Eskiden büyüklerimiz maaşlarından para artırır, çocuklarına altın alır, ev sahibi olurdu. Bugün ise maaşın hesaba yattığı gün markete koşan milyonlarca insan var. Çünkü herkes biliyor ki birkaç hafta sonra aynı para aynı alışverişi yapamayacak.
Peki neden?
Neden Japon yeniyle, İsviçre frangıyla, hatta Körfez ülkelerinin para birimleriyle insanlar yıllarca tasarruf yapabilirken Türkiye’de insanlar maaşlarını bile Türk lirasında tutmak istemiyor?
Bu sadece ekonomik değil; aynı zamanda psikolojik ve sosyolojik bir meseledir.
En Büyük Düşman: Enflasyon
Tasarrufun en büyük düşmanı enflasyondur.
Bir insan bugün cebindeki 100 lirayla bir koli temel gıda alabiliyorsa, aynı 100 lirayla altı ay sonra bunun ancak yarısını alabiliyorsa, o para artık güvenilir değildir.
İnsanlar paralarını harcamaya, dövize çevirmeye veya altına yatırmaya başlar.
Çünkü bekledikçe fakirleşmektedirler.
İşte Türkiye’de uzun yıllardır yaşanan tam olarak budur.
Türk Lirası Neden Sürekli Değer Kaybediyor?
Aslında bunun tek sebebi yoktur.
1- Sürekli yüksek enflasyon
Bir ülkede fiyatlar sürekli yükseliyorsa para doğal olarak değer kaybeder.
Para çoğalırken üretim aynı hızla artmıyorsa satın alma gücü düşer.
2- Döviz bağımlılığı
Türkiye enerji ithalatçısıdır.
Petrol…
Doğalgaz…
Elektronik ürünler…
İlaç…
Sanayi hammaddeleri…
Bunların önemli kısmı dolar veya euro ile alınmaktadır.
Dolar yükseldikçe üretim maliyetleri de yükseliyor.
Maliyet arttıkça fiyatlar yükseliyor.
Fiyatlar yükseldikçe enflasyon yeniden doğuyor.
Bu adeta kısır döngüye dönüşüyor.
3- Güven Meselesi
Ekonomide güven görünmeyen ama en güçlü sermayedir.
İnsanlar yarın Türk lirasının daha da değer kaybedeceğini düşünüyorsa ellerindeki parayı TL olarak tutmaz.
Dolar alır.
Altın alır.
Ev alır.
Arsa alır.
Bu davranış dövize olan talebi artırır.
Döviz arttıkça TL daha da değer kaybeder.
Dünyada Durum Nasıl?
Amerika’da insanlar yıllarca dolar hesabında para tutabiliyor.
Avrupa’da insanlar euroyla emeklilik birikimi yapabiliyor.
İsviçre’de insanlar çocukları için yıllarca frank biriktirebiliyor.
Çünkü o ülkelerde yıllık enflasyon genellikle yüzde 2-3 seviyelerinde seyrediyor.
Türkiye’de ise uzun yıllardır çift haneli enflasyon olağan hale geldi.
Bu nedenle Türk lirası yatırım aracı değil, sadece günlük harcama aracına dönüşüyor.
Altın ve Dolar Neden Tercih Ediliyor?
Aslında vatandaş dolar sevdalısı değildir.
Vatandaş parasını korumaya çalışmaktadır.
Bir kişi maaşını aldığı gün dolar alıyorsa bunun nedeni Amerikan ekonomisine hayran olması değildir.
Türk lirasının değer kaybedeceğini düşünmesidir.
Altına yönelmesinin sebebi de aynıdır.
Tasarrufunu koruyabilmektir.
Bu Durumun Toplumsal Bedeli
Tasarruf edemeyen toplum yatırım yapamaz.
Yatırım yapamayan toplum zenginleşemez.
Sürekli tüketen ama birikim yapamayan toplum geleceğini ipotek altına alır.
Ev sahibi olmak zorlaşır.
Gençler evliliklerini erteler.
Çocuk sahibi olma oranı düşer.
Orta sınıf küçülür.
Gelir dağılımı bozulur.
Bütün bunlar yalnızca ekonomik değil; sosyal sonuçlar da doğurur.
İslam’ın Tasarruf Anlayışı
İslam israfı yasaklarken birikimi de teşvik eder.
Kur’an-ı Kerim’de Hz. Yusuf’un kıssasında, bolluk yıllarında ürünlerin bir kısmının saklanması emredilir. (Yusuf Suresi, 47-49)
Bu kıssa, sadece bireysel değil, devlet düzeyinde de tasarruf ve kriz yönetiminin önemini gösterir.
Peygamber Efendimiz (sav) de malın korunmasını meşru haklardan biri olarak değerlendirmiştir. İslam’da servetin üretime yönelmesi teşvik edilirken, paranın enflasyon karşısında erimesi insanların emeklerinin karşılıksız kalmasına yol açar ve bu da ekonomik adalet açısından ciddi bir sorundur.
Çözüm Ne?
