islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
47,1648
EURO
53,9432
ALTIN
6.056,88
BIST
13.976,68
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
31°C
İstanbul
31°C
Açık
Cumartesi Açık
30°C
Pazar Parçalı Bulutlu
30°C
Pazartesi Açık
32°C
Salı Parçalı Bulutlu
32°C

Srebrenitsa’dan Gazze’ye: Değişmeyen Sessizlik, Değişmeyen Vicdan Sınavı

Srebrenitsa’dan Gazze’ye: Değişmeyen Sessizlik, Değişmeyen Vicdan Sınavı
11/07/2026 11:27
A+
A-

Srebrenitsa’dan Gazze’ye: Değişmeyen Sessizlik, Değişmeyen Vicdan Sınavı

11 Temmuz…

Takvim yapraklarında sadece bir tarih değildir.

Avrupa’nın tam ortasında, insan haklarının, hukukun ve medeniyet söylemlerinin en çok dillendirildiği coğrafyada yaşanan büyük bir utancın adıdır.

Srebrenitsa…

Birleşmiş Milletler tarafından “güvenli bölge” ilan edilen bir şehir…

Silahlarını teslim etmiş insanlar…

Mavi berelilere güvenen binlerce masum…

Ve dünyanın gözleri önünde gerçekleşen tarifsiz bir katliam…

Yaklaşık sekiz binden fazla Boşnak erkek ve çocuk sistematik şekilde öldürüldü. Anneler evlatlarını, çocuklar babalarını, eşler sevdiklerini toprağa değil, toplu mezarlara teslim etti.

Aradan yıllar geçti.

Acılar dinmedi.

Sadece mezar taşlarının sayısı arttı.

**

Srebrenitsa bize yalnızca bir katliamı hatırlatmıyor.

Bize, dünyanın bazen ne kadar sessiz kalabileceğini de hatırlatıyor.

Diplomatik açıklamalar yapılırken insanlar öldü.

Toplantılar sürerken şehirler boşaltıldı.

Kınama mesajları yayımlanırken masumlar toprağa düştü.

İnsanlık, Srebrenitsa’da sadece insanları değil, kendi vicdanını da kaybetti.

**

Bugün benzer bir vicdan muhasebesi Gazze için yapılıyor.

Bombaların altında kalan çocuklar…

Enkazdan çıkarılan bebekler…

Hastanelerde ilaç bekleyen hastalar…

Açlıkla mücadele eden aileler…

Ve bütün bunları canlı yayınlarda izleyen milyarlarca insan…

Gazze’nin hukuki, siyasi ve askeri boyutları elbette uluslararası platformlarda tartışılmaya devam edecektir. Ancak tartışılmayacak tek gerçek vardır:

Sivillerin hayatı, kimliklerinden bağımsız olarak korunmalıdır.

Bir çocuğun gözyaşının milliyeti olmaz.

Bir annenin feryadı dinine göre değişmez.

Masum bir insanın canı, dünyanın neresinde olursa olsun aynı değerdedir.

**

Ne var ki uluslararası kamuoyunun bazı krizlerde çok hızlı, bazılarında ise oldukça yavaş refleks göstermesi uzun yıllardır tartışılan bir gerçektir.

Bazı şehirlerde yaşanan trajediler günlerce dünya gündeminin ilk sırasında yer alırken, bazı coğrafyalarda yıllarca süren acılar sıradan haber başlıklarına dönüşebiliyor.

İşte insanların vicdanını yaralayan da budur.

Acılar arasında hiyerarşi kurulması…

Mazlumlar arasında ayrım yapılması…

Kimin yasının daha değerli olduğuna karar verilmesi…

Oysa adalet, seçici olduğu gün adalet olmaktan çıkar.

İnsan hakları, herkese eşit uygulanmadığında yalnızca güçlülerin ayrıcalığı hâline gelir.

***

Srebrenitsa’da toprağa düşenler Boşnak Müslümanlardı.

Gazze’de hayatını kaybedenlerin önemli bir kısmı da Müslüman Filistinliler.

Fakat mesele sadece din değildir.

Mesele, insan hayatına verilen değerin herkese eşit olup olmadığıdır.

Eğer bir çocuğun ölümü dünyanın bir köşesinde ayağa kalkmasına neden olurken, başka bir çocuğun ölümü birkaç satırlık haberle geçiştiriliyorsa, burada sorgulanması gereken şey vicdanın evrenselliğidir.

Çünkü insan hakları coğrafyaya göre değişmez.

Merhametin pasaportu olmaz.

Adaletin dini, dili ve ırkı yoktur.

**

Kur’an-ı Kerim şöyle buyurur:

“Kim bir cana kıymamış veya yeryüzünde bozgunculuk yapmamış bir kimseyi öldürürse, bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim de bir canı kurtarırsa bütün insanları kurtarmış gibi olur.” (Maide, 5/32)

Bu ilahi ölçü, insan hayatının ne kadar kıymetli olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.

Bugün ihtiyaç duyduğumuz şey, yalnızca yeni kınama metinleri değildir.

İhtiyaç duyduğumuz şey, Srebrenitsa’nın bir daha yaşanmaması için gösterilen iradenin, dünyanın her köşesinde aynı kararlılıkla gösterilmesidir.

Gazze’de…

Ukrayna’da…

Sudan’da…

Myanmar’da…

Nerede masum bir insan ölüyorsa, aynı vicdanın ayağa kalkmasıdır.

Çünkü gerçek medeniyet, güçlülerin değil mazlumların yanında durabilmektir.

Srebrenitsa’nın mezar taşları bugün hâlâ sessizce konuşuyor.

Gazze’nin enkazı da aynı soruyu soruyor:

“İnsanlık, gerçekten herkese eşit mi?”

Bu soruya verilecek cevap, sadece bugünü değil, gelecek nesillerin vicdanını da şekillendirecektir.

İSLAMİ HABER “MİRAT”

YOUTUBE

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.