
Yargıtay, bir boşanma davasında verdiği kararla aile hukukunda yeni bir dönemi başlattı. Eşine karşı aşırı tutumlu davranarak evin ihtiyaçlarını karşılamaktan kaçınan tarafın tutumu, Yargıtay tarafından “kusurlu davranış” olarak nitelendirildi.

Yerel mahkemede görülen bir boşanma davasında, maddi durumu elverişli olmasına rağmen eşini ve evini ekonomik olarak kısıtlayan bir eşin durumu gündeme geldi. Davacı eş, karşı tarafın maddi imkanlarına rağmen aile bütçesine katkı sağlamadığını ve zorunlu ihtiyaçları karşılamaktan kaçındığını öne sürerek boşanma talep etti.
Dosyayı inceleyen Yargıtay, eşin “cimrilik” boyutuna varan bu tutumunun evlilik birliğinin temelini sarstığına karar verdi. Yüksek Mahkeme, bu tür davranışların eş üzerinde baskı oluşturduğunu ve aile huzurunu bozduğunu belirterek, bu durumu “ekonomik şiddet” kapsamında değerlendirdi.
Kararda, maddi gücü yerinde olmasına rağmen eşini kısıtlayan ve ortak yaşamın gereklerini yerine getirmeyen tarafın, evlilik birliğinin yıkılmasında ağır kusurlu olduğuna hükmedildi. Bu sebeple, cimrilik sergileyen eşin mağdur tarafa hem maddi hem de manevi tazminat ödemesi gerektiği vurgulandı.
Bu emsal karar ile birlikte, boşanma süreçlerinde “ekonomik kısıtlamalar” ve “cimrilik” iddiaları, hukuki açıdan daha ciddi bir delil statüsü kazanmış oldu.
İslami Haber ”MİRAT” – YouTube