
Son günlerde özellikle kız çocuğu olan birçok anne babanın gündeminde bir müzik grubu var. Danslarıyla, şarkılarıyla, sosyal medyadaki görünürlüğüyle tamamen proje olduğu anlaşılan bir grup. Hayran kitlesi ise 8-18 yaş arası çocuklar ve gençler. Kimlik arayışının en yoğun olduğu yaşlar…
Bu ve benzeri projeleri ilk defa görmüyoruz.
Anne babalar arasında tartışmalar da hep aynı. Bir taraf çözümü yasaklarda arıyor.
Bir taraf ise, “Biz de zamanında gruplara hayrandık. Şarkılar dinledik. Hepimiz onlar gibi mi olduk?” diyerek endişeleri hafife alıyor.
Ben de sihirli değnek edasıyla bu büyük soruna bir çözüm sunacak değilim. Ama sorunu aramaya başlayacağımız yeri hatırlatmak istiyorum.
Sorunu dışarıda aramadan önce kendi gönlümüze bakabilelim diyorum. Biz çocuklarımıza hep doğruyu anlatıyoruz.
Peki dilimizin söylediği doğruyla gönlümüzün meylettiği aynı mı?
Çocuklarımızı anlattığımız gibi değil, gönlümüzde taşıdığımız gibi yetiştiriyoruz.
Peygamber Efendimiz (sav) buyuruyor:
“Kişi sevdiğiyle beraberdir.”
Bu hadisi çoğu zaman ahiretle ilgili yorumluyoruz. Ama bu sözün dünya hayatına, hatta çocuk terbiyesine bakan bir tarafı da var.
İnsan sevdiğine yaklaşır.
Hayran olduğu insana benzemeye başlar.
Onun gibi düşünür.
Onun gibi yaşamayı arzular.
Çünkü beraberlik sadece aynı ortamı paylaşmak değildir. Gönül kimi seviyorsa insan onunla beraberdir.
Biz çocuklarımızın kimlere hayran olduğundan endişe ediyoruz.
Peki biz kimlere hayranlık duyuyoruz?
Kimleri takip ediyoruz?
Kimleri konuşuyoruz?
Kimleri örnek gösteriyoruz?
Kimlerin hayatına özeniyoruz?
Çocuk bunların hepsini görüyor.
Sonra da okuldan etkileniyor, arkadaşından etkileniyor, sosyal medyadan etkileniyor diyoruz.
Doğru. Bunların hepsi etkiliyor.
Ama o okulu seçen de biziz.
O arkadaş çevresine zemin hazırlayan da…
Eline telefonu veren de…
Evimizin gündemini belirleyen de…
Çocuğun gönlüne ilk örnekleri taşıyan da biziz. Hiçbir çocuk boşlukta yetişmiyor. Her çocuk bir iklimde büyüyor. O iklimi ise önce anne babanın gönlü oluşturuyor.
Kur’an-ı Kerim’e baktığımızda bize sadece doğruları bildirmediğini görüyoruz.
Örnek insanlar da gösteriyor. Çünkü insan örnek alarak öğreniyor. Çocuk da önce sevdiğini örnek alıyor.
Bu yüzden çocuk terbiyesi sadece doğruyu öğretmek değildir.
Doğruyu sevdirebilmektir.
Allah’ı…
Resûlünü…
Salih insanları…
Güzel ahlakı…
Hayâyı…
Sevdirebildiğimiz ölçüde çocuklarımızın gönlüne yön verebiliriz. Çocuklarımızı korumak istiyorsak, önce gönüllerini beslemek zorundayız.
Çünkü gönlü hakikatle dolan bir çocuk, her gördüğüne hayran olmaz.
Elbette sınırlar koyacağız. Elbette yaşına göre koruyacağız.
Ama asıl gayretimiz, dilimizle anlattığımız doğruların gönlümüzde de karşılığının olmasıdır. Çünkü çocuklarımız sözlerimizden önce sevgilerimizi öğreniyor.
Allah Resûlü’nün buyurduğu gibi:
“Kişi sevdiğiyle beraberdir.”
Bahçeli: CHP-YENİ Parti tartışmaları hakkında son gelişmeler. Bahçeli, CHP ve YENİ Parti arasındaki tartışmaların Türkiye'nin…
UCM Başsavcısının görevden alınması, İsrailli yetkililere yönelik soruşturmayı durdurmayacak. Bu durum, uluslararası hukukun işleyişine dair…
UCM Başsavcısının görevden alınması, İsrailli yetkililere yönelik soruşturmayı durdurmayacak. Bu durum, uluslararası hukukun işleyişine dair…
Ticaret Bakanlığından yılın ilk yarısında emlak sektöründeki aykırılıklara 28,3 milyon liralık ceza hakkında son gelişmeler.…
Ticaret Bakanlığından yılın ilk yarısında emlak sektöründeki aykırılıklara 28,3 milyon liralık ceza hakkında son gelişmeler.…
UCM Başsavcısının görevden alınması, İsrailli yetkililere yönelik soruşturmayı durdurmayacak. Bu durum, uluslararası hukukun işleyişine dair…