

Kur’an-ı Kerim’e yönelik ifadeleri nedeniyle kamuoyunda geniş tepki çeken ve hakkında soruşturma başlatılan stand-up gösterisiyle ilgili tartışmalar sürüyor. Gösterinin sahibi Deniz Göktaş hakkında yürütülen hukuki süreç devam ederken, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in konuya ilişkin değerlendirmesi yeni bir tartışmayı beraberinde getirdi.
Özgür Özel, söz konusu gösteriyi mizah kapsamında değerlendirdiğini belirterek, “Hepimiz güldük.” ifadelerini kullandı. Bu açıklama, özellikle dini hassasiyetleri önceleyen kesimlerde sert eleştirilere neden oldu.
Toplumun büyük çoğunluğu için Kur’an-ı Kerim yalnızca bir kitap değil, Allah’ın insanlığa gönderdiği son ilahi vahiydir. Milyarlarca Müslümanın kutsalı olan Kur’an-ı Kerim’e yönelik aşağılayıcı veya alaycı olarak değerlendirilen ifadelerin “mizah” gerekçesiyle savunulması, birçok kişi tarafından kabul edilemez bulundu.
Eleştirilerde, ifade özgürlüğünün başkalarının kutsallarını hedef alma hakkı vermediği vurgulanıyor. Mizahın da toplumsal barışı ve inanç özgürlüğünü gözeten ahlaki sınırlar içinde yapılması gerektiği ifade ediliyor.
Siyaset kurumunun temel görevlerinden biri, toplumun ortak değerlerine saygıyı güçlendirmek ve kutuplaşmayı artıracak söylemlerden kaçınmaktır. Bu nedenle, hakkında soruşturma yürütülen ve milyonlarca Müslümanın incinmesine yol açtığı belirtilen bir gösterinin “hepimiz güldük” sözleriyle savunulması, kamuoyunda tepkiyle karşılandı.
Bir siyasetçinin farklı düşüncelere saygı göstermesi beklenirken, İslam’ın en kutsal değeri olan Kur’an-ı Kerim’e yönelik hakaret veya hakaret olarak algılanan söylemleri normalleştiren açıklamalardan kaçınması gerektiği dile getiriliyor. Toplumsal barışın korunması, inanç özgürlüğüne ve kutsal değerlere karşı duyarlılığın gözetilmesini de gerektiriyor.
Tepki çeken gösteri hakkında adli makamlar tarafından başlatılan soruşturma sürüyor. Hukuki sürecin sonucunu yargı belirleyecek olsa da, kamuoyunda oluşan tartışma ifade özgürlüğünün sınırları, dini değerlere saygı ve siyasetçilerin kullandıkları dil konusunda yeni bir değerlendirme zemini oluşturdu.
Uzmanlar ve çok sayıda sivil toplum temsilcisi ise demokratik toplumlarda ifade özgürlüğünün temel bir hak olduğunu, ancak bu hakkın başkalarının inançlarını aşağılamayı meşrulaştıracak şekilde yorumlanmaması gerektiğini vurguluyor. Kur’an-ı Kerim’e yönelik toplumun önemli bir kesimince incitici bulunan ifadelerin savunulmasının, toplumsal huzura katkı sunmayacağı belirtiliyor.
“İslam ve değerleri söz konusu olunca saflar netleşiyor; kalplerde gizlenenler dillere dökülüyor. Kur’an’la alay eden şahsa sahip çıkanlardan biri de gazeteci kılığında dolaşan Ruşen Çakır olmuştu.”
İslami Haber ”MİRAT” – YouTube