islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
32,9476
EURO
35,3169
ALTIN
2.455,43
BIST
10.679,98
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
28°C
İstanbul
28°C
Açık
Çarşamba Açık
28°C
Perşembe Açık
28°C
Cuma Az Bulutlu
28°C
Cumartesi Az Bulutlu
28°C

SENDİKACILIK REST ÇEKMEK MİDİR ?

SENDİKACILIK REST ÇEKMEK MİDİR ?
29 Nisan 2023 11:00
A+
A-

Önce haberi  28 Nisan Cuma 2023 tarihli haberi okuyalım:

TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay 2023 için teklif ettikleri rakamın 15 bin TL olduğunu açıkladı.

Atalay, 700 bin kamu işçisini ilgilendiren toplu sözleşmeyi seçimden önce imzalamak istediklerini söyledi.

TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay 2023 Yılı Kamu Toplu İş Sözleşmeleri Çerçeve Protokolü’ne ilişkin yaptığı açıklamada ” Biz 15 bin TL teklif ettik, onlar 12 bin TL. Seçimden önce bitirmek istiyoruz ama istediğimiz şekilde bitsin istiyoruz. Arzu etmediğimiz bir rakam olursa biz bu işin içinde olamayız.” diye konuştu.

YORUMUMUZ

Yıllardır aynı filmi izlemekten bıktığımız için Ergun Atalay beyin şahsında sendikacılara sormak istiyoruz:

Siz neden 15 bin lira istiyorsunuz da, hükümet yetkilileri niçin 12 bin lira diyor.

Siz hadi 700 bin insanın menfaatini temsil ediyorsunuz. Peki oy almak konumunda olan hükümet niçin sizin talebinizi de aşan örneğin 20 bin lira vermiyor?

Siz alacağınız zammı cebinize mi koyacaksınız? Hükümet  üyeleri vereceği zammı cebinden mi verecek?

Kimse cebinden vermeyeceğine göre ortada yüzeysel olmayıp derinde oluşan ve süregelen temel bir problem var demektir.

Ey sendikacılar!  Mazur görün siz sendikacılık yapmıyorsunuz?

Gerçek sendikacılık araştırmayı ve gerçekçiliği gerektirir. Niçinleri araştırmayı icab ettirir.

Ülkemizde işçiyi de, işvereni de mağdur ve bütün milletimizi pahalılığa mahkum eden bir sömürü sistemi var:

Borca dayalı para sistemi ve faize dayalı ekonomi?

Yüzde üçyüz-dörtyüz kâr eden yalnızca bankalar. Elli kadar banka 12000 kadar şube ile bankacılık sermayeyi de, emeği de ve dolayısıyla milletimizi de sömürüyor.

Yalnızca, bankacılığın mevduatlardan oluşturduğu karşılıksız yapay para ve bu paradan aldığı faiz işçilere verilse işçinin yüzü güler.

Ama sendikacılar gafil, yalnız bilinçsizce istiyorlar. Rahatlarının bozulmasını istemedikleri için veya sömürü düzenin göremedikleri için yatıyorlar.

Yine soralım. 15 bin liramı mı istiyorsunuz, hadi aldınız, sorunu çözmüş mü olacaksınız. Yılbaşına kalmayacak artış istemeye başlayacaksınız. Aynı filmi yeni baştan izleyeceğiz.

Dünya emperyalizmine bağlanan bu sistem, maalesef hükümetleri de aşıyor ve Milli Mutabakatı gerektiriyor.

Bir uyarıyoruz  ve Ali Rıza Demircan hocamızın uyarılarını da hatırlatmak istiyoruz:

SENDİKACILIK HÜKÜMETİ VE İŞVERENİ ELEŞTİRMEK DEĞİL SİSTEMİ SORGULAMAKTIR

ETİKETLER: Manşet
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.