islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
50,1498
EURO
55,9219
ALTIN
6.556,39
BIST
11.482,60
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
12°C
İstanbul
12°C
Parçalı Bulutlu
Pazar Az Bulutlu
11°C
Pazartesi Az Bulutlu
13°C
Salı Az Bulutlu
13°C
Çarşamba Az Bulutlu
16°C

“TÜRK BİRLİĞİ”, “İSLAM BİRLİĞİ” BİR HAYAL Mİ?           

“TÜRK BİRLİĞİ”, “İSLAM BİRLİĞİ” BİR HAYAL Mİ?           
08/11/2026 00:05
A+
A-

“TÜRK BİRLİĞİ”, “İSLAM BİRLİĞİ” BİR HAYAL Mİ?           

ABD’de Trump kaybetti diye seviniyoruz. Daha önce de Biden gitti diye sevinmiştik, bir zamanlarda Obama geldi diye sevinmiştik. Ne oldu? Bir kötü gider, yenisi gelir, belki de daha beteri. İşin aslı şu: Karanlık aydınlığın yokluğudur. Biz düzeni yıkmak zor değil, yerine ne koyacaksınız. Yapmak yıkmaktan çok daha zordur.

Biz Allah’ın (cc) ipini bıraktık, O da bizim ipimizi bıraktı ve o zalimler, soygunculuk, vurguncular başımıza bela oldu. Yani tencere yuvarlandı, kapağını buldu. Biz kendimizi değiştirmedikçe de iki yakamız bir araya gelmeyecektir. Asıl değişmesi gereken biziz biz.

Bu İslam dünyası ile, Türk dünyası ile varacağımız yer bundan daha iyisi olmayacak. Ötekilerin gücü, zenginliği, bizim cahilliğimiz, korkaklığımız kadar büyüktür.

Sahi bu nasıl bir Türklük, nasıl bir Müslümanlık. Türk kimdir? Vestefelya’da ulusal kimlik, din/mezheb, dil, toprak ve kan üzerinden tanımlandı. Almanlar “erkek kanı”, Yahudiler “kadın kanı” dedi. Türk ulusçuluğunun fikir babaları Mozi Kohen, Lazaro Franco gibi kişilerdir. Kemalistlere göre “kendini Türk hisseden herkes Türk’tür. Bu konu toplumsal cinsiyet gibi bir şey oluyor o zaman. 

Aslında bu kafa karışıklığı “Ulus devlet” ve “Uluslararası ilişkilerin yeniden tanımlandığı Vestefelya anlaşması ile başlar. Kemalizm’le daha da içinden çıkılmaz hale gelir. Hatta birileri Kemalizm’i “Türkün dini” olarak tanımlar.  Öte yandan “fikri kavmiyyeti tel’in eder peygamber” der Mehmet Akif. İstiklal Marşımızın şairi de zaten Arnavut değil mi?

Türklük ve İslam tanımında bile uzlaşamayan bir toplumuz biz!?. Azerbaycan Türkiye’ye İsraile yakın olduğu kadar bile yakın değil. Türk dünyası dediğiniz ülkeler Kıbrıs Rum kesimini Adanın meşru hükümeti olarak tanıyorlar ama KKTC’yi bile tanımıyorlar.

Türkiye BM’de genel sekterlik seçimine hazırlanıyor; Azerbaycan ise Türkiye’nin potansiyel adayına değil, BAE’nin adayına destek açıklaması yaptı. Türkiye, eski Dışişleri Bakanı ve hâlen AGİT Genel Sekreteri olan Feridun Sinirlioğlu’nu BM Genel Sekreterliği için aday göstermeyi değerlendiriyor. Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ayhan Hacızade, 27 Ekim 2026’da yaptığı açıklamada BAE Devlet Bakanı Lana Zaki Nusseibeh’in BM Genel Sekreterliği adaylığını memnuniyetle karşıladıklarını belirtti. Guterres’in görev süresi 31 Aralık 2026’da bitiyor, yeni genel sekreter 1 Ocak 2027’de göreve başlayacak. Türklükse İki devlet bir millet Azerbaycan İsrail’e yakın ve diğer İsrail’e yakın bir Arab ülkesini destekliyor. Sorsanız ikisi de Müslüman.. Anlayacağınız ne Türklük kalıyor, ne Müslümanlık, konu siyaset olunca. Bunu sol yolsuzluk soruşturmalarında da görmedik mi? Cemaatlerin (!?) durumu da bu konuda bir istisna oluşturmuyor. Bizim tarlaları birileri sürmüş!

