islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
47,7349
EURO
55,1463
ALTIN
6.779,78
BIST
13.811,60
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
29°C
İstanbul
29°C
Parçalı Bulutlu
Çarşamba Açık
30°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
30°C
Cuma Parçalı Bulutlu
28°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
28°C

Muhsin Yazıcıoğlu’nu Kim ve Neden Öldürdü?

Muhsin Yazıcıoğlu’nu Kim ve Neden Öldürdü?

Muhsin Yazıcıoğlu’nu Kim ve neden Öldürdü?

Büyük Birlik Partisi (BBP) Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun 2009 yılında Kahramanmaraş’ta şüpheli bir helikopter kazası sonucu hayatını kaybetmesi, aradan geçen yıllara rağmen Türkiye gündemindeki yerini koruyor. TGRT Haber ekranlarında konuya ilişkin sarsıcı açıklamalarda bulunan gazeteci Nedim Şener, olayın bir “kaza” değil, örgütlü bir “suikast” olduğunu belirterek çarpıcı iddialar ortaya koydu.

Muhsin Yazıcıoğlu Neden Hedef Seçildi?

Nedim Şener’in aktardığı bilgilere göre, Muhsin Yazıcıoğlu’nun hedef haline gelmesinin arkasındaki kırılma noktası 2007 yılındaki Hrant Dink cinayeti oldu. Şener, suikast sürecini şu gerekçelerle açıkladı:

  • “Bizim Tarla Çoktan Sürülmüş” İtirafı: Dink cinayetinin BBP ve Alperen Ocakları üzerinden kurgulanarak kendisine yönelik bir komploya dönüştürülmek istendiğini fark eden Yazıcıoğlu, Trabzon’a giderek olayı bizzat inceledi. Gazeteci Aydın Engin ile katıldığı bir programda Yazıcıoğlu’nun, “Bizim tarla çoktan sürülmüş” dediği ve bu kirli yapıyı deşifre edecek hakikatlere ulaştığı için doğrudan hedef haline geldiği belirtildi.
  • Dink Ailesi ile Görüşme Talebi: Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölümünden sadece bir hafta önce, Ali Bayramoğlu aracılığıyla Dink ailesiyle görüşmek istediği ve elindeki kritik bilgileri onlarla paylaşmayı planladığı ifade edildi.

Suikastın Arkasında Kim Var? Şok Eden FETÖ İddiaları

Gazeteci Nedim Şener, suikastın arkasındaki yapının Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ) olduğunu net bir dille ifade ederek, yargıdan emniyete kadar uzanan delil karartma operasyonuna dikkat çekti:

  • 15 Temmuz Bağlantısı: Helikopter düştükten sonra kritik cihazları ve uçuş kayıt tablolarını söken askeri personellerden Ayhan Özsıcak ve Davut Uçum’un, yıllar sonra 15 Temmuz darbe girişiminde Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik Marmaris’teki suikast timinde yer aldığı hatırlatıldı.
  • “Tereyağından Kıl Çeker Gibi Hallettik” Yazışması: Örgütün kendi içindeki ByLock yazışmalarında, Yazıcıoğlu dosyasının yargıda takipsizlik kararlarıyla nasıl kapatıldığının itiraf edildiği; bir FETÖ imamının “Büyüğümüze gittik, olayı tereyağından kıl çeker gibi hallettik” ifadesini kullandığı aktarıldı.

Olay Günü Yaşanan Şüphe Uyandıran Detaylar

Şener, helikopterin düştüğü gün ve sonrasındaki arama kurtarma sürecinde yaşanan mantık dışı olayları şu şekilde sıraladı:

Karbonmonoksit ve Sonik Patlama İddiası: Rapora ve dosya bilgilerine dayandırılan iddialara göre, köylülerin kaza günü duyduğu garip patlama sesi, Erhaç Havaalanı’ndan kalkan jetlerin helikoptere çok yakın geçerek yaptığı sonik patlamadan kaynaklanıyordu. Ayrıca hayatını kaybedenlerin kanında karbonmonoksit gazı bulunması şüpheleri artırıyor.

  • Yanlış Yönlendirme ve Alan Temizliği: Emniyet İstihbarat’ın HTS sinyallerinden helikopterin yerini 1 kilometrelik bir çapta tespit edebilmesine rağmen, arama ekiplerinin bilinçli olarak 30-40 kilometre uzaktaki ters bir alana yönlendirildiği iddia edildi. Bu sırada bir ekibin enkaz bölgesine giderek “alan temizliği” yaptığı öne sürüldü.
  • İsmail Güneş Şüphesi: İHA muhabiri İsmail Güneş’in telefonla konuşurken herhangi bir kırık acısından bahsetmemesine rağmen, 3 gün sonra cenazesine ulaşıldığında çenesinde ve bacağında kırıklar tespit edilmesi, enkaz başında sonradan müdahale edildiği şüphesini doğuruyor.

“Dokunan Yanıyor”

Dosyanın Malatya, Kahramanmaraş ve Ankara adliyeleri arasında yıllarca mekik dokuduğunu belirten Şener, geçmiş dönemde olayı namus meselesi yapıp araştıran Ankara’daki emniyet ve KOM ekiplerinin tasfiye edildiğini, yargı aşamasında ise mağdur aile avukatlarının “cinayet değil kaza açıklaması yapmaları” yönünde başsavcılar tarafından tehdit edildiğini ileri sürdü. Şener, konuya ilişkin önümüzdeki günlerde kendisinin de savcılığa giderek “bilgi veren” sıfatıyla ifade sunacağını belirterek sözlerini tamamladı.

İslami Haber ”MİRAT” – YouTube

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.