islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
45,1851
EURO
52,9418
ALTIN
6.741,71
BIST
14.351,74
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
16°C
İstanbul
16°C
Az Bulutlu
Cuma Hafif Yağmurlu
11°C
Cumartesi Çok Bulutlu
14°C
Pazar Hafif Yağmurlu
13°C
Pazartesi Hafif Yağmurlu
15°C

KUR’AN’DA HAYIR ve HAYRÂT

KUR’AN’DA HAYIR ve HAYRÂT
15/01/2025 09:00
A+
A-

KUR’AN’DA HAYIR ve HAYRÂT

 -Kur’an’da ‘hayır’ kelimesi ve türevleri

‘Hayır’ kelimesinin geldiği ‘ha-ye-ra/hâra’ fiili ve türevleri Kur’an’da 196 defa geçiyor. Bunun 176 tanesi ‘hayr’ şeklindedir.

‘Hâre’ fiili; bir şeyi diğerine tercih etmek, bir şeyi seçip ayırmak. Hayırlı olmak, birine hayırlı olanı vermek. Bir âyette şöyle geçiyor:

Rabbin, dilediğini yaratır ve seçer. Onların ise seçim hakkı yoktur. Allah, onların ortak koştuklarından uzaktır ve yücedir. (Kasas 28/68)

Bu kökten gelen ‘hayyara’; iki şey arasını seçmek., muhayyer kılmak, bir şeyi tercih etmek,

‘hâyera’: bir şeyde birisiyle hayırda yarışmak

‘ihtâra-ihtiyaren’; seçmek, bir şeyi diğerine tercih etmek.

‘istihâre’; hayırlı olanı istemek.

‘hıyar’; bir çeşit acur. İki şeyden hayırlısını istemek, muhayyerlik, seçilen şey.

‘hayr’; daha iyi, çok ve iyi servet. Hayırlı, Halkın rağbet ettiği şey. Faydalı olan…  (İbni Manzur, Lisânu’l-Arab, 5/186-188)

Sizden birinize ölüm gelip çattığı zaman, eğer geride bir hayır (mal) bırakmışsa, anaya, babaya ve yakın akrabaya meşru bir tarzda vasiyette bulunması -Allah’a karşı gelmekten sakınanlar üzerinde bir hak olarak- size farz kılındı.” (Bekara 2/180)

Buradaki hayır mal anlamındadır. Bir mal meşru bir yerden gelmediği zaman ona hayır denmez.

Malı burada hayır diye adlandırılmasında güzel bir nükte var. Vasiyet edilmesi hoş olan mal övgüye değer bir şekilde kazanılmış maldır. Şu âyetteki gibi:

“Sana Allah yolunda ne harcayacaklarını soruyorlar. De ki: “İyilik/hayır umarak yapacağınız harcama  (önce), ana-baba, akraba, yetimler, fakirler ve yolda kalmışlar içindir. Hayır olarak ne yaparsanız, gerçekten Allah onu hakkıyla bilir.” (Bekara 2/215. Bir benzeri: Bekara 2/273)

 “ve o (insan), mal sevgisine de aşırı derecede düşkündür.” (Âdiyât 100/8. Ayrıca bkz: Bekara 2/272, 273. Sâd 38/32)

Burada da hayır, mal anlamında…

 -İyi hâl manasında hayır

“Halbuki Allah onlarda bir hayır bilseydi elbette onlara işittirirdi. Onlara işittirse bile onlar (haktan) yüz çeviren kimseler olarak yine geri dönerlerdi.” (Enfâl 8/23)

Pek çok âyette geçiyor… Mesela;

“Nankör olan ehl-i kitap ve şirk koşanlar size Rabbinizden bir hayır indirilmesini istemezler” (Bekara 2/105) Buradaki hayır, vahiy ve risâlet olarak anlaşılabilir.

“İri kurbanlıklarda sizin için hayır vardır…” (Hacc 22/36) ecir, sevap olarak anlaşılabilir.

‘Hayır’, taşıdığı özellik dolayısıyla istenilen, arzu edilen, değerli, dünya ve âhirette faydalı, yarayışlı olan her şeydir.

Herkesin rağbet ettiği, istediği, arzuladığı veya beğendiği şey. Akıl gibi, faydalı nesneler gibi… (el-Isfehânî, R. el-Müfredât, s: 231)

İki kısım olduğu söylendi: Birincisi; mutlak anlamda hayır… Bir nesnenin her durumda ve herkese göre beğenilen bir şey olması…

İkincisi; mukayyed, kayıtlı hayır. Bir şey birisi için hayır iken, bir başkası için şer olması gibi…

Hayır; iki şekilde kullanılır:

1.İsim olarak;

 “Sizden, hayra çağıran, iyiliği emreden ve kötülükten men eden bir topluluk bulunsun. İşte kurtuluşa erenler onlardır.” (Âli İmran 3/104)

2.Sıfat olarak;

“Şu şundan daha hayırlıdır” örneğinde olduğu gibi.

