
Nar (Punica granatum), 5 ila 10 metre boyunda büyüyen, yaprak döken, çalı türünde bir küçük ağaçtır. Nar meyveleri (Fotoğraf 1) kuzey yarımkürede eylülden şubata kadar, güney yarımkürede ise marttan mayısa kadar yetişir. Bu meyve taze olarak tüketildiği gibi, yemek garnitürü olarak, pastacılıkta, nar ekşisi ve meyve suyu olarak da kullanılmaktadır.

Nar, günümüz İran’ından kuzey Hindistan’a uzanan bölgede ortaya çıkmış ve Akdeniz bölgesinde antik çağlardan beri yetiştirilmiştir.
Türkiye’de sırasıyla Akdeniz, Ege ve Güneydoğu Anadolu en fazla nar üreten bölgelerdir. İller arasında ise Antalya, Muğla, Mersin ve Adana nar ziraatında en başta gelir. Türkiye’de nar ağacı sayısı 13 milyonun üzerindedir ve üretim de 315 bin tonun üzerindedir. Türkiye dünyanın en çok nar ihraç eden ülkeleri arasındadır.
Yüz gramlık nar C vitamini için günlük tavsiye edilen değerin %12’sini, K vitamini ihtiyacının %16’sını ve folik asit ihtiyacının %10’unu (Tablo 1) sağlar. Nar taneleri tamamen yenilebilirdir ve tohumlar zengin bir lif kaynağıdır (günlük tavsiye edilen miktarın %20’si). Nar çekirdeği yağında punisik asit (%65,3), palmitik asit (%4,8), stearik asit (%2,3), oleik asit (%6,3) ve linoleik asit (%6,6) içerir.

PubMed’de 5 Aralık 2018 tarihinde “Punica granatum” anahtar kelimesiyle yapılan bir aramada 760 adet bilimsel makale tespit edilmiştir. Bunlardan tam metin erişime açık ve derleme tarzında olan 17 makale incelenmiştir. .
Son yıllarda narın antioksidan, antikanserojen ve antienflamatuvar özellikleri ile ilgili birçok çalışma yayınlanmış olup, araştırmalar daha çok kanser, kardiyovasküler hastalık, diyabet, diş rahatsızlıkları, erektil disfonksiyon (iktidarsızlık), bakteriyel enfeksiyonlar ve antibiyotik direncinin tedavisi ve önlenmesine odaklanmıştır. Narın diğer potansiyel kullanım alanları arasında bebeklerde beyin iskemisinin önlenmesi, erkek infertilitesi, Alzheimer hastalığı, artrit ve obezite bulunmaktadır.
Nar, güçlü antioksidan aktivite gösterir ve zengin bir antosiyanin, ellagitannin ve hidrolize edilebilir tanen kaynağıdır. Ayrıca nar, flavenoid adı verilen ileri düzeyde antioksidanlardan oluşur. Bu flavenoidlerin çeşitli kanser türlerine karşı etkili olduğu düşünülmektedir. Nar suyunun düzenli olarak alınması prostat ve meme kanseri riskini azaltır ve vücuttaki mevcut kanser hücrelerine karşı savaşır.Çalışmalar, nar meyvesinin kendisinin yanı sıra suyu ve yağının, anti-enflamatuvar, anti-proliferatif ve anti-tümörijenik özellikler sergilediğini ve bu nedenle ümit verici bir kemopreventif / kemoterapötik ajan olarak kullanılabileceğini göstermiştir.
Prostat kanseri olan hastalarda nar suyu ve nar ekstesi verilmesinin prostat spesifik antijenin katlanma süresini belirgin olarak uzattığı gösterilmiştir.
Araştırmalar kültür ortamında nar ekstresinin seçici bir şekilde meme, prostat, kolon ve akciğer kanseri hücrelerinin büyümesini yavaşlattığını göstermiştir.
Narın düzenli olarak tüketilmesi vücuttaki kan akışını korumaya yardımcı olur. Nar ayrıca kalp çarpıntısı riskini de azaltır. İçeriğindeki hidrolize olabilen tanninler ve ellajik asit gibi maddeler sayesinde nar hipertansiyon, koroner kalp hastalığı ve periferik arter hastalıkları gibi damar hastalıkları için faydalıdır.
Nar kabuğu ve yapraklar ishale yol açan sindirim bozukluklarının tedavisinde etkili bir şekilde kullanılır. Nar suyu da dizanteri ve kolera tedavisi için kullanılır. Narın kronik inflamatuvar hastalıklarda ve inflamatuvar bağırsak hastalığında faydalı olduğunu gösteren araştırmalar vardır .
Başka bitkilerin yanında narın da idrar söktürücü (diüretik), spazmgiderici ve antioksidan etkilerinin yanında kristalizasyonu, nükleasyonu ve kristal oluşumunu önleyici etkilerinin sayesinde böbrek taşlarının oluşumunu önleme ve tedavisinde etkili olduğu gösterilmiştir.
Nar kıkırdak ve eklemlerde oluşan ateroskleroz ve osteoartriti önlemedefaydalıdır.
Nar suyu, diyabetik hastalarda koroner hastalıkların önlenmesine yardımcı olur.
Nar suyu antibakteriyel ve antiviral özelliklere sahiptir. Bu sayede diş plağı çürümelerin azaltılmasında etkilidir; gingival ve periodontal hastalıkların önlenmesi ve tedavisinde faydalıdır.
Nar çekirdeği ekstresi kanı demirle besler ve böylece anemik semptomların oluşumunu azaltmaya yardımcı olur.
Nar meyvesinin diğer avantajları arasında prematüre doğumları azaltma ve düşük kilolu bebek doğumlarını da azaltması sayılmıştır.
Yaşlı insanlar arasında, düzenli olarak nar alımı Alzheimer hastalığı ihtimalini azaltır. Nar ayrıca yaşla ilgili sorunları kontrol etmede yardımcı olur; böylelikle genç ve parlak bir cilt sağlar.
Menopoz döneminde nar tüketimi kadınlarınresyondan kolay çıkmasını sağlar. Doğal afrodizyak olan nar sperm sayısını ve semen kalitesini artırır.
Nar çiçeği, meyve suyu, kabuğu ve ağaç kabuğu da damar büzücü özelliklere sahiptir ve burun kanaması ve diş eti kanamasını durdurma ve hemoroid tedavisi gibi çok çeşitli amaçlar için değerlidir.
MİRATHABER.COM -YOUTUBE-