
Toplumumuzun Sinir Uçlarıyla Oynayan Diziler
Son dönemde televizyon dizilerinde dinî değerlerin istismar edilerek, dindar kesimlerin hedef gösterilmesi endişe verici boyutlara ulaştı. Korkma Ben Yanındayım, Kızıl Goncalar ve Kızılcık Şerbeti gibi diziler, dinî etik ilkeleri çiğneyen, İslam karşıtı algı operasyonlarına aracılık eden ve muhafazakar kesimi hedef alan senaryolarıyla öne çıkıyor.
Bu dizilerin geniş kitlelerce izlenmesi, toplumsal değerlerin erozyona uğramasına ve ahlaki çöküşün yaygınlaşmasına yol açıyor. Dinî literatürdeki prensipler ışığında, bu tür yapımların toplumsal barışa ve bütünlüğe zarar verdiği açıkça da görülüyor. Yetkililerin bu duruma duyarsız kalması, toplumun ruh sağlığını ve manevi değerlerini korumak adına sorumluluklarını yerine getirmemesine sebep oluyor.
Mirat haber olarak, Dinî hassasiyetlere saygı gösterilerek, televizyon dizilerindeki içeriklerin daha dikkatli bir şekilde denetlenmesi gerektiğine inanıyoruz.
Bu diziler, Televizyonda dindarları hedef göstermenin olağanlığını gözler önüne seriyor. Dizi Senaryolarında Din ve Toplumsal Değerlerin İstismarının yapılıyor olması, gelecek nesillerimiz için büyük tehlike oluşturmuş durumda. Televizyon Dizilerinde Dindarları ve Dini Değerleri İstismar Ederek Toplumsal Bütünlüğe Zarar Veriliyor
Dinî Etik İlkeleri Çiğneyen Senaryolar: “Korkma Ben Yanındayım” Korkma Ben Yanındayım dizisi, dindarlıkla bağdaşmayan, dinî etik ilkeleri çiğneyen bir hikayeyi merkeze alıyor. Bu dizide, gayrimeşru ilişkiler normalleştirilerek, gençler arasında ahlaki çöküşün önü açılıyor. Dinî değerlerin ve aile yapısının korunmasına zarar veren bu tür yapım tarzları, toplumun ruh sağlığını ve ahlaki değerlerini zayıflattığı da bir gerçek.
İslam Karşıtı Algı Operasyonları: “Kızıl Goncalar” Kızıl Goncalar dizisi, İslam’a ve onun temsilcisi olan tarikatlara yönelik bir karalama kampanyasına dönüşmüş durumda. Tarikat mensuplarını aşağılayıcı bir dil kullanarak, toplumda İslam karşıtı bir algı oluşturuluyor. Oysa gerçek hayatta tarikatlar, manevi değerlerin yaşatılmasına ve topluma hizmet etmeye odaklanmıştır.
Muhafazakar Kesimi Hedef Alan Senaryolar: “Kızılcık Şerbeti” Kızılcık Şerbeti dizisi, muhafazakar kesimi hedef alarak, dini değerlere ters düşen senaryolarla dikkat çekiyor. Dizide, dindar karakterlerin hayatları, asılsız iddialarla lekelemeye çalışılarak, toplumsal kutuplaşma ve ayrışma derinleştiriliyor. Bu tür diziler, toplumun birliğini ve dayanışmasını ise zayıflatıyor.
HABER YORUM
Toplumumuzun kültürel yapısını bilinçli ve programlı bir şekilde bozmayı hedefleyen mihrakların en son kullandığı mecra, Tv dizileri oldu…
Aslında Tv dizileriyle başlayan dezenformasyon, bugünün sorunu değil… 1970’li yıllarda, Televizyonun ülkemize girmesi ve yaygınlaşmasıyla başladı bu ahlaksızlık…
Hangi diziyle başladı derseniz “Dallas” dizisini buna örnek gösterebiliriz. Bugün geldiğimiz durumda ise, ülkemizde çekilen diziler, Dallas dizisini bile aratır duruma ve konuma geldi.
Özellikle dindar kesimin güya hayatını sorgulayan bu dizi filmlerin, yetkili organlarca gerektiği gibi denetlenmemesi ise cabası…
Toplumumuzun sinir uçlarıyla oynayan bu diziler, insanlarımızı laik anti-laik diye kutuplaştırmakla kalmıyor, evrensel bir din olan İslam’ı, gençlerimize kötü ve bağnaz gösterme ahlaksızlığında da bulunuyor. Dezenformasyonun farkında olan ya da olamayan yöneticilerimiz ise bu ahlaksızlığa göz yummaya devam ediyorlar…
Kendi din algısını topluma dayatmaya ve bu böyledir demeye hiçbir kimsenin ve de yapımcının hakkı yoktur. Reyting uğruna, gençlerimizin zehirlenmesine izin verilmemelidir…
MİRATHABER.COM