
Birkaç gün sonra NATO Türkiye’de toplanıyor. NATO’nun Siyonizm ile ilişkisi nedir? Biz de NATO’nun bir parçasıyız. NATO, Siyonizm’in hamisi olamaz. NATO, Siyonizm’i destekleyemez.
Bir ara NATO’ya Hristiyan birliği dendi; peki Siyonizm nedir? İsa Peygamber’i katletmeye kalkan, iki bin yıl önce Yahya Peygamber’i, Zekeriya Peygamber’i katleden bir peygamber katilidir. Eğer bu NATO Hristiyan birliği bile olsa, Siyonizm’e itiraz etmesi gerekir.
Ancak ne garip, ne çarpık bir dünya ki, ne lanet bir hal ki şu anda Hristiyan birliği gibi piyasada pazarlanan NATO; iki bin yıl önce İsa Peygamber’i katletmeye kalkan, bugün de aynı şekilde İsa Peygamber’e iman eden Müslüman çocukları, kadınları, ihtiyarları katleden, aç bırakan, diri diri yakan, evlerini yıkan, hayvanlarını gasp eden, arazilerini ve sularını kirleten Siyonist şeytana destek oluyor. Ve biz de suç ortağı oluyoruz.
Bakın şu anda Kürecik, Siyonizm’e göz kulak oluyor. Biz diyoruz ki Kürecik’e el koyun. Siyonist kör olsun. Kör şeytan olsun. Şeytanın bir uzantısı olan Siyonizm kör şeytan olsun. Kürecik’e el koyun. İncirlik’e el koyun. NATO, bu istihbarat kanalıyla ve o radarlar kanalıyla bize bir bilgi gelmeden önce, Polonya kanalıyla İsrail’e ihbar gönderiyor ve İran’dan atılan füzeleri önce İsrail’e haber veriyor. Kürecik ve biz yine aynı şekilde, o NATO parçası olan Avrupa’ya, Amerika’ya, Siyonizm’e karşı atılan füzeleri Akdeniz’de önce NATO üyesi Amerika ve Avrupa önlüyor. Bu Siyonizm’in bütün kolu, gücü, teknolojisi Amerika’dan ve Avrupa’dan, özellikle NATO ülkelerinden geliyor.
Onun için biz bu suça ortak olmadığımızı göstermek adına, buna itiraz etmek adına ve yöneticileri bu konuda uyarmak adına diyoruz ki: Biz NATO’nun parçasıysak bu suça ortak olmayacağız, olamayız. Katliamın bir parçası olamayız. Onun için bir defa en başta bu katliama NATO kanalıyla ortak olmamamız lazım.
Ve daha da önemlisi nedir? Madem NATO bir barış paktıdır, öyle mi? Bir barış paktıysa bu bölgeyi kana bulayan, ateş eden, bombalayan, sadece bölgeyi değil özellikle Türkiye’de tehdit oluşturan Siyonizm’e karşı NATO’nun beşinci maddesi devreye alınsın. Ne denir? NATO’nun üyelerinden birisi bir dış tehdide uğrarsa NATO ona karşı o ülkeyi korur. Bu bizim NATO’ya girişimizin ana sebebidir. Öyleyse madem bize fayda sağlamıyor, bari zararı olmasın. Siyonist rejim NATO’nun bir üyesi değilken bile NATO ona hamilik ediyor, işbirlikçiliği ediyor, destek oluyor.
Ve onun için biz diyoruz ki bizim yöneticiler de fırsat bu fırsatken, şu anda onlar Türkiye’ye geliyorken bu hatırlatılsın. Bu Siyonist, çete, terör devleti; NATO’nun, Amerika’nın, Avrupa’nın gücünü suistimal ederek bölgede savaşı bütün ülkelere, Filistin’e, Suriye’ye, Lübnan’a, İran’a yayıyor, hatta bir NATO üyesi olan Türkiye’yi tehdit ediyor. Suriye’deki varlığımızı tehdit ediyor. Lübnan eski Osmanlı, Gazze eski Osmanlı gazasıdır. Kudüs öyledir. Dolayısıyla bir Türk bakiyesine, Müslüman Türk bakiyesine saldırıyor. Yetmedi, Türkiye’yi tehdit ediyor.
