BÜYÜK ŞEYTANIN GÖLGESİNDE MANEVİ ARINMA MÜMKÜN MÜ? İkinci Dünya Savaşı’nın ardından kurulan modern dünya düzeni, insanlığa barış, istikrar ve küresel refah vaat ederken aslında tarihin gördüğü en organize ve yapısal zorbalığın temelini atıyordu. Bu düzenin mutlak hakimi, küresel sömürü çarkının başaktörü olan Amerika Birleşik Devletleri, hegemonik gücünü pekiştirmek adına gittiği...
KAYBOLAN MAHREMİYETİMİZ Bu hafta LGS sonrası sosyal medyada paylaşılan bir video, annelerden psikologlara ve eğitim uzmanlarına kadar geniş bir çevrede tartışma konusu oldu. Bir annenin kızına sınav sonrası verdiği sert tepki ve o anların kız tarafından kaydedilip sosyal medyada paylaşılması. Annenin sözleri kırıcıydı. Bir çocuğun sınav sonucunu “elaleme ne diyeceğim”...
HAKKINDA AZAP HÜKMÜ (KELİMETÜ’L-AZAB) OLANI KURTARMAK “Sahte tanrılara (tağutlara) kulluk etmekten kaçınan, yüzünü ve özünü Allah’a çevirenlere müjdeler olsun! Söylenenleri dinleyip de en güzeline uyan kullarımı müjdele! İşte Allah’ın doğru yolu buldurduğu kimseler onlardır, asıl akıl iz‘an sahipleri de onlardır. Hakkında azap hükmü (kelimetü’l-azab) gerçekleşmiş kimseyi ve ateşte olanı sen...
ADALET KAVRAMI VE SİYASETE YANSIMALARI Adalet, bir şeyi layık olduğu yere koymaktır. Uluhiyet ve Rububiyeti Allah Teâlâ’ya tahsis etmek, ubudiyeti/kulluğu insana has kılmak, Allah’tan başkasına ibadet etmemek, O’na hiçbir varlığı şirk koşmamak adalettir. İtikatta, amelde ve ahlakta orta yolu tutmak, tevhid üzerine olmaktır. Mücerret rey yerine Kur’an ve sünnetin hükmüne...
GARÎB OLAN İSLAM, GARÎBİ OLACAK MÜMİNLERİ BEKLİYOR Geçen pazar, sabah namazını cemaatle kıldığım Emirgan Camiinde üzerime bir gariplik çöktü ve devam ediyor. Şükründen aciz olduğum maddî nimetler içinde yaşarken bu duyguyu sıkça yaşarım. İslam’ın garibi olmakla ve bunu dile getirmekle mutluluk duyuyorum. *** Allah birdir. O’nun katında din tektir ve...
ADALETİ ZALİMDEN ÖĞRENMEK, NE YAMAN DERSMİŞ! İmam-ı Âzam’ın, “Edepsize baktım, edebi öğrendim.” dediği gibi, bizler de çağımızın “haydut ülkelerine” bakıp ibret almalıyız. İnsanlığa reva görülen bu kan ve gözyaşı, bu vahşet ve soykırım, bu zulüm ve barbarlık, bu terör ve kabadayılık cehenneminde; ara da bulabilirsen adaleti, insanlığı, insafı, merhameti ve...
İNSANIN RABBİ İLE İLİŞKİSİNİN MAHİYETİ Giriş: İlişkilerin Temel Ekseni İnsan varlığı, ontolojik ve sosyal düzlemde dört temel ilişki biçimiyle tanımlanır: insanın kendisiyle, doğayla, diğer insanlarla ve en temelde Rabbiyle olan ilişkisi. Bu dörtlü yapı içerisinde Rab ile kurulan bağ, diğer tüm ilişkilerin mahiyetini belirleyen merkezî bir role sahiptir. Kişinin Yaratıcısıyla...
DİNİ, İDEOLOJİLEŞTİREREK SÖMÜRENLER Bizim vazifemiz, İslam’ı Allah’tan geldiği ve Rasûlullah’ın tebliğ ettiği orijinal haliyle kabullenip yaşamaktır. O, herhangi bir dünya görüşü ve hayat tarzına payanda olarak kullanılmak için gelmemiştir. Çünkü İslam’ın kendisi bir hayat tarzıdır. Onun için makamı, mevkii, rütbesi, unvanı, sosyal statüsü, dindeki yeri ve akademik kariyeri ne olursa...
DİYANET İŞLERİ BAŞKANI SAYIN PROF. DR. SAFİ ARPAGUŞ’A YAZDIĞIM MEKTUBUMA NEDEN CEVAP VERİLMİYOR? (1. BÖLÜM) Diyanet İşleri Başkanlığı, sadece fetva veren soğuk bir bürokratik mekanizma değil; nebevî sünnetleri asrın idrakine söyleterek, müminlerin ruh dünyasını imar eden manevi bir kılavuz olmak zorundadır. Bir ilim insanı olarak ömrümüzü vakfettiğimiz meselelerde, bu kurumsal...