Türk lirasının yeniden güven kazanabilmesi için yalnızca faiz politikaları yeterli değildir.
Kalıcı çözüm;
Enflasyonun tek haneli seviyelere kalıcı biçimde indirilmesi,
Üretim ekonomisinin güçlendirilmesi,
İthalata bağımlılığın azaltılması,
Hukuk ve ekonomi kurumlarına duyulan güvenin artırılması,
Kamu maliyesinde disiplin ve öngörülebilirliğin sağlanması,
Tasarrufu teşvik eden uzun vadeli politikaların uygulanmasıyla mümkündür.
Vatandaş parasının bir yıl sonra da bugünkü alım gücünü büyük ölçüde koruyacağına inandığında, Türk lirası yeniden bir tasarruf aracı haline gelebilir.
Son Söz
Bir ülkenin para birimi yalnızca alışverişte kullanılan bir kâğıt değildir; o ülkeye duyulan güvenin aynasıdır.
Vatandaş maaşını aldığı gün döviz bürosuna koşuyorsa, mesele yalnızca kur değildir; geleceğe duyulan güvenin zayıflamasıdır.
Türk lirasının yeniden değerli hale gelmesi, sadece ekonomik göstergelerin düzelmesiyle değil; güvenin, üretimin ve istikrarın birlikte inşa edilmesiyle mümkündür. Güçlü bir para, güçlü bir ekonominin; güçlü bir ekonomi ise güven veren kurumların ve sürdürülebilir politikaların eseridir. Bu nedenle “Neden Türk lirasıyla tasarruf yapamıyoruz?” sorusunun cevabı, yalnızca cebimizde değil; ekonomimizin yapısında ve geleceğe dair beklentilerimizde saklıdır.
Kahramanmaraş’ın Afşin ilçesinde, yılda 300 bin tondan fazla gümüş, çinko ve kurşun madeninin çıkarılacağı proje ile ilgili Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) süreci başlatıldı. Yaklaşık 1 milyar ton bakır ve Türkiye’nin en büyük linyit kömürü rezervlerini barındıran Afşin toprakları, yeni bir madencilik sahasına da ev sahipliği yapacak. Afşin ilçesinin Karaardıç mevkiinde...
ABD Üniversitelerindeki Gazze Eylemleri Netanyahu’yu Tutuşturdu! ABD Üniversitelerinde Filistin’e Destek Gösterileri Yükselişte! Öğrencilerin Sesleri, İsrail’in İşgaline Karşı Yükseliyor ABD’nin önde gelen üniversiteleri arasında yer alan Columbia, Yale, New York ve Harvard üniversitelerinde, Filistin’e destek gösterileri hızla yayılıyor. Öğrenciler, İsrail’in Gazze’de devam eden katliamlarına karşı seslerini yükseltiyorlar. Ancak, bu destek gösterileri,...
GAZZE İÇİN YENİDEN YOLA ÇIKIYORUZ Bir sefere hazırlanır gibi hazırlanıyoruz… Yükümüz un, istikametimiz Gazze, niyetimiz kardeşlerimizin sofrasına bir lokma ekmek ulaştırmak. Savaşın başladığı günden bugüne sizlerin desteğiyle Gazze’ye su, temel gıda ve un ulaştırdık. Onlarca un tırı hazırlayıp Gazze’deki kardeşlerimize gönderdik. Şimdi Yeni Nesil İnsani Yardım ve Eğitim Derneği olarak...
Camide yarı çıplak objektiflere poz veren Eda Taşpınar’a tepkiler çığ gibi. Sosyal medyadaki paylaşımlarıyla dikkatleri bir dönem üzerine çekmeyi başaran Eda Taşpınar’ın son paylaşımı tepkilere neden oldu. Camide objektif karşısına geçen Eda Taşpınar, yarı çıplak pozlar verdi. Bu fotoğrafı da “Mutlu yıllar sevgililerim” notuyla paylaştı. Paylaşıma kısa sürede çığ gibi...
İngiliz Özel Kuvvetleri Hakkında Şok Eden İddialar: “Eğlence İçin” İnfaz İngiltere’nin seçkin özel kuvvet birimi SAS (Special Air Service) askerlerinin, Afganistan’daki görevleri sırasında sivilleri keyfi olarak infaz ettiği ve bu cinayetleri “eğlence” amacıyla işlediğine dair yeni ve sarsıcı bulgular gün yüzüne çıktı. Olayın Detayları ve İddialar Bağımsız bir soruşturma kapsamında...
İngiltere'de Müslüman milletvekili Naz Shah, "laik politikacıların" heykellerine zarar verenlerin 10 yıla kadar hapisle yargılanmasının istendiğini ama aynı hassasiyetin Müslümanların büyük değer verdiği Hz. Muhammed’e gösterilmediğini söyledi.
Para bir ülkenin bağımsızlığını ifade eden simgeler den biridir diye biliyorum. Yoksa yanlış mı biliyorum
Mezarlıkta müslüman çarşıda sekuler olursan bu defismez