GAZZE DAHA BİR FRAGMAN Kelebeklerin, uğur böceklerinin, arıların başına gelenler biz insanoğullarının da başına gelecek… Aslında biz önce havayı, suyu, toprağı kaybettik. Üçünü de zehirledik ve sömürdük, kirlettik. Hala da zehirlemeye, kirletmeye, sömürmeye devam ediyoruz. Onun için yediğimiz sebzeler, meyveler, tahıllar, hatta ballarımız bile zehirli. Zehir yiyor, zehir içiyor, zehir...
NİTELİKSİZ NİCELİĞİN ÇIKMAZI Temmuz ve ağustos aylarında Karadeniz bir başka güzeldir. Özellikle Ordu, Giresun ve Trabzon’da bu aylar, fındık mevsimi demektir. Bu yüzden gurbette yaşayan bu yörenin insanları, doğdukları topraklara dönüp hem sıla-i rahim yapmak hem fındık toplamak hem de yaylaların serin havasını teneffüs etmek isterler. Bu, onlar için sıradan...
SİYASETİN REEL VE İDEAL POLİTİĞİ Çoğu zaman ideal politik ile reel politiğin ayrı, hatta karşıt siyaset biçimleri olduğu farz edilir, bu yanlıştır. Söz konusu yanlış hem iç hem dış siyasette tekrarlanır. İnsan hayatının en esaslı faaliyeti olan siyasetin iki boyutundan biri ideal, diğeri reeldir. Demek istediğim şu ki, tümüyle reel...
İMÂN VARSA İMKÂN DA VARDIR İnsan, hayatının her döneminde ve her şartta Yüce Allah’a kulluk etmekle yükümlüdür. Müminin kulluğu; mevsimlere, hava şartlarına, sosyal çevreye veya kişisel konforuna göre şekillenen geçici bir sorumluluk değil, ömür boyu devam eden ilahî bir vazifedir. Yazın sıcaklığı, kışın soğuğu, bolluk ve darlık gibi hayatın tabiî...
İSLAMÎ TESETTÜR; İMAN, İBADET, AHLÂK, SAĞLIK VE ESTETİKTİR İslâmî ölçülere uygun kadın giyimi olarak tanımlayabileceğimiz tesettür, Müslümanlar için îman, ibâdet, ahlâk, sağlık ve estetik mevzudur. İman: Allah, yarattığı insanların rûhları, malları ve toplumsal hayatları yanı sıra bedenleri üzerinde de egemen olan biricik Rab’dir. Tesettür, Rabbimizin bedenimiz üzerindeki Rabliğini fiilen tanıma olarak...
KONUŞ EY KUR’AN, DAĞILSIN KARANLIKLAR Sen, taşlara kazınmış eski bir hatıranın solgun sesi değilsin; çağları aşarak insanın en derin yalnızlığına inen, kalbin karanlığını yaran, aklın zincirlerini kıran, zamanı mahkûm eden ilahî hitapsın; yeryüzü kaç defa kararmış olursa olsun, her doğan sabahla birlikte yeniden dirilen hakikatin kendisisin. İnsan seni rafların sessizliğine...
DİNDE AŞIRI GİDENLER HELAK OLURLAR! Yaşadığımız toplum içinde, fıkıh yapmak suretiyle, dinde aşırı gitmenin temel iki versiyonundan bahsedebiliriz. Bunlardan birisi; Yahudi ve Hıristiyanların ortak temayülüdür. Kendilerini seçilmiş insanlar, “Allah’ın ahbapları” olarak görmek suretiyle dinin emirlerine kayıtsız kalan bir anlayıştır. Böyle bir anlayışta kişiler kendilerini mutlak kutsala nispet ederek âdeta üzerlerinden...
GERÇEK DİNDARLIK: ŞEKİL İLE ÖZÜ BİRLİKTE YAŞAMAK Dindarlık, genel hatlarıyla “insanın Allah’a inanma, O’na bağlanma ve dinin inanç, ibadet, ahlâk ve hukukla ilgili ilkelerini benimseyerek bunları günlük hayatına yansıtma çabası” olarak tanımlanıyor. Fakat bu tanıma uygun bir dinî hayatın ise çoğu zaman gerçekleşmediği; zira bazı dinî uygulamalarda kimi insanların, daha...
Eşitlik Korkusundan Arzın İmarına SINIFSAL TAHAKKÜME KARŞI KUR’ANİ UYANIŞ Mülkün Esaretinden Adaletin İkamesine Modern ekonomi, kaynakların sınırlı, insan ihtiyaçlarının ise sınırsız olduğu ön kabulü üzerine inşa edilmiş bir tahakküm mekanizmasıdır. Oysa Kur’an’ın varlık ve ekonomi tasavvuru bu paradigmayı kökten reddeder. Kur’an’a göre kriz, arzın yetersizliğinde değil; bölüşümün ahlaksızlığında, biriktirme hırsında...