MESİH VE MEHDİ: SONUÇ Teşrih masasına yatırdığımız İsa’nın nüzulü ve Mehdi’nin zuhuru konusunda şu sonuca varıyoruz: 1. Haberler kritik edilmeli aksi halde bu metinler imani/itikadi mesele kabul edilip, haberleri reddedenler tekfir edilir, tekfir edilen öldürülür, malına el konur. 2. Haberler, aslında üç din müntesiplerinin aralarındaki rekabet ve birinin diğerlerini hakimiyeti...
SİYASET, DİN VE AHLAK’IN BELİRLEYİCİSİ HALİNE Mİ GELİYOR Siyaset, toplumu yönetme sanatı ve çabası olarak bilinmektedir. Bu mesleğe soyunan insanın, birçok yönden örnek olması ve önemli hatalar içinde yer almaması gerekiyor. Fakat, Türkiye’deki “partili siyaset” Batı’dan aldığı birçok unsur ile hem kendini toplumun yegâne yönlendiricisi ve belirleyicisi konumuna getirmiş durumda....
ÇOCUKLARIMIZIN ÂHİRETİNİ YAZ TATİLİNE Mİ BIRAKTIK? Okulların kapanmasına sayılı günler kaldı. Memleketin dört bir yanında bir tatil telaşı, bir koşturmaca başladı. Analar, babalar kara kara düşünüyor: “Çocuğu bu yaz nereye göndersek, vaktini nasıl verimli geçirse?” Önümüzde yine o bildik, tanıdık alternatifler var: Yaz okulları, spor kampları ve elbette her yazın...
MUHAFAZAKÂR İKTİDARIN ÜRETTİĞİ YENİ TÜRKİYE MODELİ Türkiye’de son yıllarda yaşanan siyasal dönüşüm, yalnızca bir iktidar değişimi ya da kadro yenilenmesi olarak okunamaz. Asıl mesele, sisteme bir dönem itiraz eden muhafazakâr ve Müslüman kesimlerin zamanla aynı sistemin taşıyıcı unsurlarına dönüşmesidir. Bir zamanlar laiklik, demokrasi, Kemalist devlet aklı, bürokratik vesayet ve Batıcı...
AMİR’LER İLAH, MEVZUAT ŞERİAT MI? Tartışıp durduğumuz birçok kavramın gerçek anlamını ya da o şeyin hayattaki karşılığını ne yazık ki bilmiyoruz. Bu gibi kavramları, birçok kişi kendine göre anlıyor ve anlatıyor. Aynı şeylere inandıklarını söyleseler bile, aslında farklı dünyalarda yaşıyorlar. Biz aslında dilimizi kaybettik. Onu kaybedince din de kayboluyor. Geçen...
İSLÂM BARIŞ ÇAĞRISIDIR İslâm, Yüce Allah’ımızın insanlığın mutluluk düzeni olması için vazettiği dindir. Bir amacı da insanlar arası ilişkileri dengeye oturtmak olan bu Hak dinin tüm insanlığa yönelik evrensel bir çağrısı da barıştır. İsmi gibi içeriği ile de barış olan İslâm, omurgasını oluşturan Kur’ân’da şöyle buyurmaktadır: “Ey İnananlar! Barışı sağlayıcı...
‘HAMİYYETÜ’L-CÂHİLİYYE’ ZİHNİYETİNDEN GÜNÜMÜZE YANSIMALAR Arif Nihat Asya, meşhur “Naat” nın bir yerinde, “Yeryüzünde, riya, inkar, hıyanet Altın devrini yaşıyor… Diller, sayfalar, satırlar “Ebu Leheb öldü” diyorlar: Ebu Leheb ölmedi, ya Muhammed; Ebu Cehil, kıtalar dolaşıyor!” diye yazar. Arif Nihat, bu dizelerle sadece tarihî iki kişiye gönderme yapmıyor, aynı zamanda çağlar...
CİHAD OLMADAN KUDÜS OLMAZ Ubudiyet amacıyla yaratılan insan, bu görevlerini hakkıyla yapmakla yükümlüdür. Bu nedenle ubudiyet kavramını anlam daraltmasına uğratmak doğru bir yaklaşım değildir. Kur’an’ın diline ve Resulullah(s.)’in uygulamasına vakıf olmayan kimseler yaşadıkları ortam ve kültürden de etkilenerek ibadet konularında da birçok yanlışa düşmüşlerdir. İbadet denilince sadece namaz, zekât, oruç...
MAYMUNA DÖNÜŞMEK/DÖNÜŞTÜRÜLMEK Kur’ân’da, İsrailoğullarından “Cumartesi yasağına” uymayan bir grubun “maymuna dönüştürülmesi” olayı, “mesh” olarak ifâde edilmektedir. İlgili âyetlerden anlaşıldığı üzere, yapılan uyarıları dikkate almayan bu topluluk, maymuna dönüştürülmüştür. İslâm tefsir geleneğinin ilk döneminden son dönemlerine kadar gerek rivâyet ağırlıklı tefsirler olsun, gerekse dirâyet ağırlıklı tefsirler olsun mesh olayı, gerçek bir...