
Toplumsal dayanışmanın, acıları paylaşmanın ve zor zamanlarda omuz omuza vermenin simgesi olması gereken “yardım” kavramı, ne yazık ki bir kez daha vahim iddialarla sarsılıyor. Haluk Levent’in kurucusu olduğu Ahbap Derneği üzerinden yürütülen, milyarlarca liralık yardım paralarının akıbetine ve kişisel amaçlarla istismar edildiğine yönelik yargı soruşturmaları, kamuoyu vicdanında derin yaralar açmış durumda. Soruşturma dosyalarından sızan ve kamuoyuna yansıyan bilgiler, karşımızda sıradan bir suiistimalin değil; muvazaalı (danışıklı) ve gayrimeşru yöntemlerle örülmüş, adeta bir ahtapot misali çok kollu, organize ve mide bulandırıcı bir şebekenin olduğunu gösteriyor.
Şurası bir gerçek ki; böylesine devasa bir para trafiğinin bürokratik mekanizmalara takılmadan, denetim radarlarına yakalanmadan serbestçe dönmesi, ancak ve ancak bürokratik yahut siyasi gücü elinde bulunduran bazı odakların göz yumması veya doğrudan işin içinde yer almasıyla mümkündür. Süreç derinleştikçe, bu kirli çarkın dönmesine zemin hazırlayan “gölgeler” de şüphesiz birer birer gün yüzüne çıkacaktır.
Bu noktada iğneyi de çuvaldızı da doğru yere batırmak elzemdir.
Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın ömrünü adadığı siyasi mücadelede aynı ideal uğruna yol yürüdüğünü iddia eden ancak “dava adamlığı” sadece lafta, gösterişte ve şekilcilikte kalan bir güruh var. Ağzı küfürlü, çevresi sopalı, makamın ve gücün arkasına sığınan bu haysiyet ve onur yoksunu odaklar; kendi düşük profilli kifayetsizlerini örtbas etmek için canla başla çalışan gerçek dava adamlarını teşkilatlardan tasfiye etmekten çekinmediler. AK Parti’nin özünü oluşturan “ahlaklı siyaset” limanını kendi menfaatleri için kirleten bu asalakların, Ahbap üzerinden dönen bu örümcek ağının bir yerinde mutlaka karşımıza çıkacağına şüphe yoktur.
Ancak gözden kaçırılmaması gereken çok önemli bir irade mevcuttur:
Yakından takip ettiğimiz üzere, Cumhurbaşkanı Erdoğan en yakın çevresinde dahi olsa, iktidarın gücünü kullanarak gayrimeşru işlere bulaşan, millete hizmet yerine kendi cüzdanını dolduran hiç kimseyi bugüne kadar koruyup kollamamıştır, kollamayacaktır da. Onun bu tavizsiz duruşu, devletin ve siyasetin elden geldiğince temiz kalması adına en büyük güvencemizdir.
Gidişat net bir biçimde gösteriyor ki, bu soruşturmalar ve sarsıntılar birer son değil, aslında büyük bir temizliğin başlangıcıdır. Gerek ana muhalefet partisi CHP bünyesindeki, gerekse iktidar partisi AK Parti içerisindeki kirli unsurların ayıklanması, siyaset mutfağının baştan aşağı temizlenmesine vesile olacaktır. Türkiye’nin, her iki cenahta da yer alan bu asalaklardan kurtularak, arı duru, şeffaf ve pırıl pırıl bir siyaset arenasına kavuşması artık kaçınılmaz bir tarihi süreçtir.
Çünkü bu necip millet, depremzedenin, yetimin ve ihtiyaç sahibinin hakkına el uzatanların cezasız kalmadığı bir Türkiye’yi fazlasıyla hak etmektedir.
Gazprom yılın ilk yarısında 78,4 milyar ruble net kar elde etti hakkında son gelişmeler. Gazprom,…
Bakan Kacır Verimlilik Proje Ödülleri hakkında son gelişmeler. Bakan Kacır, Verimlilik Proje Ödülleri ile yenilikçi…
Borsa İstanbul'da gong Metgün Enerji Yatırımları AŞ için çaldı hakkında son gelişmeler. Borsa İstanbul'da gong,…
Borsa İstanbul'da gong Metgün Enerji Yatırımları AŞ için çaldı hakkında son gelişmeler. Borsa İstanbul'da gong,…
Bakan Kacır Verimlilik Proje Ödülleri hakkında son gelişmeler. Bakan Kacır, Verimlilik Proje Ödülleri ile yenilikçi…
BM'den Batı Şeria'daki kötüleşen gidişatı tersine çevirmek için acil adım atılması çağrısı hakkında son gelişmeler.…
View Comments
Sayın Fehmi Yağlı Bey... Maalesef üzülerek belirtmeliyiz ki, Tek Paati döneminden bugünlere gelinceye kadar politika hayatımızda yolsuzluklara, hırsızlıklara ve usülsüzlükelre bulaşmamış bir poltikacı görmemiz ve bulmamız hemen hemen imkansız vir durumdadır. Bu bağlamda, beynalarda bulunan ilmi şahsiyetlerimizden merhum Said-i Nursi ; "Euzuvillâhimineş-şeytani ves-siyaseh..." buyurarak müslümanları ülkemizde icra edilen şekliyle mülevves siyaset yapmaktan sakındoırmıştır. Ama, gel gör ki heyaaat ! Bu zatınpeşinde oldukalrını söyleyen şakid ve bağlıları sanki, kendilerine "siyasetin tam göbeğinde, ortasında bulunun..." tavsiyesi yapılmış gibi hareket etmiş ve merhumun siyasetten Allah'a sığınma tavsiyesinin çivisini çıkartarak sulandırmışlardır. Vw yine bir başka Allah Dostu ülkemzideki siyaset için "siyah-set" olarak bir tabirle uygulanan politkaları ve poltikacıları kınamış, sürekli birbirlerini kötüleyen ve boğazlayan siyaset görünümünü asla önaylamamıştır. Bizim kanaatimiz de o'dur ki, bugün için politkayla hem-hal olmak ve bir siyasi partinin bendesi olmak, şiddetle kaöınılması gerekn bir durumdur ve Rabbimize karşı yapmak zorunda olduğumuz kulluk görevlerimizin yerine getirilemsine takoz ve engel olan bir durumdur diye düşünüyorum. Allah hepimizi bu istenmeyn durumdan kurtarsın ve ıslah etsin diyoeum
Siyaset insanoğlunun yaşam felsefesinin ve kalitesinin ta kendisidir. İnsanoğlunun özel hayatı olsun toplumsal sosyal hayatı olsun siyasetin tamda kendisidir. "Siyaseti önemsemeyen müslümanları, müslümanları önemsemeyen siyasetçiler yönetir " Çağımız dünyasında küresel boyutta olduğu gibi. Zelil ve rezil bir hayata mahkum olurlar Çin'de Rusya'da olduğu gibi Müslümanlıklarından vazgeçerirler adamı.