
Günümüzde kanser, savaşlardan bile daha çok can alıyor. Artık sadece genetik bir hastalık değil. Stres, hazır gıdalar, plastik ambalajlar ve çevresel zehirler, insan vücudunda hücreleri isyana sürüklüyor. Sigara ve alkol gibi klasik etkenlerin yanı sıra, artık her gün kullandığımız eşyalar bile kansere davetiye çıkarıyor. Yemek yediğimiz tabak, içtiğimiz su, kullandığımız deterjan bile hücrelerimizi hasta edebiliyor. Üstelik tüm bunlar olurken, bağışıklık sistemi yavaş yavaş çöküyor ve kanser sinsice büyüyor.
Tıbbın henüz tam olarak açıklayamadığı kanser türlerinin ardında yoğun stres, kimyasal içerikli gıdalar ve petrol türevi plastik ürünler başı çekiyor. Hormonları altüst eden bu maddeler, hücrelerin doğal yapısını bozarak mutasyonlara yol açıyor.
Plastik kaplarda ısıtılan yemekler
Hazır, katkı dolu yiyecekler
Mikroplastik içeren içme suları
Aşırı işlenmiş fast-food ürünleri
Kozmetikteki parabenler ve deodorantlar
Bunların hepsi, her gün maruz kaldığımız fakat farkına bile varmadığımız kanser tetikleyicileri.
Kemoterapi, yıllardır kanserle mücadelede başrolü oynuyor. Ancak bu yöntem yalnızca kanserli hücreleri değil, sağlıklı hücreleri de hedef alıyor. Bu nedenle birçok uzman artık kemoterapiyi değil, hedefe yönelik tedavi ya da bağışıklık sistemini güçlendiren yöntemleri ön planda tutmayı öneriyor.
Kemoterapinin başarı oranı bazı kanser türlerinde %20’nin altında.
Yan etkiler arasında organ hasarı, bağışıklık çöküşü ve depresyon yer alıyor.
Alternatif yöntemler ise hâlâ sınırlı ve pahalı.
Bu noktada önemli bir soru ortaya çıkıyor: Kanser mi öldürüyor, yoksa tedavisi mi?
Stresten uzak dur, sık dua ve tefekkür et.
Plastik şişe ve ambalajlardan uzak dur.
Günde en az 2 litre doğal su iç.
Hazır, paketli ve katkı maddeli gıdaları tüketme.
Her gün 30 dakika yürüyüş yap.
Uyku düzenine dikkat et, gece 23:00’te uyumuş ol.
Şeker tüketimini en aza indir.
Organik ve mevsimlik beslenmeye özen göster.
GDO’lu ürünlerden uzak dur.
Kimyasal temizlik ürünlerini azalt, doğal sabunlara yönel.
Dünya Sağlık Örgütü’ne göre kanserin en sık görüldüğü ülkeler:
Danimarka
İrlanda
Fransa
Belçika
Amerika Birleşik Devletleri
Bu ülkelerde alkol, işlenmiş gıda ve hareketsiz yaşam yaygın. Ayrıca erken tarama oranları yüksek olduğu için vakalar daha sık teşhis ediliyor.
Türkiye’de en çok kanser vakası görülen bölgeler arasında Doğu ve İç Anadolu öne çıkıyor. Bunun en önemli sebepleri:
Yetersiz beslenme
Kömür sobası kaynaklı hava kirliliği
Tarımda kullanılan ilaç kalıntıları
Sigara tüketiminin yüksekliği
Geç teşhis ve düşük sağlık erişimi
Bölgesel tarama oranlarının düşüklüğü ve halk sağlığı bilincinin zayıflığı, bu bölgelerde kanseri adeta görünmez kılıyor.
Kanserle mücadele sadece hastane koridorlarında verilmemeli. Her insan, önce kendi mutfağında, sonra zihninde bu savaşı başlatmalı. Gerçek sağlık, doğallığa dönüşle mümkün. Çünkü bu çağda kanser bir hastalık değil; bir uyarıdır:
“Ya yaşam tarzını değiştir, ya da vücudun sana savaş açacak.”
(Devam edecek)
YARIN: Kanser ve İslami Uyarılar