İslam ülkelerinin Müslümanlığı Gazze ve Kudüs davasına sadakatleri kadardır.

Ya hu, İslam medeniyetini yakıp yıkan Moğolları nasıl oldu ile Türk ilan ettik, sonrada Tataria üzerinden onları İsrail oğulları ile irtibatlandırdık. Rothshild’ler, Tararia, Hazara, bir de onlara Karay’ları ekledik, Aliyev Türklerin İslam’la bağlarını koparmaya çalışıyor, ama eş zamanlı olarak birileri de Sakalar-İskitler üzerinden Hristiyanlık ve Yahudilikle bağ kramaya çalışıyorlar. NATO BÇG’yi bunun için örgütlemedi mi? FETÖ karşı kampta aynı projenin bir parçası değil mi idi. “Osmanlı Milletler Topluluğunu BOP’a meze yapan akıl böyle bir akıl değil mi idi? Siyonizm Chabat projesi ile İslam dünyasın ı parçalarken, Rus, Türk, Fars, Arab, Kürd, Afrika Yahudilerini birleştirme peşinde. Baba tarafından Yahudilerle akraba olanları ise “Akraba topluluklar” olarak İsrail’le ilişkilendirmeye çalışıyorlar.

Ortodokslar Hristiyan ama, Ermeni, Rum, Süryani kiliseleri ırklarına göre ayrılmıştır. İngiltere ve ABD’de o ülkede doğan o ülkenin vatandaşı oluyor. Almanlar ve İsrail ulusal kimlik için temel şart olarak “kan” derken, Ortodoks’lar “kilise” diyor. Kimi “dil”, kimi, “kültür” diyor. Kimi “sınıf” diyor?

Bu arada  Müslümanları Sünni, Sufi, Şii, Selefi diye böldüler. Yetmedi bir de Maturidi -Eş’ari tartışması başlattılar. O “bir bölen” Şeytan ve onun dostları idi. Hayır da, şer de, Şeytan da Allah’ın (cc) iradesi içindedir. Unutmayalım ki, Şeytanın varlığı günah işlememizin bahanesi değildir. Kalplerinde hastalık olanlar Allah’ı (cc) bırakıp İns’in ve Cin’nin Şeytanları’nı dost edinirler. Şeytan da onları kendine bağlar.

Sahi; Mason, Beni İsrail soyundan gelen, Epsteincik bir kişiliğe sahib Adnan Oktar’ı, kim, niçin ve nasıl Türkiye’nin en anti-siyonist siyasi hareketinin içine soktu. Peki Milli Görüş’çüler hiç bunun sorgulamasını yaptılar mı? Ya da ne zaman yapacaklar!. Bu tecrübe onların geleceklerini inşa etmede aslında önemli bir yere sahip olacak. Bu konuda hepimizin ciddi bir nefs muhasebesi yapmamız gerek.

Cemaat dediğimiz yapıların halini görüyorsunuz. Diyanet’in halini  de. Eğer mesele her mahalleye bir cami, bir kur’an kursu yaptırmaksa, bir de gürül gürül okunan ezanlar yeterli ise dava adına, o birileri için çok kolay.

Bana söyler misiniz, hangi camide Müslümanlar farzı kifaye sorumluluklarını paylaşmak için bir araya geliyorlar. Zekatlarını bile ortak bir kasada denetim altında tutamıyorlar. Her cemaatin radyosu, TV’si, okuduğu meal, tefsir, insanı yardım örgütü, hac ve umre turu yapan turizm şirketi, mektebi, oteli, hastanesi var. Camileri bile farklı.. İmam-Hatip nesli, ya da İlahiyat nesli, artık ne “büyük doğu”cu, ne Milli görüş’çü, ne de Asımın nesli. Bu alanda büyük bir erozyon söz konusu.  Dedeleri zor zamanlarda haksızlıklara karşı direnen gençlerin çoğu başka vadilerde, başka şarkılar söylüyorlar. Dedelerinin, ninelerinin, Babalarının, annelerinin hayalleri çalındı. Bir manevi vasiyet gibi tekrarlanan duaları da manevi bir miras oluşturmuyor artık onlar için. Ne Fütüvvetnname’lerin, ne Vasiyetname’lerin, ne Pendname’lerin bir değeri var. Hatta onların çoğu bunların anlamını bile bilmez hale geldi bugün.. Onların idol edindikleri şarkıcılar, futbolcular, politikacıları var. 

