
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in onayladığı yeni nükleer doktrin, küresel çapta endişelere yol açtı. Doktrine göre, Rusya’ya yapılacak balistik füze saldırıları veya insansız hava araçlarıyla düzenlenecek tehditler, nükleer yanıt gerekçesi sayılabilecek. Özellikle, bir nükleer güç tarafından desteklenen bir ülkenin saldırısında, sadece saldırıyı düzenleyen devlet değil, bu ülkenin bağlı olduğu ittifaklar da hedef alınacak.
Bu karar, Batı ile Moskova arasındaki zaten gergin olan ilişkileri daha da zora soktu. ABD’nin Ukrayna’ya uzun menzilli ATACMS füzeleri sağlaması ve bu füzelerin Rus topraklarında kullanımı konusunda iddiaların artması, Moskova’nın bu hamlesini hızlandırmış gibi görünüyor.
Rusya’nın yeni nükleer stratejisi sonrası NATO, hızla harekete geçti. Salı günü yapılacak olağanüstü toplantıya Ukrayna’nın da katılacağı bildirildi. Bu toplantının amacı, Rusya’nın agresif doktrin değişikliği karşısında NATO üyelerinin nasıl bir tutum sergileyeceğini belirlemek olarak görülüyor.
Ukrayna’nın da bu toplantıda yer alacak olması, Batı’nın bu kriz sürecinde Kiev yönetimine olan desteğini açıkça vurgulamak istemesiyle ilişkilendiriliyor. Aynı zamanda, NATO üyeleri arasında özellikle doğrudan sınırda bulunan Baltık ülkelerinin güvenlik endişelerinin masaya yatırılması bekleniyor.
Putin’in 19 Kasım’da imzaladığı kararname, nükleer silahların kullanımına yönelik şartları genişletiyor. Özellikle, Rus topraklarına yönelik bir balistik füze saldırısının nükleer karşılık gerektireceği açıkça belirtiliyor. Bu durum, birçok uzman tarafından “Rusya’nın nükleer eşiği daha aşağı çektiği” şeklinde yorumlanıyor.
Doktrinde dikkat çeken bir diğer unsur ise, Rusya’ya saldırı düzenleyen ittifaklara yönelik açık tehdit. Bu madde, NATO gibi güçlü bir askeri paktı, dolaylı olarak savaşın tarafı haline getirebileceği endişesini doğuruyor. Strateji uzmanları, bu adımın caydırıcılık amacı taşıdığını ancak küresel çapta bir nükleer çatışma riskini artırdığını savunuyor.
Washington ve NATO, Rusya’nın bu yeni doktrinine karşı temkinli bir tutum sergiliyor. ABD Başkanı Joe Biden, Ukrayna’ya sağlanan uzun menzilli silahların kullanım alanlarına dair Moskova’ya verilen mesajların açık olduğunu ifade etti. Ancak, Rusya’nın yeni hamlesine karşı Batı’nın nasıl bir strateji geliştireceği henüz netleşmiş değil.
Salı günü gerçekleşecek NATO toplantısında, hem caydırıcılık mekanizmaları hem de Ukrayna’nın güvenliğini artıracak adımların gündeme alınması bekleniyor. NATO’nun, Polonya ve Baltık ülkelerine yönelik askeri destek artırma kararı alabileceği de kulislerde konuşuluyor.
MİRATHABER.COM -YOUTUBE-