
Gündeme bomba gibi düşen yeni bir video, iş insanı Rahmi Koç’un geçmişte büyük tepki çeken ve Kürt kadınlarını hedef alan fıkrasını yeniden tartışmaya açtı. Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde, bir Yahudi Hahamın, Rahmi Koç’un kürtler ile alakalı anlattığı ayrımcı fıkranın bir benzerinin kürsüden cemaatine anlatması büyük şaşkınlık yarattı.
İki farklı ismin aynı etnik ayrımcılık içeren fıkrada buluşması, kamuoyunda Rahmi Koç’un İsrail ve Musevi lobileriyle olan bilinen yakın ilişkilerini ve bu kültürel etkileşimin arka planını yeniden akıllara getirdi.
Rahmi Koç, ‘fıkrasında’ “Doktor, Kürt kadının derdini dinlemiş. ‘Hanımefendi perdenin arkasına gidin, soyunun’ deyince kadın demiş ki (taklit yaparak), ‘Doktor Bey, ilk sen soyun’” ifadelerini kullandı. Görüntülerin sosyal medyada yayılması ve Binali Yıldırım’ın da fıkraya güldüğünün kameralara yansıması, kamuoyundaki tepkiyi daha da büyüttü.

Ortaya çıkan yeni video belgesinde, bir Yahudi hahamın da tam olarak aynı hikayeyi kürsüye taşıdığı görülüyor. Rahmi Koç’un Kürt kadınlara yönelik fıkrasının bir benzerinin Yahudi Rahip tarafından da anlatıldığı ortaya çıktı. İsimli dosyada yer alan görüntülere göre, haham da tıpkı Koç gibi elektrikli sandalyenin bozuk olduğunu fark edemeyip celladından kendisini iple asmasını isteyen bir “Kürt” tiplemesi üzerinden mizah yapıyor.
Bu çarpıcı benzerlik, basit bir tesadüf olmanın ötesinde değerlendiriliyor. Koç Grubu’nun ve şahsen Rahmi Koç’un, İsrail iş ve siyaset dünyasının yanı sıra küresel Musevi organizasyonlarıyla geçmişten bugüne uzanan çok yakın ve köklü ilişkileri bilinmektedir. Hahamın da aynı fıkrayı, aynı etnik vurgularla anlatıyor oluşu, bu üst düzey ilişkilerin ve ortak kültürel/ideolojik havuzun bir yansıması olup olmadığı sorusunu beraberinde getirdi.
“Rahmi Koç’un Kürt kadınlara yönelik fıkrasının aynısının bir Yahudi haham tarafından da anlatılması, Koç’un İsrail ve Musevi dünyası ile olan derin ve yakın ilişkilerini yeniden kamuoyunun ön planına çıkardı.”
Mizah adı altında üretilen bu etnik önyargıların, İstanbul’daki bir plazadan Tel Aviv’deki bir sinagoga ya da Yahudi kürsüsüne kadar nasıl aynı dille taşındığı sosyal medyada tartışılmaya devam ediyor. Haber merkezimize ulaşan yorumlar, bu durumun sıradan bir fıkra paylaşımı değil, örtük bir zihniyet ortaklığı işareti olabileceği yönünde birleşiyor.
İslami Haber ”MİRAT” – YouTube