islami haberortadoğu haberlerimirat analizmirat tv
DOLAR
17,9632
EURO
18,3426
ALTIN
1.031,59
BIST
2.795,06
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
32°C
İstanbul
32°C
Açık
Salı Açık
31°C
Çarşamba Az Bulutlu
28°C
Perşembe Az Bulutlu
30°C
Cuma Az Bulutlu
29°C

Ruhi Bir Yenilenme İhtiyacı

Ruhi Bir Yenilenme İhtiyacı
31.07.2017
A+
A-

İnanç ve kültürümüzün bize hediye ettiği kutsal zamanlar, birçok problemimizin varlığına rağmen; bizi rahmet deryasına götürerek farkına varamadığımız  zenginlikleri sunuyor. Biraz daha insan olduğumuzu anlıyor, ruhani lezzetlerin dünyamızı nasıl rahatlattığını görüyoruz.  Bu arada, kendimize ait bir zaman olduğunun bilincine varıyor; bazı geçici ve faydasız işlerle vakit geçirmekte olduğumuzu anlıyoruz. Ayrıca, ekonomik krizin veya  savaşların vurduğu insanımızın dramına, birçok kişinin heyecan ve şuur idrakiile yetişmeye çalıştığını müşahade ediyoruz.

Gayri ihtiyari hissettiğimiz bu değişikliklerin, insan olarak bizi etkilemesine bakarak insan hayatının “bazı değiştiriciler”e ihtiyaç duyduğunu anlayabiliriz. Toplum hayatı, zaman zaman yeni ikazlaramuhatap olmalı ve kendini toparlayacak ‘nefesler’i duyabilmeli. Sosyal yapıda mevcut zenginlik ve niteliklerin yok olmasına imkan vermeyerek, asıl fonksiyonların kaybedilmesine izin verilmemelidir. Bu tavır, kişinin ve toplumun; belirli bir irade dahilinde yaşamasının gerekliliğini ortaya koymaktadır.

Her toplum, iradesi ile belirli bir hayat anlayışını seçer ve bunun gereğini yaşayışının her safhasında gerçekleştirmeye çalışır. Bu durum, bir manada o topluma ait kültür ve medeniyetin kendisidir. Her medeniyet, kendi insanını arzu ettiği bir vasıfta ve nitelikte şekillendirmek suretiyle, hedef aldığı yaşama felsefesiniayakta tutmaya çalışır. Bu arada, çeşitli yönlerden gelen farklı anlayış, inanç ve geleneklerin kendi felsefesini ortadan kaldırmak istemesinin de önüne geçmiş olur.

Bu çaba, medeniyetlerin birbirleri ile olan ilişkisinde kendi aralarında cereyan eden “varlık mücadelesi” nin bir sonucu olarak cereyan eder. Öte yanda, kültür ve anlayış felsefesinin, kendi varlığını diri tutması gibi, farklı bir olayın yaşanması gerekir. Bazı yabancı etkiler altında, duygu ve düşünce, çevre etkileri ile yozlaşma ve değişme tehdidi altında olur. Buna rağmen her değer, ancak yaşanıp, pratiğe geçtiğinde kendi dinamizmini ve varlığını muhafaza etme imkanı bulabilir. Aksi halde, varlığının bir manası yoktur. İşte bunun için, o değerin, gerekli olduğunu ortaya koymak üzere, bir imtihandan başarılı şekilde geçme mecburiyeti bulunmaktadır.

Sonuç olarak,bir toplum; ya yaşayış pratiğinin olumlu sonuçlarını alabileceği verimli uygulamalara şahid olmak veya benimsediği yaşayış pratiklerinidaha iyileri ile değiştirmek zorundadır. Bu tavrı, her toplum; gerçek hayatta görebildiği gelişmeler yardımıyla belirleyip, gereğini yerine getirmek seçimi içindedir.

İşte ruhi ve fikri muhakeme ile, kendimizi yeniden test edip; değerlerimizin dinamik yapıda olup olmadığınıanlama imkanını bulabiliyoruz. Aslında bu değerlendirmeyi, hayatın her safhasında ve zaman diliminde yapabilecek durumdayız. Fakat nedense, günlük meşgale ve işler içerisinde, sahip olduğumuz birçok fonksiyonları harekete geçirme imkanını kaybedebiliyoruz.

Ekonomik, politik ve günlük hayatın bizi, genel ve büyük hedeflerden uzaklaştırıp, sığlaştırdığını görmemek mümkün değil. Elbette ki bu bahsi geçen hayat fonksiyonları, kendi ihtiyaçlarını karşılayacaklardır. Ama, bizim manevi ve fikri analiz ve tahlillerin önüne geçerek değil… Çünkü, manevi ve fikri oluşumlar; ekonomik, politik ve günlük hayatımızı da düzenleyecek önemli sınır çizgilerini çizebilecek kalıcı ve yönlendiriciözelliklere sahip bulunmaktadır. Yaşamamızın manasını ve önemini belirleyecek, temel değerlerin unutulması; her alanda büyük yanlışlık ve düzensizliklerin varlığına yol açmaktadır. Bize asıl mana ve istikametimizi tayin edecek ruh ve fikir dünyamızın imarıhareketi, yarınlarımızı daha rahat ve emin bir biçimde görmemize yol açabilecektir.

Gelişen Olaylara İslami Bakışın Adresi

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.