islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
47,5420
EURO
54,8612
ALTIN
6.216,54
BIST
13.458,10
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
31°C
İstanbul
31°C
Az Bulutlu
Salı Parçalı Bulutlu
31°C
Çarşamba Açık
32°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
30°C
Cuma Parçalı Bulutlu
31°C

Son Teşrik Tekbiri ve Ardımızda Bıraktığımız Bayram

Son Teşrik Tekbiri ve Ardımızda Bıraktığımız Bayram
30/05/2026 00:56
A+
A-

Son Teşrik Tekbiri ve Ardımızda Bıraktığımız Bayram

Bugün ikindi namazıyla birlikte son teşrik tekbirini getirecek ve bir Kurban Bayramı’nı daha geride bırakacağız.

Dillerimizden yükselen “Allahu Ekber” nidaları sona ererken, asıl cevaplanması gereken soru şudur: Bayram bize ne kattı? Biz bayramdan ne aldık? Ve daha önemlisi, bayramın bizden istediği kulluk, kardeşlik ve sorumluluk bilincini ne kadar hayatımıza taşıyabildik?

Bayramlar, takvim yapraklarına sıkıştırılmış birkaç günlük tatiller değildir. Bayramlar, ümmet olma şuurunun yeniden diriltildiği, kalpler arasındaki duvarların yıkıldığı, kardeşliğin yeniden inşa edildiği müstesna zaman dilimleridir.

Kur’an-ı Kerim‘in açık hükmü şudur:

“Ancak müminler kardeştir.”

Ne var ki bayram boyunca milyonlarca Müslüman aynı kıbleye yönelmesine rağmen, aynı kardeşlik iklimini ne kadar yaşayabildiğimiz tartışmalıdır.

Bugün dünyanın dört bir yanında Müslümanlar acı çekiyor. Gazze’de çocuklar açlıkla, bombalarla ve ölümle mücadele ediyor. Doğu Türkistan’da, Arakan’da, Sudan’da, Yemen’de ve daha nice mazlum coğrafyada insanlar hayatta kalma savaşı veriyor.

Eğer bayramlar bizi bu acılar karşısında harekete geçirmiyorsa…

Eğer bayramlar bizi ümmetin yaralarına karşı duyarlı hale getirmiyorsa…

Eğer bayramlar sadece yeni elbiseler, zengin sofralar ve birkaç gün süren tatil planlarından ibaret kalıyorsa…

O zaman bayramların ruhunu kaybetme tehlikesiyle karşı karşıyayız demektir.

Çünkü bayramı bayram yapan şey, yalnızca kurban kesmek değildir.

Bayramı bayram yapan şey; paylaşmaktır, hatırlamaktır, kucaklaşmaktır, dertlenmektir, kardeşinin derdiyle hemhal olmaktır.

Ne yazık ki modern hayatın hızında bayramlar da dönüşmeye başladı.

Eskiden bayram denildiğinde ana baba ziyaretleri akla gelirdi. Büyüklerin elleri öpülür, akrabalar dolaşılır, komşular ziyaret edilir, kırgınlıklar sona erdirilirdi.

Bugün ise birçok ailede bayram, tatil rezervasyonlarının tarihine göre şekilleniyor. Anne ve babalar yalnız bırakılıyor. Akrabalarla bağlar zayıflıyor. Bayramlaşmalar birkaç saniyelik telefon mesajlarına veya sosyal medya paylaşımlarına indirgeniyor.

Oysa bayramın ruhu, insanı insana yaklaştırmaktır.

Kurban Bayramı‘nın bize öğrettiği en büyük hakikatlerden biri de fedakârlıktır. Hz. İbrahim’in teslimiyeti ve Hz. İsmail’in sadakati, sadece anlatılan bir kıssa değil; her çağın insanına yön veren bir ahlak mektebidir.

Fedakârlığın unutulduğu, paylaşmanın azaldığı, kardeşliğin zayıfladığı bir toplumda bayramlar şeklen devam etse bile ruhen eksilmeye başlar.

Bugün son teşrik tekbirini getirirken belki de kendimize şu soruları sormalıyız:

Gazze için ne yaptık?

Mazlumlar için hangi adımı attık?

Kırgın olduğumuz kaç insanla barıştık?

Kaç yetimin başını okşadık?

Kaç yoksulun sofrasına katkı sunduk?

Kaç anne ve babanın gönlünü aldık?

Çünkü bayramlar gelip geçer; fakat bayramların bize yüklediği sorumluluklar baki kalır.

Şimdi bir bayramı daha uğurluyoruz.

Dileriz ki geride yalnızca kesilmiş kurbanlar değil, arınmış kalpler de bırakmış olalım.

Dileriz ki son teşrik tekbiriyle birlikte sona eren sadece bayram günleri olsun; kardeşlik, dayanışma, merhamet ve ümmet bilinci değil.

Ve dileriz ki gelecek bayramlara, birbirinden uzaklaşmış Müslüman topluluklar olarak değil; aynı acıya üzülen, aynı sevince ortak olan, aynı kıble etrafında kenetlenmiş gerçek kardeşler olarak ulaşabilelim.

Çünkü bayramlar geçer.

Fakat ümmet olma sorumluluğu hiçbir zaman bitmez.

İSLAMİ HABER “MİRAT”

YOUTUBE

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.