Bu konuyu daha önce yazmıştım. TBMM çatısı altında yüksek sesle salât getirilmesi üzerine yeniden ele alıp gözden geçirdim, ama yayınlamadım. Yazarımız Musab Seyithan’ın 14 Ekim 2025 yazısında konuya dolaylı olarak değinmesi üzerine, kültürümüze katkı vermesi ve Peygamberimize manen yaklaşıma vesile olması ümidiyle yayınlıyorum. ***
{15 gün önce Katar’da İsmail Haniye ile söyleşi yapan Kemal Öztürk kendisine sorar: “7 Ekim hareketi stratejik bir hata mıydı?” şöyle cevap verir: “ Biz 7 Ekim’den önce de çok insanımızı kaybettik, binlerce, on binlerce insanımızı şehit verdik. O zaman dünyadan bir ses oldu mu? Kimse bir şey dedi mi?...
Her ebeveyn sahip olduğu tüm imkanları evladına sunmak ister elbette. Ancak bu arzu artık “ O mutlu olsun yeter” haline geldi. Çoğu ebeveyn “Bizim tek arzumuz ve çabamız onun mutlu olmasıdır” diyerek kendilerini zorlar ve çocuğuna daha fazlasını sağlamaya çalışır oldu. Ancak bu fedakarlıklar yapılırken çocuğun farkında olmadan doyumsuz ve...
Tarikatlar her şeyden önce ülkemizin sosyolojik bir gerçeğidir. Din içerisinde bir anlayış ve yaşantı şekli olarak bilinen tarikatlara temel teşkil eden tasavvuf, İslâm’daki manevî hayatı, ahlâkî değerleri ve dinî gerçekleri kendine özgü bir şekilde ifade etme ve yaşama biçimidir.. Tarikatların esas aldığı mistik tecrübe, aslında insanın psikolojik yapısını anlamaya ve...
Metan gazı, oksijensiz ortamlarda oluşur ve patlayıcı bir gazdır. Yüce rabbimizin bizlere bahşetmiş olduğu en önemli nimet olan akledebilme yetisi, beyin sayesinde olur. Onun için beyin, vücudumuzun en önemli organıdır. Vücudumuzun bu önemli organını, yaşadığımız 21. Asırda maalesef “izm’ler” çöplüğüne döndürdük. İslam gibi, vahiy yoluyla bizlere gönderilmiş saf, temiz, berrak...
İslâmî inancımıza göre doğumlar ölümler planlıdır. Tesadüfen yaşamıyoruz. Korona Yaratan değil yaratılandır. Dilediğine bulaşma özgürlüğü de yoktur. Önlemlere evet ama aşıyı tapılır put edinircesine herkesi ona mecbur etmeye hayır.