gül devrini bilseydim onun, bülbül olurdum (…). Bu güne geldiğimizde “Her doğan günün yeni bir derd olduğunu...” düşünmeye başladı insanlar. Şimdi biz de oturup düşünmeye başlayalım: Biz nerede yanlış yaptık!...
Semâya, arza, kuşlara, yola derken âyetlerde sıra insânın kendisine bakmasına gelmiştir. Çünkü insân varlık sahnesinin en büyük âyetidir. Hem âyettir hem de âyetleri en iyi okuyucu olandır. Mülk/23-24. âyetleri diğer âyetlerden farklı olarak “De ki” ifâdesiyle başlamaktadır: “De ki: O, sizi hayata getiren, size kulaklar, gözler ve kalpler bağışlayandır; ne...
Susuşlar büyük çığlıklar barındırır. Sessiz sessiz ağlayanların içindeki fırtınalardan haberi olmaz kimselerin. Herkes, kendi dünyasının hengamesi bol bir sınav alanı olduğunu düşünür. Başka dünyalara bigâne olmak erdem kabul edilir hale geldi. ‘Gemisini kurtaran kaptan’ olmak kahramanlıkla eşdeğer oldu. Oysa böyle değildi insanlık türküsünün notaları. Hangi notaya kim nerede basarsa bassın...
Dünya’nın nereye gittiği bizi ne ilgilendirir ki? Onun bir sahibi var. Önemli olan, biz ne yapıyor, nereye gidiyoruz? Çünkü herkes için “ancak yaptığının karşılığı vardır”. Hem de “Misgale zerretin hayran yerah ve misgale zerretin Şerran yerah” ölçüsünde. Bir de günde 40 kez “Fatiha” okuyoruz ve “Elhamdülillahi Rabbil alemin” diye başlıyoruz....
Varlıkta her şey (çoğulu eşya) Allah’ın yaratması olduğuna gore, hiçbir şey kendinde mutlak iyi veya mutlak kötü olamaz; zira bir şeye mutlaklık atfetmek ona uluhiyet izafe etmek anlamına gelir. Bundan hareketle insane icadı şeyler de öyledir, icad edilenler iyi maksatla kullanılabildiği gibi, kötü maksatla da kullanılabilir; medya ve benzer şeyler...
Sen sadece bir şahıs değil; İslam’a karşı içten içe savaş açmış, fakat bunu “vicdan”, “özgürlük”, “sanat” gibi perdelerle kamufle eden bir zihniyetin kalemisin. Senin kalemin, Gazze’de akan kanı değil, konseri iptal edilen bir İsrailli sanatçının “mağduriyetini” manşet yapacak kadar magazine çalışan; soykırıma sağır, sahneye duyarlı; mazluma değil, zâlime hassas bir...
Bazı cümleler vardır ki sadece geçmişi anlatmaz; insanın iç dünyasına da ayna tutar. Bu bağlamda Yûsuf sûresinin son ayeti (12/111) şöyle seslenir bize: “Onların kıssalarında aklıselim sahipleri için ibret vardır.” Bu ifadeyle Kur’an, bir bilinç inşasına kapı aralar. Zira burada maksat, olayları bilmekten öte, onlardan ders çıkarmaktır. Ayetin devamı ise...
Aslında halk arasında bu deyim, “Söyle bana arkadaşını, söyleyeyim sana kim olduğunu” şeklindedir. Resulullah (sav) efendimizin Ebu Davud ve Tirmizi’de geçen hitabıyla, “Kişi dostunun dini üzeredir. Öyleyse her biriniz, kiminle dostluk kuracağına dikkat etsin” olarak nakledilir. Fakat en sarsıcı ve en düşündürücü olanı, “Yahudi ve Hıristiyanları dost edinmeyin, kim onları...
Son zamanlarda sosyal medyada sıklıkla karşılaştığım bir manzara var: 5, hatta 7 yaşına kadar çocuklarını emzirmeye devam eden anneler. Hemen ardından gelen açıklamalar da tanıdık: “Kendi isterse bırakır…” “Zaten sadece gece emiyor…” “Bu onun hakkı…” Doğru, anne sütü bir çocuğun en doğal hakkıdır. Doğumdan sonraki ilk iki yıl boyunca bu...
Allah’ın (st) hükmedenlerin en hayırlısı olduğu bir âyette de ‘fâsıl-fasleden’ kelimesiyle haber veriliyor. -Yevmu’l-fasl ‘fesale’ fiilinden gelen ‘fasl’; iki şey arasındaki mesafe olduğu gibi aynı zamanda kesin hüküm manasına da gelir. “Yoksa onların bir takım ortakları mı var ki, Allah’ın izin vermediği şeyleri, dinden kendilerine şeriat kıldılar? Eğer “fasl (karar/hüküm)”...
