
Başkanlık Koltuğuna Oturur Oturmaz İlk İmzalar
ABD Başkanı Donald Trump, ikinci başkanlık döneminin ilk gününde, Joe Biden döneminde imzalanan önemli kararnamelerden birini iptal etti. Oval Ofis’te düzenlenen ilk imza töreninde 78 kararnameyi yürürlükten kaldıran Trump, özellikle Batı Şeria’daki aşırılıkçı Yahudi yerleşimcilere yaptırım öngören düzenlemeyi hedef aldı.
Batı Şeria’daki Aşırılıkçı Yahudi Yerleşimcilere Yaptırımlar Kalktı
Trump, Biden yönetimi tarafından 1 Şubat 2024’te imzalanan ve Batı Şeria’da Filistinlilere yönelik şiddet uygulayan aşırılıkçı Yahudi yerleşimcilere yaptırım uygulanmasını içeren kararı iptal etti. Trump’ın bu hamlesi, aşırılıkçı yerleşimciler üzerindeki yaptırım baskısını tamamen kaldırdı. Söz konusu kararname, Biden döneminde yaklaşık bir yıl yürürlükte kalmıştı.
Miriam Adelson’ın Destek Sözü Etkili Oldu
Dünyanın en zengin İsraillisi olarak bilinen Miriam Adelson, Trump’ın seçim kampanyasına 100 milyon dolar bağışta bulunmuş ve Batı Şeria’yı ilhak etme sözünü desteklemişti. Trump’ın başkanlık koltuğuna oturur oturmaz bu yönde bir adım atması, bu vaatlerin etkili olduğunu gözler önüne seriyor…
Filistin Toprakları İşgal Altında
Batı Şeria’daki aşırılıkçı Yahudi yerleşimciler, Filistinlilerin topraklarını gasp etmeye ve yeni yerleşimler inşa ederek işgal etmeye devam ediyor. Bu kararın ardından, terör devleti İsrail himayesindeki yerleşimcilerin şiddet ve işgal eylemlerini artıracağı yönünde endişeler artmış durumda. Filistinliler, Trump’ın bu skandal kararıyla Batı Şeria’daki güvensizlik ortamının derinleşeceğini ifade ediyor.
HABER YORUM
Şunu defalarca yazdık ve dile getirdik ki, ABD başkanı kim olursa olsun Siyonizm’in istediği olacak ve netice değişmeyecektir…
Yani her halükarda başta Filistin olmak üzere, dünyada ki Müslümanlar zulüm görmeye devam edecektir…
Hele ki, Müslüman ülkelerin başında bulunan yöneticilerde Siyonizim’in değirmenine su taşımaya namzet olduğu müddetçe, Müslümanların göz yaşı dinmeyecek, akan kanı durmayacaktır…
Bu konuda tek çıkar yol, İslam’dır… Müslümanların artık, bağlı bulunduğu manevi değerlere sahip çıkması, birlik ve beraberliğini sağlaması, maddi açıdan da güçlü olması gerekmektedir…
Unutmayın!
Biz samimi olur ve bu uğurda özveriyle çalışırsak, Hendek savaşında olduğu gibi, rabbimiz bize görünmez ordularıyla destek verecektir…
Yok eğer dünyaya tamah eder “Adam sen de… Bana ne Filistin’den” der isek, aynı Uhud harbinde olduğu gibi mağlup olmaktan kurtulamayız…
Şu, hayatın bir gerçeği ki gavur gavurluğunu yapacaktır…
Müslüman’ım diyenler de gavurluğa özenirse, Müslümanca tavrı kim ortaya koyacaktır?