ERTLENSE BİLE ALLAH KELİMESİNİ (HÜKMÜNÜ) GERÇEKLEŞTİRİR Allah (st) önce Kur’ân’ın fesâhât ve belağâtına (üstün söz sanatına), lafzının ve anlamının pekiştirilmiş olduğuna, buna rağmen müşriklerin/kâfirlerin ona iman etmediğine işaret ettikten sonra onların inkârlarının yalnızca kör bir inat ve azgınlık yüzünden olduğuna dikkati çekiyor. Bir âyette şöyle deniyor: “Biz onu Arapça bilmeyenlerden...
ALLAH’IN KELİMESİ (HÜKMÜ) ZAMANI GELİNCE UYGULANIR Rabbimiz (st) Fussilet Sûresinde şöyle buyuruyor: “Andolsun biz Musa’ya Kitab’ı verdik, onda da ayrılığa düşüldü. Eğer Rabbinden bir söz/hüküm (kelime) geçmiş olmasaydı, aralarında derhal hükmedilirdi (işleri bitirilirdi). Onlar Kur’an hakkında derin bir şüphe içindedirler. Kim sâlih amel (yararlı iş) yaparsa bu kendi lehinedir. Kim...
BÜYÜK HABERİN SORUSU Adını “haber” anlamına gelen ve ikinci âyette geçen “nebe” kelimesinden alan “Nebe Sûresi”, Kur’ân’ın resmî dizilişine göre 78, iniş sırasına göre ise 80. sırada yer almaktadır. Mekkî bir sûredir ve 40 âyetten meydana gelmiştir. Sûrede üzerinde durulan temel konular; kıyâmet, diriliş, evrenin yaratılışı, hesap/hüküm günü, cennet/cehennem ve...
ALLAH’TAN BİR KELİME (HÜKÜM) GEÇMEMİŞ OLSAYDI Bazı âyetlerde ‘kelime’nin; ilâhi hüküm, karar, söz anlamında geçtiğini görüyoruz. Rabbimiz O bilinen Gün, hesap günü geldiği zaman kendisinin izin verdiğinden başkasının konuşamayacağını, dünyada yaptıklarının sonucu olarak bazılarının mutlu, bazılarının bedbaht olacağını beyan ediyor. Bedbaht (şaki) olanlar cehennemliktir, orada sonsuza kadar kalacaklar. Mutlu olanlar...
Ölüm Cennet’e veya Cehennem’e Yoldur KADİR İNANIR’IN (HER BİRİMİZİN) YOLCULUĞU NEREYE? Ölüm Kadir İnanır’a olduğu gibi uzun süreli bir hastalıkla, yani rahmet uyarısıyla geliyorum diyerek gelmez; ama her an herkese ve mutlaka geleceğine göre soruyu doğru sormalı ve alınan her ölüm haberi sonrasında Yolculuğum Nereye demeliyiz. Allah ondan razı olsun,...
TARTININ/TERCİHİN İKİ KEFESİ “Mevâzin” kelimesi “Mîzân” kelimesinin çoğuludur. Mîzân, sözlükte “bir şeyin ağırlığını tahmin etmek, ölçüye vurmak, tartmak” anlamındaki “vezn” kökünden türemiş bir isim olup “tartı aleti, tartmada kullanılan ağırlık; adalet” mânâlarına gelir. Mîzânın âyet ve hadislerde kullanılışı çerçevesinde terimleşen içeriği ise âhiret hâllerinin belli bir merhalesinde sorumluların, sorguya çekilmelerinin...
DİNİ, İDEOLOJİLEŞTİREREK SÖMÜRENLER Bizim vazifemiz, İslam’ı Allah’tan geldiği ve Rasûlullah’ın tebliğ ettiği orijinal haliyle kabullenip yaşamaktır. O, herhangi bir dünya görüşü ve hayat tarzına payanda olarak kullanılmak için gelmemiştir. Çünkü İslam’ın kendisi bir hayat tarzıdır. Onun için makamı, mevkii, rütbesi, unvanı, sosyal statüsü, dindeki yeri ve akademik kariyeri ne olursa...
KUR’AN AÇISINDAN İSA’NIN NÜZULÜ (2) Malum olduğu üzere Hristiyanlar arasında İsa’nın tabiatı konusunda temel görüş ayrılıkları var. Bu görüş ayrılığı Hristiyan teolojisinin temelini oluşturur. Tartışma doğrudan “tanrının zatı ve tabiatı”yla ilgilidir. İslam kelamında “Allah’ın zatı” müzakere veya tartışma konusu değildir, bu yüzden İslam kelamına “teoloji” denmez, hatta “ilahiyat” dense bile...
KUR’AN’DA AZAP KELİMESİ (KELİMETÜ’L-AZAB) Allah (cc) şöyle buyuruyor: “İnkâr edenler grup grup Cehenneme sevk edilirler. Cehennem’e vardıklarında oranın kapıları açılır ve Cehennem bekçileri (hazene) onlara şöyle derler: “Size içinizden, Rabbinizin âyetlerini size okuyan ve bu gününüze kavuşacağınıza dair sizi uyaran elçiler gelmedi mi?” Onlar da “Evet geldi” derler. Fakat inkârcılar...