Türkiye’de Kur’ân ve Sünnet İslam’ının önündeki en büyük engellerden biri de tarikatlardır; İslamî olduğunu savunan Süleymancılar benzeri yarı tarikatçi cemaatlerdir. Çünkü bunların hiç birisinde Diyanet’te olduğu gibi bir İslam Toplumu inşa etme bilgisi, bilinci ve projesi yoktur. İçlerinde samimi Müslümanlar var ise de İslam’ı dışlayan laik sistemle problemi olanlar yok...
İçinde yaşadığımız yaşamın kültür kodlarını belirleyen, siyasal sistemini inşa eden ve iktisadi sistemini kuran mekanizmanın iki yüzyıldır bir türlü insanı huzura kavuşturacak bir sistemi kuramamasını neye borçludur? Var olduğumuz her anı belirleme konusunda herhangi bir ihmali bulunmayan bu sistemin bir değerler skalası ve erdemlilik üretecek bir yapıyı inşa etmede yetersizliğini...
Bedenimize, aklımıza, irademize, vicdanımıza yaratılıştan kodladığı yasalarıyla/sünnetullahı ile, Resulüne vahyettiği Kur’an ile her an ve mekanda esma-i hüsna/mükemmel nitelikleri ile tecelli ve müdahale ederek bizlerle sürekli ilgi, alaka ve bağ kuran Rabbimiz, insanı muhatap almış ve ilişkisini hiç kesmemiştir. Bu ilgisinde rol alan 99 esma-i hüsnâ‘dan Allah lafzının hemen ardından...
Celladına âşık, mazoşist, kendini soyan, yağmalayan hırsız başkanına sahip çıkan geri zekâlı bir sürüye; liderlik vasfından yoksun, kalitesiz, kalibresiz, kullanılmaya oldukça müsait ve hırsız başkan tarafından satın alınmış delegelerle seçilerek gebe bırakılmış bir çakma genel başkan, Nurettin Yıldız hocayı miting meydanında yuhalattı. Hocanın söylemediği, aksine karşı çıktığı ve 6 veya...
Allah, İnsanların akıllarını doğru kullanmaları, bunun neticesinde hidayeti bulup dünya ve ahirette huzur ve saadet içerisinde bulunmaları için onlara rehber, yol gösterici olarak peygamberler göndermiştir. Bazı rivayetlere göre insanlık tarihi boyunca 124 bin diğer bazı rivayetlere göre 224 bin peygamber gönderilmiştir. Bu peygamberlerden 25 tanesinin adı Kur’an-ı Kerim’de zikredilmektedir. İlk...
İsrail’in Gazze’ye düzenlediği saldırı Türk medyasında tartışılırken, bazı yazarlar “Filistin sorununu, İsrail’in politikalarını din üzerinden” ele almanın yanlış olduğunu söylüyorlar. Dinin özel, izafi ve marjinal alana itilmek istendiği Türk kamusal hayat pratiği ve hala 19. yüzyıl pozitivizmiyle malul laiklik açısından bunu bir yerde anlamak kolay. Buna Avrupa’nın aydınlanma mirasının etkisini...
Bugün, insanların çoğunlukla belirli bir hayat felsefesine sahip olmadan yaşadığını açık bir şekilde gözlemleyebiliyoruz. Peki, hayat felsefesinin olmamasının ne gibi sonuçlarını acaba bilebiliyor muyuz? Hayat Felsefesi nedir Hayat felsefesi, bir kimsenin dünyaya gelmiş olmasının sebep ve sonuçlarını düşünmesi ve bu çerçevede kendine bir yaşama tarzı oluşturmasıdır. Elbette ki, bunun için...
Biliyoruz siz; Zina’ya haram diyeni “orta çağ kafası”yla suçlayacaksınız… “Sevgiye sınır konur mu?” diyerek fuhşu kutsallaştıracaksınız. Faize karşı çıkanın ekonomiden anlamadığını söyleyecek, Sistemin ilahlaştırdığı bankacılığı dinin üstüne çıkartacaksınız. Sonra ne mi olacak? Allah’a isyanı “özgürlük”, Kur’an’a başkaldırıyı “çağdaşlık”, Resûl’e sadakati ise “radikallik” sayacaksınız. Ve bütün bu sapmaları cilalayarak, “Kalbimiz temiz,...