islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
48,6052
EURO
56,4750
ALTIN
6.800,32
BIST
14.393,85
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
28°C
İstanbul
28°C
Açık
Cumartesi Parçalı Bulutlu
28°C
Pazar Yağmurlu
24°C
Pazartesi Hafif Yağmurlu
22°C
Salı Çok Bulutlu
24°C

SLOGAN SİYASETİNİN TOPLUMSAL VE SİYASAL MALİYETİ

SLOGAN SİYASETİNİN TOPLUMSAL VE SİYASAL MALİYETİ
11/09/2026 09:51
A+
A-

SLOGAN SİYASETİNİN TOPLUMSAL VE SİYASAL MALİYETİ

Türkiye’nin mevcut siyasi konjonktüründe muhalefet olgusunu yapısal ve işlevsel açıdan değerlendirdiğimizde, ne yazık ki bütüncül ilkelerden ve somut politika önerilerinden yoksun, dar bir hareket alanı görmekteyiz. 

Günümüz siyasal söylemi; alternatif projeler, uygulanabilir vizyonlar veya yapıcı reformlar üretmek yerine, iktidar partisinin olası aksaklıkları üzerinden reaksiyonel pozisyon alma kolaycılığına dayanmaktadır. Türkiye’nin geleceğine yönelik vizyoner adımlar atmak yerine, süreci izlemekle yetinen bir tutum, muhalefet anlayışının ana karakteristiği haline gelmiştir.

Bu niteliksel yetersizliğin en belirgin yansıması, ülkenin makro dengelerini ve toplumsal yapısını ilgilendiren yasal düzenleme süreçlerinde gözlemlenmektedir. Belli sembol isimler üzerinden kurgulanan algı yönetimi stratejileriyle, kamuoyunda gerçeklikle bağdaşmayan bir “genel af” algısı tesis edilmeye çalışılmaktadır. “İhanet” veya “bölünmezlik” gibi retorik açıdan elverişli ve toplumsal hassasiyetleri istismar etmeye açık söylemler, kısa vadeli siyasal rant elde etme aracı olarak kullanılmaktadır.

Oysa söz konusu yasal adımların temel dayanağı; bölgesel ve küresel düzeydeki vesayet odaklarının planlarını hükümsüz kılmak ve toplumsal barış ile kardeşlik iklimini kalıcı kılmaktır. Nihai hedef; toplumumuzu uluslararası sistemin pasif bir nesnesi değil, geleceği şekillendiren etkin bir aktörü konumuna taşımaktır.

Eleştirel söylemi bir siyaset biçimine dönüştüren bu anlayış, sergilenen kutuplaştırıcı dilin ülkenin sosyo-ekonomik gelişmesini akamete uğratacağını ve Türkiye’yi küresel ölçekte vasatlığa mahkûm edeceğini bilmektedir. Buna rağmen, seçimi kazanma odaklı dar çerçeveli siyasal ajandalar, kamusal yararın ve vizyoner devlet aklının önüne geçmektedir.

Benzer bir durum yakın siyasi tarihimizde de tecrübe edilmiştir. Rahmetli Turgut Özal döneminde küresel ekonomiye entegre olan, dış ticaret hacmini genişleten ve kişi başına düşen milli geliri artıran nitelikli büyüme hamleleri; takip eden süreçte popülizm odaklı siyasal vaatlerle kesintiye uğramıştır. Bu durum, kazanımların durmasına, devlet mekanizmasının istikrarsızlaşmasına ve vesayet odaklarının yeniden etkinleşmesine zemin hazırlamıştır. Günümüzdeki reaksiyonel yaklaşım da benzer bir durağanlık riskini barındırmaktadır.

Sonuç olarak, somut projeler ve alternatif politikalar geliştirmek yerine slogan odaklı bir söyleme sığınmak, siyasal kurumsallaşmayı zedelediği gibi toplumsal dokuya da zarar vermektedir. Yapıcı içerikten yoksun bu gürültü siyasetinin, ne uygulayıcılarına ne de kamuoyuna sürdürülebilir bir fayda sağlaması mümkündür.

Fehmi Yağlı

Yazarımızın Diğer Yazılarını Okumak İçin Lütfen Bu Linki Ziyaret Ediniz.

Mirat Haber – YouTube

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.