İSLAM’IN LAİKLİĞE İTİRAZI: BİR İNANÇ TERCİHİ DEĞİL, EGEMENLİK TASAVVURU TARTIŞMASIDIR Her anayasa tartışmasının yeniden gündeme geldiği dönemlerde, Türkiye’de aynı soru tekrar sorulmaktadır: “Müslümanlar laikliğe neden itiraz ediyor?” Bu soru çoğu zaman yalnızca bir siyasi tercih meselesi gibi ele alınmakta, meselenin inanç, hukuk ve dünya görüşü boyutu ise yeterince tartışılmamaktadır. Oysa...
Prof. Dr. Ahmet Ağırakça’dan Yeni Eser: “Kur’ân-ı Kerîm Işığında Risaletin Tarihi” Okuyucuyla Buluştu İslâm tarihi ve İslâm düşüncesi alanındaki çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. Ahmet Ağırakça’nın yeni eseri “Kur’ân-ı Kerîm Işığında Risaletin Tarihi”, Duruş Yayınları etiketiyle yayımlandı. Klasik “Kısas-ı Enbiya” ve “Peygamberler Tarihi” eserlerinden farklı bir yaklaşım ortaya koyan kitap, Kur’an...
MESİH VE MEHDİ: SONUÇ Teşrih masasına yatırdığımız İsa’nın nüzulü ve Mehdi’nin zuhuru konusunda şu sonuca varıyoruz: 1. Haberler kritik edilmeli aksi halde bu metinler imani/itikadi mesele kabul edilip, haberleri reddedenler tekfir edilir, tekfir edilen öldürülür, malına el konur. 2. Haberler, aslında üç din müntesiplerinin aralarındaki rekabet ve birinin diğerlerini hakimiyeti...
ŞERİAT TARTIŞMALARINDA HAKİKATİN İZİ Bir Bildiriye İlmî ve Tevhid Merkezli İtiraz Son dönemde bazı ilahiyatçıların imzasıyla yayımlanan ve “Şeriatın insan onurunda karşılığı yoktur” sonucuna ulaşan bildiri, yalnızca bir hukuk tartışması değildir. Bu metin aynı zamanda İslam’ın hayata dair hükümleri, Kur’an’ın toplumsal düzen tasavvuru ve Müslümanların tarih boyunca oluşturduğu medeniyet anlayışı...
MÜSLÜMAN, SİYASETİ DOĞRU OKUMA KABİLİYETİ YÜKSEK İNSAN OLMALI Bir toplumun geleceğini belirleyen şey yalnızca ekonomik gücü, askerî kapasitesi veya teknolojik imkânları değildir. Asıl belirleyici olan, o toplumun olayları nasıl okuduğu, hakikati nasıl anladığı ve önüne çıkan gelişmeleri hangi ölçülerle değerlendirdiğidir. Çünkü yanlış okunan bir gerçeklik, insanı yanlış sonuçlara götürür. Yanlış...
DİNİN ÖLÇÜSÜ NASLAR MI ALIŞKANLIKLARIMIZ MI? Türkiye’de din tartışmalarının merkezinde, çoğu zaman fark edilmeyen bir mesele vardır: Biz gerçekten İslâm’a mı uyuyoruz, yoksa İslâm’ı kendimize mi uyduruyoruz? Asıl soru budur. Çünkü pratikte ortaya çıkan manzara şunu göstermektedir: Dinin ölçüsü, çoğu zaman Kur’an ve sünnet değil; devletin çizdiği sınırlar, toplumun yerleşik...
MESİH-MEHDİ İNANCININ “YENİ OKUMA”SI Gerek Hz. İsa’nın nüzulünü gerekse Mehdi’nin zuhurunu İslam nokta-i nazarından kabul etmeyenler var, İbn Haldun bunların başında gelmektedir. Fazlurrahman “İslam” adlı kitabında “Mesih ve Mehdi inancının resmi Sünni Kelam sistemine sokulmamakla beraber Sünni halk arasında daima önemini koruduğunu, bu fikir veya inancın ahlaki zaaflara yol açtığını,...
OBJEKTİF OLMANIN VE DİYALOG USULÜNÜN ÖNEMİ Objektif olabilmek düşünce ve bilginin geliştirilmesi ve olgunlaştırılması bakımından temel şarttır. Doğru bir bakış, doğru bir düşünce ve hatta doğru bir yöntemin varlığı objektif olmanın şartına bağlıdır. Çünkü bir şeyin etkisi altındayken onu okumak ya da onunla bağ kurmak, çoğu zaman o konuya yönelik...
MESİH-MEHDİ HABERLERİ VE DEĞERİ Mesih’in nüzulü ile Mehdi’nin zuhuru arasındaki ilişkilerin mahiyetine dair rivayetler ve nakledilen haberlerden açıkça anlaşılıyor ki, her ikisinin yeryüzünde görünmesi eşzamanlı olacaktır; iki zat birbirleriyle karşılaşacak, hatta ortaklaşa hareket edip yüklendikleri misyonu yerine getireceklerdir. El Berzenci’nin kaydına göre küçük bir bilginler grubu, “İsa’dan başka Mehdi yoktur,”...
