islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
47,1648
EURO
53,9432
ALTIN
6.056,88
BIST
13.976,68
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
33°C
İstanbul
33°C
Açık
Cumartesi Açık
30°C
Pazar Parçalı Bulutlu
30°C
Pazartesi Açık
31°C
Salı Parçalı Bulutlu
32°C

TARİHİN GİZLENEN SAYFALARI VE GÜCÜN OTORİTESİ

TARİHİN GİZLENEN SAYFALARI VE GÜCÜN OTORİTESİ
03/07/2026 11:01
A+
A-

TARİHİN GİZLENEN SAYFALARI VE GÜCÜN OTORİTESİ

Adaleti tesis etmenin, güçlü olmaktan geçtiği; insanlık tarihinin değişmeyen, belki de en acımasız kurallarından biridir: Eğer yeterli gücünüz yoksa, birey olarak da devlet olarak da başkalarının “adalet” diye sunduğu o iki ucu keskin bıçağın merhametine –ya da daha doğru bir ifadeyle– zilletine boyun eğmek zorunda kalırsınız.

Aslında yeryüzü imtihanının doğasında var bu yalın gerçek. Yaratan’ın bu dünyaya has verdiği yetki ve imkanlar, bir nevi turnusol kağıdıdır. Gücü eline geçirenin onunla ne yaptığı, katındaki o büyük sınavı kazananlar ile kaybedenleri ortaya çıkaracaktır.

Ancak güç, sadece meydanlarda ya da ekonomi alanında konuşmaz. En çok da bilgiye ve inanca müdahale etmek ister.

Bugün geriye dönüp baktığımızda, Resul Efendimizin yaşadığı ve bizlere tertemiz bir örnek olarak bıraktığı İslam dininin, Emevi ve Abbasi hanedanlıkları döneminde nasıl dejenere edildiğini açıkça görebiliyoruz. O dönemlerde dine nasıl bidatler sokulduğu, ne gibi ekleme ve çıkarmalar yapıldığına dair tarihi gerçekler, yüzyıllarca kitapların kapakları arasında sıkışıp kaldı.

Peki, kitlelerin bu gerçekleri bilmesi neden istenmedi?

Cevap nettir: Gücü elinde tutan otoritenin, kendi bekasını koruma arzusu. Çünkü sorgulamayan, gelenekselleştirilmiş ve otoriteye itaat eden bir din anlayışı, gücü elinde tutanların her zaman en büyük konfor alanı olmuştur.

Ne var ki, Cumhuriyet dönemiyle birlikte bu tabu yıkılmıştır. Geçmişte gücün müdahalesiyle deformasyona uğramış bu bilgilerin, Cumhuriyet çatısı altında birçok araştırmacı yazar ve ilim erbabı tarafından rahatlıkla aktarılabilmesi, devletin inanç üzerindeki o baskıcı “güç müdahalesini” kaldırmış olmasındandır. Bilgi, ancak gücün gölgesinden kurtulduğunda özgürleşir.

Elbette hakikati haykırmanın bir bedeli vardır. İslam toplumunu aslından uzaklaştıran o otorite müdahalelerini gün yüzüne çıkaran, taklitten öteye geçemeyen geleneksel dini görüşleri sarsan ilim erbabı, bugün bile belli çevrelerin hedefindedir. Cemaat, cemiyet ya da tarikat yapılanmalarının duvarlarına çarpan bu aydınlar, zaman zaman dijital ya da sosyal mecralarda linç edilmek isteniyor.

Ancak her şeye rağmen, egemenlerin ezberlerini bozma yürekliliğini gösteren, fildişi kulelerinden inip topluma gerçekleri anlatan o cesur yüreklerin varlığı takdire şayandır. Onlar, gücün değil, hakkın tarafında durmayı seçenlerdir.

Hiç şüpheniz olmasın; Resulullah’ın tebliğ ettiği ve bugüne kadar sapasağlam ulaşan yegane rehberimiz Kuran-ı Kerim’dir. Onu tek kaynak kabul edip, dini kavramları geleneksel prangaların ve hurafe kültürünün etkisinden arındırarak yeniden ele alan ilim insanları, bu toplumun geleceğidir.

İslam, doğası gereği evrenseldir ve insan fıtratıyla tam bir uyum içindedir. Bir uyumsuzluk varsa bu insan elinin müdahalesi sebebiyle ortaya çıkan bozulmalar sebebiyledir. Din, gücün aparatı olmaktan kurtarılıp aslına döndürüldükçe, sadece Müslümanların değil, tüm insanlığın fikri ve ruhi gelişimine (inkişafına) vesile olacaktır.

Yeter ki gücün yazdığı sahte tarihlere değil, hakikatin yalın sesine kulak verelim.

Fehmi Yağlı

Yazarımızın Diğer Yazılarını Okumak İçin Lütfen Bu Linki Ziyaret Ediniz.

Mirat Haber – YouTube

 

Yorumlar
  1. İslam Başaran dedi ki:

    Kalemine sağlık hocam. Tarih boyunca siyasi otoritelerin dini ve bilgiyi kendi meşruiyetlerini güçlendirmek için yorumlama ve yönlendirme çabaları, üzerinde ciddiyetle düşünülmesi gereken bir gerçektir. Bu sebeple Müslümanların ölçüsü kişiler, gelenekler veya otoriteler değil; öncelikle Kur’an ve sahih sünnet olmalıdır. Hakikati arama cesareti, sorgulama ahlakı ve ilmi emanet bilinci canlı kaldığı sürece ümmet yeniden diriliş imkânını koruyacaktır. Rabbimiz bizleri hakkı hak bilip ona tabi olan, batılı batıl bilip ondan uzak duran kullarından eylesin. Amin.

    1. Fehmi Yağlı dedi ki:

      🙋🤲