Bir Müslüman gölü olan Doğu Akdeniz bir korsanlık gölüne dönüştürüldü. Sumud filosuna, Gazze’ye yardım götüren Sumud filosuna bile saldırıldı. Şu anda Doğu Akdeniz adeta bir korsanlık, mafya, haydut alanına, gölüne dönüştürüldü. Bunu yapan Siyonizm’e karşı NATO’nun devreye girmesi lazım. Hem Türkiye’yi hem de mavi vatan olan Doğu Akdeniz’i tehdit eden, haydutluk eden bu Siyonist çeteye karşı NATO’nun devreye girmesi lazım. NATO bunu yapmayacaksa eğer, şimdi bunu yapmayacaksa varlık sebebini yerine getirmiyor demektir. Türkiye’nin de ona göre tavır takınması lazım.
Amerika’dan sonra en güçlü ordusu NATO’nun Türkiye, ama öyle de bu NATO eğer kendi üyesi olan Türkiye’yi Siyonizm’e karşı kollamayacak, Doğu Akdeniz’deki korsanlığa dur demeyecek, hatta Siyonist korsanlığa hamilik edecekse, destek olacaksa bu NATO kendi sözleşmesini ihlal ediyor demektir. Kendi sözleşmesini bozuyor demektir. Onun için biz NATO’yu kendi sözünde durmaya davet ediyoruz. Yöneticileri de bunu hatırlatmaya ve bu konuda baskı kurmaya davet ediyoruz.
İstanbul’un, Türkiye’nin ve bölgenin emniyeti için tamamen güvensizlik telkin eden ve bölgeyi güvensizliğe sevk eden, dünya ekonomisini bile altüst eden, bütün dünyayı sömüren ve o sömürdükleriyle savaş çıkartan, azgınlaşan ve güç zehirlenmesine giren bu Siyonizm’e karşı NATO’nun görevi hem Türkiye’yi korumak hem de peygamberleri, İsa Peygamber’i katletmeye kalkan bu Siyonist çeteye karşı tavır almaktır.
Eğer NATO hakikaten bir barış paktıysa, bölgede barışı, güvenliği tesis edecekse Siyonizm’in yanında değil; onun destekçisi, işbirlikçisi değil; onun karşısında Türkiye’nin yanında, mazlumların yanında, peygamberlerin takipçisi, Kudüs’ün hamisi, Kudüs’ün gazisi, Gazze’yi koruyan, kollayan, ona destek çıkan ve işgale karşı, soykırıma karşı tavır ve bir tutum takınması lazım. Bu NATO’nun kendi görevidir. Bu sözleşmenin maddesidir. Özellikle beşinci madde buna işaret eder.
Ve Türkiye’deki biz, tamamen onların nasıl şu anda İsrail’in işlediği bu suça bizi ortak ettiğini görüyorsak ve NATO kanalıyla, NATO’nun Siyonizm’i ve soykırımı desteklemesiyle suça bizi ortak ediyorsa daha bu suça ortak olmayalım. Hiçbir devletin kendi halkını, vatandaşını böyle bir suça ortak etmeye hakkı yok. Bu ilahi emirlere aykırı, insani haklara aykırı.
Onun için NATO’nun Türkiye’de buluşmasından hemen öncesinde, arifesinde biz bunu burada İslami muhalefet olarak insanları uyarıyoruz ve yöneticileri de bu konuda daha onurlu, şerefli ve izzetli bir tavır takınmaya davet ediyoruz.
Türkiye 5. maddeyi zorlamalı, Siyonist rejimin bölgeyi kana bulaması, Akdeniz’deki korsanlığı önlenmeli, abluka, ambargo, yaptırım hatta önleyici güç kullanımı zorlanmalı. Siyonist haydut bölgeye geldiği gibi gitmeli.
Selametle.