MİRASIN GÖLGESİNDE KAYBOLAN VİCDAN İnsan, çoğu zaman menfaatler çatıştığında gerçek yüzünü ve karakterini belli eder. Hele söz konusu olan miras ise gerçek karakter ve kişilik daha da belirgin hale gelir. Çünkü miras, sadece malın el değiştirmesinden ibaret değildir, aynı zamanda değerlerin, ahlâkın ve insanlığın da bir imtihan göstergesidir. Bu imtihanda...
AHLÂK MI? AHLÂKSIZLIK MI? Hayatın ve varlığın anlam ve amacını kaybeden insan, ahlâkını da kaybeder. Yaşamanın anlamını bulamayan insan, ahlâkını da bulamaz. Ahlâksızlık bir anlamsızlıktır, amaçsızlıktır, ulu-orta yaşamaktır. Tabiri caizse; şalgam gelip turp gitmek gibidir. Anlamsız ve amaçsız bir hayat, ahlâksız bir hayattır. Aynı zamanda bireysel ve toplumsal bir ahlâk...
TÜREDİ ZENGİNLER VE YOZLAŞMA İnsanın değeri, sahip olduğu servet ile değil; sahip olduğu bu servetin kendisini yönetmesine izin verip vermemesi ve onu bir amaç hâline dönüştürüp dönüştürmemesiyle doğrudan ilişkilidir. Zira servet, kimileri için bir yükseliş vesilesi olurken, kimileri için de karakterini çözen ve ahlâkını çürüten bir etkene dönüşür. Nitekim nice...
YAŞADIKÇA ÖĞRENMEK: HAYATA DAİR DÜŞÜNCELER İnternet sitelerinde yer alan “Oğullar babaları hakkında ne düşünür?” başlığı altında verilen bilgiler, oldum olası ilgimi çekmiştir. Bu yazıda bir çocuk, 6 yaşına geldiğinde, “Babam her şeyi biliyor”; 10 yaşına geldiğinde, “Babam çok şey biliyor”; 15 yaşına geldiğinde, “Ben de babam kadar biliyorum”; 20 yaşına...
İNSAN OLMAK: AKIL, VİCDAN, İRADE VE SORUMLULUK İnsan olmak, yalnızca biyolojik bir varlık olarak dünyaya gelmek değildir; asıl mesele, bu varoluşu anlamlandırabilmek, ona değer katabilmek ve onu ahlâkî bir zemine oturtabilmektir. Diğer bir ifade ile insan olmak, bu biyolojik varlığı/beşeri, ahlâkî bir varlığa/insana dönüştürebilmektir. Zira beşer kavramı, insan denilen bu...
“SEVGENÇLİK”TEN SORUMLU GENÇLİĞE Gençlik, bir toplumun dinamiğidir. Bu dinamik unsurun maddi ve manevi donanımlı olması hayati bir öneme haizdir. Çılgın, zinakâr, hayatı umursamayan, gayesiz, geleceğe ait tasarımları olmayan, üretmeyen hep tüketen bir gençlik, toplumun sırtında bir kamburdur. Zamanında çaresine bakmadığı, gençliği başıboş bıraktığı için de toplum, bu kamburun altında ezilmeye...
05/05/2026 09:42
Web sitemizde size en iyi deneyimi sunabilmemiz için çerezleri kullanıyoruz. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, bunu kabul ettiğinizi varsayarız.