MİSYONER DAYATMASI DİN TASNİFİNE KARŞI DOĞRU DİN TASNİFİ Kur’an-ı Kerim ve Sünnet din konusunda bir sınıflama yapmıştır. Diri bir Kur’an okuyucusu bunu her zaman fark eder. Naslarda kullanılan; tahrif, tebdil, guluvv (aşırılık), ketm (hükümleri saklamak), ayetleri satmak gibi ifadeler, yapılacak din tasnifiyle ilgili anahtar kelimelerdir. Kur’an ve Sünnet bütünlüğü, Hz....
SÜNNİ VE ŞİİLERİN MESİH-MEHDİ BEKLENTİSİ İslam’ın bilgi edinme usulü açısından bakıldığında Kur’an ve Sünnet istinbat edilecek bilgi ve hükümlerin asli iki kaynağıdır. Hz. İsa hakkında Kur’an-ı Kerim’de geniş bilgiler (93 ayette) verilmektedir. (1) Ancak mucizevi doğumu, annesi bakire ve temiz Meryem’in başından geçenler, kavmiyle olan ilişkisi ve ref’iyle ilgili bilgiler...
İLİŞKİLERİN MANEVİ ONTOLOJİSİ: TEVHİT, ADALET VE SORUMLULUK EKSENİNDE İNSANÎ BAĞLAR Giriş: İlişkinin Ruhu ve Ontolojik Zemin İlişki, modern dünyanın sığ tanımlarının aksine, yalnızca iki varlığın fiziksel veya sosyal etkileşimi değil, aslında ‘bir ruh üzerine kurulu derin bir mahiyettir’. Bu mahiyeti kavramak için öncelikle her ilişkinin bir hedef ve amaca istinaden...
MUTLULUK HUZUR VE KADER: HAYATI ANLAMLI KILAN ÜÇ KAVRAM Çoğu insan, hayatı boyunca mutluluğun peşinden koşar; fakat aradığı şeyin aslında mutluluk değil, huzur olduğunu fark etmez. Çünkü mutluluk çoğu kere elde edilen bir başarıya, güzel bir habere veya arzu edilen bir nimete kavuşmaya bağlı olarak ortaya çıkan bir duygudur. Huzur...
BİLGİDEN HİKMETE, İLİMDEN İHYAYA İslam ümmetinin bugün yaşadığı krizlerin önemli bir kısmı, bilgi eksikliğinden değil, bilginin doğru istikamette kullanılmamasından kaynaklanmaktadır. Geçmiş dönemlerle kıyaslandığında dinî bilgiye ulaşmak hiç olmadığı kadar kolaydır. Tefsirler, hadis kaynakları, ilmî sohbetler ve eğitim içerikleri birkaç dokunuşla insanların önüne gelmektedir. Buna rağmen Müslümanların zihninde ciddi bir dağınıklık...
MÜSLÜMAN ZİHNİN DAĞINIKLIĞI Bugünün Müslüman dünyasında en büyük krizlerden biri bilginin yokluğu değil, bilginin istikametsizliğidir. Kitaplar çoğalmış, konuşmalar artmış, ilim meclisleri genişlemiş, dijital mecralarda dinî içerik fazlalaşmıştır; fakat bütün bu yoğunluğa rağmen Müslüman zihinde bir dağınıklık, kararsızlık ve istikametsizlik görülmektedir. Çünkü bilgi vardır ama hikmet eksiktir; ilim vardır ama hayatı...
KÜRESEL KÜFRÜN KUŞATTIĞI DÜNYADA MÜSLÜMANLAR NE YAPACAK? Küresel küfrün kuşattığı dünyada, Müslümanların ne yapması gerektiğine dair sorulan soru, onlarca yıldır yapılan analizlerin, teşhis ve tespitlerin nihayetinde, cevap bekleyen haklı bir sorudur. Ki, aynı zamanda içinde acil ve haklı bir beklentiyi de barındırır. Eğer soru cevaplanamıyorsa, ilmi birikimin ve entelektüel sermayenin...
KENDİNBİLMEK Yunus’a atfedilen “ilim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir, sen kendini bilmezsin, bu nice okumaktır”, 1826 devrimine kadar hâkim Muhiddin el-Arabî düşüncesinin sadeleşmiş haliydi. Eski Anadolu Türkçesiyle ‘kendinbilmek’, Kuran diliyle ‘şuur’, Ankara bürokratının sabah Cumhuriyet’ini okuyup öğleden sonra kahvesini içerken imâl ettiği dille ‘bilinç’, ilimden önde gelir, “bu olmadan bilgide...
SÜNNİ KURUCU İMAMLARDAN EBU HANİFE Hanefi mezhebinin kurucu imamı Ebu Hanife (h. 150/m. 797), Fars asıllı olup ticaretle uğraşan varlıklı bir ailenin çocuğudur, sonraları ticari işlerini yavaşlatıp ilme intisap etmiştir. Başlangıçta kelam ile uğraşırken sonraları fıkha yönelmiş, bu konuda otorite olmuştur, öyle ki ona “İmam-ı azam” ünvanı verilmiştir. Tabakat...