islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
47,3901
EURO
54,0030
ALTIN
6.128,23
BIST
13.687,86
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
31°C
İstanbul
31°C
Parçalı Bulutlu
Çarşamba Açık
29°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
28°C
Cuma Parçalı Bulutlu
28°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
29°C

“Teşhircilik Toplumumuzu Esir Aldı, Artık Ölçü Vakti Geldi”

“Teşhircilik Toplumumuzu Esir Aldı, Artık Ölçü Vakti Geldi”
A+
A-

Yazar Taha Kılınç, bugün sokakları esir alan süflî teşhirciliğin ülkemizin istikbali için hayra alamet olmadığını belirterek, devletin kontrol ettiği noktalarda bazı ölçüleri ve normları dayatmak gerektiğini söyledi.

Kılınç, sosyal medya hesabından yaptığı “şimdi sıra ölçüde” açıklamasında şunları yazdı:

“Yıllar boyunca, Türkiye Müslümanları olarak başörtüsünü “insan hakkı ve özgürlük” bağlamında savunduk. Evet, başörtüsü özgürlüğüne kavuştu, fakat aynı paket programın içinde bikinili-donlu teşhircilik de serbest kaldı. Kendi ağzımızla kendimizi köşeye sıkıştırdık: Özgürlükse, buyrun hepsi özgür…

Oysa Allah’ın emrettiği bir nas, “insan hakkı ve özgürlük” parantezine indirgenmemeli, beşerî herhangi bir normla yan yana getirilmemeliydi.

Bugün sokakları esir alan süflî teşhirciliğin ülkemizin istikbali için hayra alamet olmadığı çok açık. Bu noktadan geri dönüş nasıl olur, bilmiyorum. Ancak en azından kamusal alanda ve devletin kontrol ettiği noktalarda bazı ölçüleri ve normları dayatmak gerekiyor.

Ağır yasaklardan sonra özgürlüğü, özgürlükle beraber de ölçüsüzlüğü tecrübe ettik; şimdi sıra ölçüde…

Biz Bu Topraklarda Müslümanız, Bu Kimliği Korumak Zorundayız..

Bu topraklar, asırlardır İslam’ın izzetiyle yoğrulmuş, ezan sesleriyle uyanan bir milletin evidir. Fakat bugün, sokaklarımızda göz göre göre artan teşhircilik, sadece ahlakı değil, toplumun temel değerlerini de tehdit ediyor. Giyimdeki hayasızlık, sadece bireyin tercihi değil, aynı zamanda kamusal ahlakı ifsad eden bir yozlaşmadır.

Yazar Taha Kılınç’ın da isabetle belirttiği gibi, başörtüsü için verilen mücadele yıllarca “özgürlük” kavramı üzerinden yürütüldü. Fakat aynı özgürlük paketi içinde Allah’ın emrine karşı gelen çıplaklık da meşrulaştırıldı. Bu bir tuzaktı, ve biz Müslümanlar o tuzağa çekildik.

Allah’ın Emrini Beşerî Normlara İndirgemek Zulümdür

İslam’da örtünme bir “hak” değil, açık bir farzdır. Nûr Suresi ve Ahzâb Suresi, kadının ve erkeğin örtünmesini emreder. Bu emir, insanın arzusuna göre eğilip bükülecek bir tercih değil, Allah’ın koyduğu ölçüdür.

“Ey Peygamber! Eşlerine, kızlarına ve müminlerin kadınlarına söyle: Dışarı çıktıklarında üzerlerine cilbablarını alsınlar. Bu, onların tanınması ve incitilmemesi için en uygun olanıdır.” (Ahzâb, 59)

Fakat biz, bu ilahi emri “insan hakkı” gibi kavramlarla pazarlamaya kalktık. Böylece örtünmenin manevi yönünü unuttuk ve dünyevi tartışmalara alet ettik.

Bugün geldiğimiz noktada, sokaklarımız adeta ahlakın çöplüğüne dönmüş durumda. Sahiller, parklar, caddeler; her yer çıplak bedenlerin alenî sergilendiği teşhir alanlarına dönüşmüş. Bu sadece bireyin günahı değil, tüm topluma karşı işlenen büyük bir vebaldir.

Biz Müslümanlar olarak bu rezaletten rahatsızız. Artık bu hayasızlığa karşı bir ses yükseltilmeli. Devlet, kamusal alanlarda ölçü koymalı, denetim sağlamalı, toplumu ifsada götüren bu akışı durdurmalıdır.

Artık “Ölçü” Vakti Geldi

Taha Kılınç’ın dediği gibi, ağır yasaklardan sonra özgürlük geldi ama bu özgürlük ölçüsüzlükle iç içe sunuldu. Şimdi artık ölçü vaktidir. Çünkü ölçüsüzlük, nesillerimizi ifsad ediyor. Gençliğimizin kalbi, gözü, ruhu bu fitneyle kirletiliyor. Sosyal medya üzerinden yayılan bu teşhircilik, sokaklara da sirayet etti. Her şey normalleşti, ama bu normal değil!

Bu toplumun asli ruhu İslam’dır. Bizim ölçümüz Allah’ın emirleridir. Teşhircilik bir özgürlük değil, bir ahlak yıkımıdır. Bu konuda susan herkes, bu ifsada ortak olur. Artık adım atılmalı, ses yükseltilmeli, kamusal ahlak korunmalıdır.

Taha Kılınç’ın bu uyarısı, haykırışa dönüşmeli. Yoksa sadece sokaklarımızı değil, kalplerimizi de kaybederiz…

İSLAMİ HABER “MİRAT”  -YOUTUBE- 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.