DOSDOĞRU OLMAK Kur’an-ı Kerim’de “dosdoğru olmak” (istikamet, dürüstlük, doğru yolda dimdik durmak) ile ilgili olarak Hud 112’de , açıkça doğrudan emir olarak şöyle denir: “Seninle beraber tövbe edenlerle birlikte, sana emredildiği gibi dosdoğru ol! Aşırı gitmeyin (haddi aşmayın). Şüphesiz O, yaptıklarınızı hakkıyla görmektedir.” Bu ayet, Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) şahsında tüm...
NAMAZ NEDEN HER ZAMAN KÖTÜLÜĞÜ ENGELLEMİYOR? Kur’an’da namazın insanı hayâsızlıktan ve kötülükten alıkoyduğu ifade edildiği hâlde, namaz kılan kimi insanlarda bunun bir etkisinin olmadığına şahit olan pek çok insanın, “Eğer namaz insanı kötülükten alıkoyuyorsa, neden namaz kıldığı hâlde yalan söyleyen, haksızlık yapan, kul hakkı yiyen veya ahlâk dışı davranışlarda bulunan...
ANAYASA MİLLETİN İNANCINI YANSITMALIDIR Türkiye’de yeniden anayasa tartışmaları gündeme gelirken, en temel sorulardan biri şudur: Bu anayasa gerçekten milletin inancını, değerlerini ve kimliğini mi yansıtacaktır; yoksa uzun yıllardır olduğu gibi milletin inancından bağımsız bir anlayışın metni olarak mı kalacaktır? Biz Müslümanlar için mesele yalnızca hukuki veya siyasi değildir. Bu mesele,...
RAHMÂNÎ ADALET Mİ? CAHİLÎ ADALET Mİ? ADALET, kula kul olmamak ve sadece Allah’a kulluk eylemek, kelime-i şehadetin gereğini yerine getirmektir. “Âmentü, yani güvendim, güven verdim Allah’a, kullarına ve yarattıklarına.” sözünü, ahdini ve yeminini eden her insan, kendini başkasından, başkasını kendinden asla ayrı görmez. Kendine hak gördüğünü, iman ve İslam kardeşine...
İNSANIN RABBİ İLE İLİŞKİSİNİN MAHİYETİ Giriş: İlişkilerin Temel Ekseni İnsan varlığı, ontolojik ve sosyal düzlemde dört temel ilişki biçimiyle tanımlanır: insanın kendisiyle, doğayla, diğer insanlarla ve en temelde Rabbiyle olan ilişkisi. Bu dörtlü yapı içerisinde Rab ile kurulan bağ, diğer tüm ilişkilerin mahiyetini belirleyen merkezî bir role sahiptir. Kişinin Yaratıcısıyla...
MAYMUNA DÖNÜŞMEK/DÖNÜŞTÜRÜLMEK Kur’ân’da, İsrailoğullarından “Cumartesi yasağına” uymayan bir grubun “maymuna dönüştürülmesi” olayı, “mesh” olarak ifâde edilmektedir. İlgili âyetlerden anlaşıldığı üzere, yapılan uyarıları dikkate almayan bu topluluk, maymuna dönüştürülmüştür. İslâm tefsir geleneğinin ilk döneminden son dönemlerine kadar gerek rivâyet ağırlıklı tefsirler olsun, gerekse dirâyet ağırlıklı tefsirler olsun mesh olayı, gerçek bir...
KORKU TEMELLİ DİNDARLIK Aşk korkuya peçedir, korku da aşka perde; Allah’tan nasıl korkmaz, insan O’nu sever de? Korku, sadece basit bir ürperti değil; eşya ve hâdiselerin verâsına sarkmak isteyen şuurun, Mutlak Hakikat karşısında duyduğu o muazzam “haşyet” ve “heybet” duygusudur. İnsanoğlunun varlık hikmeti, bu korkunun estetiği ve nizamı içinde gizlidir....
ŞEYTAN BUNUN NERESİNDE? İnsanlık tarihi boyunca şeytanın en büyük başarısı, insanları günaha sürüklemesi kadar, onları günahın kaynağını göremez hâle getirmesi olmuştur. Kur’ân-ı Kerîm’de şeytanın insanın apaçık düşmanı olduğu haber verilmiş (Fâtır, 35/6), onun insanı adım adım kötülüğe sevk ettiği bildirilmiştir (Bakara, 2/168). Halk arasında anlatılan ibretlik bir kıssa da bu...
SÜNNETULLAH, ALLAH’IN ADALETİDİR, KADERİDİR Allah’ın sünnetullah’ı/kozmik yasası adalettir. İlâhî adalet ve dengenin eseri olan kainattaki bu mükemmel sistem, cosmosu, düzeni, uyumu ifade eder ki, (Mülk, 67/3) zıddı kaostur, çöküş, bitiş ve tükeniştir. Cosmos, ilahi sistemin bu mükemmel işleyişinde hiçbir tesadüfe, müdahaleye ve tecavüze izin vermez. (Fatır, 35/43; Ahzâb, 33/62; Fetih,...