TARTININ/TERCİHİN İKİ KEFESİ “Mevâzin” kelimesi “Mîzân” kelimesinin çoğuludur. Mîzân, sözlükte “bir şeyin ağırlığını tahmin etmek, ölçüye vurmak, tartmak” anlamındaki “vezn” kökünden türemiş bir isim olup “tartı aleti, tartmada kullanılan ağırlık; adalet” mânâlarına gelir. Mîzânın âyet ve hadislerde kullanılışı çerçevesinde terimleşen içeriği ise âhiret hâllerinin belli bir merhalesinde sorumluların, sorguya çekilmelerinin...
BEKLENEN MEHDİ Hem Sünni hem Şii doktrin açısından, bozulmanın had safhaya ulaştığı bir zamanda bir kurtarıcı zat gelecektir. Hadis kaynaklarında kötülüğün ve zulmün sembolü 30 kadar Deccal (veya deccallerden bahsedilirken, kurtarıcı olarak tek bir Mehdi’den bahsedilmektedir. Bu durum iki ana akım arasında belli bir fark veya kurtarıcı profil farkını çıkarmaktadır....
ADALET SİYASET İLİŞKİSİ ÜZERİNE Kur’an, peygamberler üzerinden tüm insanlığa adaletten ayrılmamalarını emretmiş ve adaletin tüm peygamberlerin sıfatı olması nedeniyle bütün zaman ve mekânlar için evrensel bir nitelik oluşuna dikkat çekmiştir. Hususiyetle de idarecilerin ve siyaset adamlarının adaletten ayrılmamasını emreden Hz. Peygamber(s.), “Allah katında en yüce konuma sahip olanların, konuştuğunda doğruyu...
KAPIYI ŞİDDETLE ÇALAN FELÂKET Kari’a Sûresi, resmî dizilişe göre 101, iniş sırasına göre 30. sûredir ve 11 âyetten meydana gelmiştir. Mekkî karakterli olan ve Kureyş Sûresi’nden sonra inen bu sûre adını ilk âyetinde geçen “kari’a” kelimesinden almıştır. Sûrede kıyâmet günü ve sonrasındaki âhiret hayatına ait olaylardan bahsedilmektedir. “Kari’a” kelimesi “çok...
GÜCÜN ŞEYTANLA İTTİFAKI! İnsanlık tarihi, özünde tek bir mücadelenin tarihidir: – Gücü elinde tutan kim ve bu gücü ne adına kullanıyor? Tarihin ilk sayfasından bugüne, yeryüzünün değişmez yasası hükmünü sürdürmektedir; Kuvvetli olan, dünyayı yönetme hakkına sahip olmaktadır. Ancak mesele sadece güce sahip olmak değil, o gücün hangi ahlaki zemine oturtulduğudur....
VE ALLAH (cc) ŞEYTAN’I (la) YARATTI! Şeytan sadece münkir değil, münafıktır da. Kur’an-ı Kerim Müslümanları bu konuda uyarır. Fatır Suresi’nin 5. ayetinde ne deniliyordu bizlere: “Ey insanlar! Allah’ın vaadi gerçektir. Dünya hayatı sakın sizi aldatmasın. O aldatıcı (şeytan) da Allah hakkında sizi kandırmasın.” Lokmân Suresi’nin 33. ayetinde de “O yoldan...
KIYÂMET KAPIYA DAYANDI Kamer Sûresi’nin ilk âyeti “Son saat yaklaştı” uyarısıyla başlamaktadır. Âyette yaklaşma anlamındaki “ıkterebe” fiili, deyimsel olarak “evin yakınına konmak” anlamına gelmekte ve Türkçedeki “kapıya dayanmak” deyimine benzemektedir. Anlaşılıyor ki, son saat beklenen ve mutlak gerçekleşecek olan “Kıyâmet” olgusuna işâret etmektedir. Zaten âyetin ifâdesinin “geçmiş zaman” kipi ile...
‘‘İLAHİ DÜZENE SAVAŞ AÇAN İSRAİL! KIYAMETİ ZORLAYAN ZÂLİM!’’ Gecenin karanlığında yıldızlar birbirine çarpmadan parlar. Galaksiler, trilyonlarca gök cismiyle muazzam bir denge içinde döner. Doğada çiçekler dikenin yanı başında büyür, ormanlar binlerce canlı türünü bir arada yaşatır. Gölgesinde soluklanan kurbağayla dalında şarkı söyleyen kuş arasında ne üstünlük yarışı vardır, ne de...
Dünya hayatının aldatıcı düzeni içinde insanın kendini güvende hissetmesi, çoğu zaman azabı ve kıyameti göz ardı etmesine yol açar. Yûsuf sûresi 107.-108. ayetler, bu gaflet perdesini yırtarak bizi hem yaklaşan hakikate hem de ona nasıl çağrıda bulunmamız gerektiğine davet ediyor. Zira basiretle yürütülmeyen her çağrı sonuçsuz kalabilir. Bu yazıda bir...