“Türkiye yüzyılı” hayali kuranlar, çürük zemin üzere sağlam bina inşa edemezler. Toplumdaki ahlaksızlık, fuhuş, uyuşturucu, kriminal suçlar ne alemde. Ya hu yeni kurulan bir aileyi bile ayakta tutmakta zorlanırken siz neden söz ediyorsunuz. Gökdelenlerde de camilerde de saflar sık ve doğru değil. Partizanlık, hemşericilik, yağma, vurgun almış başın ı gidiyor. Öfkesi sevgi ve merhametinden büyük kalabalıklarla nereye gidebilirsiniz.

Biz kendimizi değişmedikçe, bizim hakkımızdaki hüküm rahmet değil, gazab olacaktır.

Bu hal ve gidişle İslam birliğini de kurmazsınız, Türk Birliğini de. İslam’ı da tanımlayamazsınız, Türklüğü de. Politik, ideolojik ve mezhebi fanatizm toplumu, kendilerinden olmayanlara, diğer kardeşlerine karşı acımasız hale getirdi. Kimse diğerini dinlemiyor. Herkes kendi lideri, örgütü, kendi din, ideoloji, siyasi tercihi etrafında birlik olsun istiyor.

Bakın, benim size uzaklığım, sizin bana uzaklığınıza eşittir. Benim fikirlerim size ne kadar garib geliyorsa, sizin fikirleriniz de bana o kadar garib geliyor demektir. Orta bir yerde de buluşamazsınız, olmaz öyle bir şey. Laikçi namaza başlasın, ben rakı içeyim değil mesele. Önce temel haklar konusunda anlaşacağız, sonra farklılıklarımıza rağmen barış içinde bir arada yaşamak için hak-hukuk temelinde bir zeminde uzlaşacağız.

Bunların hiçbiri yokken, siz İslamlık ve Türklük hayalleri kurun, sloganları atın, ezgileri söyleyin, o hayal ettiğiniz şey gerçekleşmeyecek. Daha akıllı, daha dürüst, daha cesur, daha merhametli, daha mütevazı, sabırlı olmamız gerek. Değilse daha güzel yarınlar konusunda kendinizi kandırırsınız. 6 ay bir güz gidersiniz, bir arpa boyu bile yol alamazsınız. Hatta geriye gidersiniz, Son 25 yıla bakın. Bu akılla devam edenler, kaçtıklarını sandıkları şeye doğru koştuklarının bile farkında değiller. Öfke, korku ve ihtirasları gözlerini görmez etmiş sanki.

Merhametiniz gazabınızdan, sevginiz nefretinizden büyük olmadan, özür dileyip, haksız edinimlerinizi sahiplerine iade edip tevbe etmeden hedefinize ulaşamazsınız. Allah (cc) buna izin vermez. O zaman “yakın olan azabı bekleyin”! Şeytan, Kur’an-ı Kerimdeki uyarıları dikkate almayan insanlardan ve cinlerden İnsanlardan pek çok milleti kandırıp saptırmadı mı?. Maalesef bu konularda hâlâ akıl erdiremiyoruz! Kitap kurtuluşa erenleri istisna olarak sayar, geri kalanlar cehennemi boylayacaklar. Nasıl da hala kibirlerine yenilip, tevbe’ye yanaşmıyorlar. Zalimler için yaşasın cehennem. Selam ve dua ile

Abdurrahman Dilipak

Yazarımızın Diğer Yazılarını Okumak İçin Lütfen Bu Linki Ziyaret Ediniz.

Mirat Haber – YouTube

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.