İLK VE SON ÇAĞRI Ey ömrünü, sabahın aldatıcı aydınlığını ebediyet zannederek tüketen insan; söyle bana, hangi dağ sonsuza kadar ayakta kalabilmiş, hangi deniz kıyılarını ebediyen koruyabilmiş, hangi hükümdar mezarının kapısını kapatıp ölüm meleğine “Buraya giremezsin!” diyebilmiş ve hangi medeniyet kendi gururunun ağırlığı altında ezilmeden çağları aşabilmiştir ki sen hâlâ kendini...
SİYASETİN REEL VE İDEAL POLİTİĞİ Çoğu zaman ideal politik ile reel politiğin ayrı, hatta karşıt siyaset biçimleri olduğu farz edilir, bu yanlıştır. Söz konusu yanlış hem iç hem dış siyasette tekrarlanır. İnsan hayatının en esaslı faaliyeti olan siyasetin iki boyutundan biri ideal, diğeri reeldir. Demek istediğim şu ki, tümüyle reel...
BİR DAVA VE ADANMIŞLIK ÖRNEĞİ SAFFET BAKIRCI’NIN ARDINDAN Modern çağın karmaşasına kapılmadan İslam’ın sadeliğini hayatının her anına yansıtan, davasını adımlarıyla büyüten müstesna bir şahsiyet, Saffet Bakırcı Hocamız 21.7.2026 tarihinde Konya’da son yolculuğuna uğurlandı. Saffet Hoca’yı 1988 yılında Konya’da üniversite öğrencilik yıllarıma başladığım dönemden beri tanırım. O günlerden bu yana İslam’ı...
İMÂN VARSA İMKÂN DA VARDIR İnsan, hayatının her döneminde ve her şartta Yüce Allah’a kulluk etmekle yükümlüdür. Müminin kulluğu; mevsimlere, hava şartlarına, sosyal çevreye veya kişisel konforuna göre şekillenen geçici bir sorumluluk değil, ömür boyu devam eden ilahî bir vazifedir. Yazın sıcaklığı, kışın soğuğu, bolluk ve darlık gibi hayatın tabiî...
İSLAMCILARIN TRAJİK PARADOKSU OLARAK SİVİL ANAYASA TALEPLERİ İslamcıların sürekli laik seküler dünyevi iktidarlardan sivil anayasa talepleri, İslamcıların trajik paradokslarından biridir. Zira iktidarın kurucu ideoloji ile İslamcılığın teorik stratejisi birbirine tamamen zıtlık göstermektedir. İslamcıların, bidayetinden günümüze kadar gelen sürecinde, egemen güçten sürekli bir şeyler talep etmesi, yukarıda dediğimiz gibi, en sorunlu...
KİŞİ SEVDİĞİYLE BERABERDİR Son günlerde özellikle kız çocuğu olan birçok anne babanın gündeminde bir müzik grubu var. Danslarıyla, şarkılarıyla, sosyal medyadaki görünürlüğüyle tamamen proje olduğu anlaşılan bir grup. Hayran kitlesi ise 8-18 yaş arası çocuklar ve gençler. Kimlik arayışının en yoğun olduğu yaşlar… Bu ve benzeri projeleri ilk defa görmüyoruz....
KİMSE RABLEŞTİRİLMEMELİ ÇÜNKÜ RABBMİZ SADECE ALLAH TEÂLÂ’DIR İslâm toplumunun kuruluş ve gelişim aşamasında emeği olan âlimlere ve yöneticilere göreceli bir itaat olmuştur. Sınırları belli olan bu itaatin elbette dini referansları vardır. Nisa Suresinin elli dokuzuncu ayetindeki, “itaat ediniz” emrinin Allah’a ve Resulüne izafe edilip karizmatik önderlere gelince tekrar edilmeyip kendinden önceki...
DİNDE TEFRİKAYA DÜŞENLER HAKKINDAKİ KELİME (HÜKÜM) Öldükten sonra Allah’a kavuşacaklarına inanmayan inkârcılar Rasulüllah’a (sav) “ya bu kur’an’ı değiştir ya da başka bir Kur’an getir” dediler. Halbuki hiçbir elçi kendisine indirilen kitabı değiştiremez. Onlar ancak o kitaba uymakla mükelleftirler. Allah (cc) Rasûlüllah’a bu iddiada olanlara şöyle demesini emrediyor: “Eğer Allah dileseydi...
ONTOLOJİK EŞİTLİK VE YARATILMIŞ HER ŞEYLE İLİŞKİ AHLAKI Giriş: İlişkilerin Hiyerarşisi ve Temel Zemin İnsanın varlık âlemindeki konumu, kurduğu çok katmanlı ilişkiler ağıyla şekillenir. Bu ağın merkezinde, insanın Rabbiyle kurduğu ilişkinin mahiyeti yer alır; çünkü bu asli bağ, insanın kendisiyle, diğer insanlarla ve nihayetinde tüm yaratılmış varlıklarla kurduğu ilişkinin niteliğini...
