
İşgalci İsrail rejiminin 7 Mart tarihinde İran‘ın başkenti Tahran’daki sivil altyapıyı ve enerji tesislerini hedef alan acımasız saldırıları, bölgede eşi benzeri görülmemiş bir çevre ve sağlık felaketine yol açtı. Siyonist güçlerin Şahran deposu, Aksadiye petrol tesisi ve Tahran rafinerisi gibi kritik noktalara düzenlediği hava saldırıları sonucunda günlerce süren devasa yangınlar meydana geldi. Uydu görüntüleri, bu tesislerden yükselen yoğun dumanın başkentin üzerini adeta karanlık bir örtü gibi kapladığını gösteriyor.
Saldırıların ardından atmosfere karışan kükürt dioksit, petrol partikülleri ve diğer zehirli gazlar, yaşanan bir fırtınayla birlikte Tahran sokaklarına “zehirli yağmur” olarak düştü. Bu ölümcül yağışın ardından başkent sakinleri arasında baş ağrısı, nefes darlığı, göz ve cilt tahrişi gibi ciddi sağlık sorunları hızla yayılmaya başladı. Yerel sağlık uzmanları, havadaki bu yoğun kirleticilerin solunmasının kısa vadeli etkilerinin ötesinde, uzun vadede kalp-damar hastalıkları, kanser ve DNA hasarı gibi geri döndürülemez sonuçlar doğurabileceği konusunda acil uyarılarda bulunuyor.
Yağışlarla birlikte binaların, araçların ve sokakların üzerine çöken zehirli tabaka, Tahran’ın mevcut hava kirliliği sorununu içinden çıkılmaz bir boyuta taşıdı. Halk, dışarı çıkmaktan kaçınmaları, kirlenmiş kıyafetlerini derhal değiştirmeleri ve N95 tipi maskeler kullanmaları konusunda sürekli olarak uyarılıyor.
İşgalci İsrail’in bölgedeki saldırgan politikalarının yol açtığı milyonlarca tonluk karbon emisyonu, küresel iklim krizini de derinleştiriyor. Tüm bu veriler, Siyonist terörün sadece bölgesel bir güvenlik sorunu olmaktan çıkıp, tüm insanlığı ve doğayı tehdit eden küresel bir yıkım makinesine dönüştüğünü açıkça kanıtlıyor.