“Biz herhangi bir âyeti yürürlükten kaldırır veya onu unutturursak, yerine daha hayırlısını veya mislini getiririz. Allah’ın gücünün her şeye hakkıyla yettiğini bilmez misin?” (Bekara 2/106. Ayrıca bkz: Bekara 2/184)

Hayrın karşılığı olarak bazen şer, bazen de zarar kelimeleri kullanılır.   

 “Şayet Allah sana bir zarar dokundursa, bunu O’ndan başka giderecek yoktur. Fakat sana bir hayr dokunduracak olsa onu da kimse gideremez. Bil ki O, her şeye hakkıyla gücü yetendir.” (En’am 6/17)

“Raculün hayr-hayırlı erkek”, “imraetün hayr-hayırlı kadın” kullanımları da var.

Hayır kökünden gelen ‘el-hayru’ kişiler hakkında kullanılır. Bu da  kendini hayra hasretmiş fazıl kişi demektir.

-Hayrât

Yine aynı kökten gelen ‘hayrın çoğulu hayrât’, beğenilen özellikler, davranışlar, sevap amacıyla yapılan iyilikler ve sadaka-i câriye (devam eden sadaka) olan şeyler demektir. 10 âyette geçiyor:

“Herkesin yöneldiği bir yön vardır. Haydi, hep hayırlara (el-hayrât) koşun, yarışın! Nerede olsanız Allah hepinizi bir araya getirir. Şüphesiz, Allah’ın gücü her şeye hakkıyla yeter.” (Bekara 2/148)

“Onlar, Allah’a ve Âhiret gününe inanırlar. İyiliği emrederler. Kötülükten men ederler, hayr işlerinde (el-hayrât) birbirleriyle yarışırlar. İşte onlar sâlihlerdendir.” (Âli İmran 3/114)

Rabblerine dönecekleri için verdiklerini kalpleri ürpererek verenler,

İşte bunlar (infak edenler) hayır işlerine (el-hayrât) koşuşurlar ve o uğurda öne geçerler.” (Mü’minûn 23/61)

“… Eğer Allah dileseydi, elbette sizi tek bir ümmet yapardı. Fakat verdiği şeylerde sizi imtihan etmek için ümmetlere ayırdı.

Öyle ise iyiliklerde (el-hayrât) yarışın. Hepinizin dönüşü Allah’adır. O zaman anlaşmazlığa düşmüş olduğunuz şeyleri size bildirecektir.” (Mâide 5/48 Ayrıca bkz. Tevbe 9/88. Enbiyâ 21/73, 90. Mü’minûn 23/55-56. Fatır 35/32)

Allah’ın (cc) hayra rızâsı olup şerre rı­zâsı olmadığı için kullarına hayırda yarışmalarını, yani erdemli, ahlâklı, hayırlı işlerle dolu bir hayat sürdürme konusunda birbirleriyle âdeta yarışırcasına çaba göstermelerini emrediyor. Bunun imkanı da Kur’an’ın gösterdiği yoldan gitmek ve ondaki hükümleri uygulamaktır. (Heyet, Kur’an Yolu (DİB), 2/228)

Hayrât; ayrıca Cennette, içlerinde hiç bir rezillik, aşağılık, âdi veya bayağı bir şey olmadığı seçkin, mümtaz olan cennetlikleri anlatıyor. (el-Isfehânî, R. el-Müfredât, s: 231)

“Ve bu (cennetler)de (her) şeyin en muhteşemi ve en güzeli bulunacak. O hâlde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?” (Rahman 55/70-71)

Yani ahlâk ve çehreleri güzel kimseler… Ya da hûru’l-ıyn… (Mukâtil b. Süleyman, Tefsir, 3/310. Taberî, İbni Cerir. Câmiu’l-Beyân, 11/613)

‘Hayır’ kavramı, ister bir davranış, ister bir ibadet, ister mal, yani dünyalık yönünden olsun; dinî ve dünyaya ait meselelerde faydalı olan, arzu edilen şeyleri anlatır.

Hayır iyi ve faydalı, rağbet edilen tercihleri ifade ettiği için; ibadet, iyilik etmek, Allah yolunda harcamak, faydalı mal, kişiye sevap veya şeref kazandıran şeyler hakkında da kullanılmaktadır.

Hayır, bir anlamda Allah’tan ittika etme (korkup-sakınma) şuuruyla işlenen bütün sâlih ameller, yapılan iyilikler, faydalı işlerdir.

Bunun zıddı olan şerr ise, bütün kötülükler, faydasız ve zararlı işlerdir.

‘Hayır’ imanın gereği, ‘şerr’ ise, inkârın ve isyanın sonucudur…

HÜSEYİN KERİM ECE

YAZARIN DİĞER YAZILARINI OKUMAK İÇİN LÜTFEN BU LİNKİ ZİYARET EDİNİZ

MİRATYOUTUBE

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.