SOL’UN NAMUSU Gazeteci Rauf Tamer, 1975 yılında “Solun Namusu” adlı güzel bir eser yayınlamıştı. Tamer’e göre sol, namustan yana fukara idi, bunu ironik bir biçimde ifade ediyordu. Rauf Tamer, kitabıyla ilgili bir fıkrayı da şöyle yazmıştı: Adam kitapçıya girmiş “Solun namusu var mı?” diye sormuş, “Yok” demiş. Bir başkasına da sormuş,...
HAK İHLALİ, ÇIKAR SAVAŞIDIR BU BARBARLIK HAK, insana, varlığa veya millete mutlaka verilmesi, ödenmesi hatta iade edilmesi gereken bir emanettir. Onun olup da ona ait iken ondan yoksun ve mahrum bırakılan, o alacağın, emanetin adıdır hak. İster maddi, manevi olsun, ister havada, karada, denizde, isterse yedi kat yerin dibinde, her...
SOSYODER’İN AİLE OKULU VE AİLE DANIŞMANLIĞI Yıllardır, ülkemizde Aile sistemimiz bilerek veya bilmeyerek, ciddi bir şekilde ihmale uğradı ve yıpratıldı. İnsan denilen varlığın, içinden geldiği ve ihtimamıyla yetiştiği ve birçok güzel duygu ve özellikleri kazandığı Aile kurumu, ciddi ihmaller ve tahribat ile fonksiyonunu yapamaz hale geldi. Sosyoder’in Doğru Hamlesi Sosyologlar...
AHMET ŞİŞMAN Tamı tamına kırk yıllık dostum Ahmet Şişman’ı ebediyete uğurladık. Merhum Ahmet Şişman’la hem Yüksek İslam Enstitüsü’nde hem Sosyoloji’de eşzamanlı aynı sınıflarda okuduk. Benim dostumdu, arkadaşımdı. 1970-71 öğrenim yılında İstanbul’a geldiğimde ilk tanıdığım insanlardan biriydi. Yüksek İslam Enstitüsü’nde dört sene aynı sınıfta, yine İÜ. Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü’nde de...
TARİH AYNASININ BIRAKTIĞI İZLER: REFAHIN HELAKE DÖNÜŞME ANATOMİSİ (2) Geçen hafta, Fecr Suresi’nin ilk beş âyetindeki kozmik yeminler ile yeryüzündeki toplum hareketleri arasındaki o sarsılmaz bağı, feraset penceresinden incelemeye başlamıştık. Gökyüzündeki gecenin ve gündüzün döngüsü ne ise, yeryüzündeki medeniyetlerin yükseliş ve çöküş döngüsünün de aynı sarsılmaz kanuna (Sünnetullah) bağlı olduğunu...
BİR “DOKTOR” BOZUNTUSUNUN HEZEYANI: SAĞLIĞIMIZ KİMLERE EMANET? Hani hep deriz ya; “Mürekkep yalamakla adam olunmuyor.” İşte bunun en taze, en pespaye, en mide bulandırıcı örneği Başakşehir’de karşımıza çıktı. Kendisine sorsanız “hekim” der, “aydın” der, “Cumhuriyet’in bekçisiyiz” der… Ama kazıyın altını; altından ne çıkıyor, biliyor musunuz? Katıksız bir yobazlık, faşizmin en...
KUR’ÂN AYNASINDA CAHİLİYE Yeryüzü nice çağlar gördü; nice şehirler yükseldi, nice ordular geçti, nice saraylar göklerle yarışacak kadar büyüdü; fakat insan, Rabbinin kelâmından yüz çevirdiği her vakit, taşların şekli değişse de karanlığın adı değişmedi ve Kur’ân’ın “cahiliye” diye haber verdiği o eski yara, her çağın kalbinde yeniden açıldı. Cahiliye yalnızca...
ÖFKEYİ YÖNETME ERDEMİ Neden bu kadar öfkeliyiz? Neden problem etmeye değmeyecek şeylere tepkimiz ölçüsüz öfke oluyor? Gündelik hayatımızın içinde gerekli gereksiz, haklı haksız birçok durumda hemen parlamaya hazır kişilerin öfkesine maruz kalıyoruz. Çatışmalı iletişimden başka bir dil bilmeyen, kaba, tahammülsüz insanların kavgaya davetine kapılabiliyoruz. Neden? Akdenizli olduğumuz için mi duygularımızı...
SİYASETTEN NEFRET ETTİRDİLER! Siyaset ya da politika… “Siyaset” Arapça “s-w-s” kökünden türetilen bir kavramdır. Bu kavram “at bakıcılığı, seyislik, terbiye etme ve bir hayvanı ya da sürüyü gütme, idare etme/yönetme” anlamına gelir. Bu kelime buradan “devleti idare etme, bir toplumu yönetme ve işleri yoluna koyma” anlamlarına dönüştürülmüştür. Arapçada bir hayvanın...