All for Joomla The Word of Web Design

Para, Faiz Ve İnfak

Çağımızda büyük savaşların arka planında nelerin olduğu, nelerin döndüğü ve irili ufaklı ne projelerin yapılıp uygulandığı mazlum ve hahküm halkların bilgisi dışındadır. Çünkü geri kalmış toplumların aklî fonksiyonları hadımlaştırılmıştır. Kendi üstün değerlerini idrakten aciz hale düşürülmüşlerdir. Böyle toplumların âkibetleri zelil olmaktan ileri geçmez.

Bilindiği gibi güçlüler, ekonomik ve ideolojik savaşlarını ısrarla sürdürüyorlar. Başaramadıklarında askeri güç kullanmaya başvuruyorlar. Askeri güç kullanmada zafiyet gördüklerinde para gücünü devreye sokuyorlar. Yanı sıra topluma virüsler pompalıyorlar. Lüks tüketim ve sınırsız özgürlük kumpası ile toplumu aşırılığa itiyorlar, imrendiriyorlar.

Gerçekten bugün “orta doğu” ismini kamuflaj olarak reva gördükleri İslam ülkelerine daha nice projeler yüklüyorlar. Donanımlı ajanları ve yerli işbirlikçileri faaliyette aşırılaşıyorlar.

Doğal olarak çağımızda müslümanların kendi öz sistemlerini hatırlamaz ve umursamaz olmalarından dolayı üstün değerlerini de kaybettiler. İnanç sistemleri ile hiç uygunluğu olmayan faiz düzeninin merkezi olan bankalara adapte oldular. Bir nevi faize ve dolayısı ile bankaya köle durumuna düştüler. Faiz düzeni olan bankalardan başka hiçbir alternatif bile düşünme mecali kalmamış müslümanlar, Allah Teâlâ’ya rağmen inançları gereği uyma ve uygulama zorunda oldukları kendi sistemlerini unuttular. Faiz düzeninden başka para yönetimini akıllarına getirmedikleri gibi tamamen bankacılık düzenini de kanıksadılar. Allah Teâlâ’nın Kitabını ciddiye almadıkları da açıkça kendini göstermektedir.

Öncelikle, yaşayan bir toplum olarak müslümanların kendilerine has ekonomik gücü ve sistemleri olması ve bu ekonomik sistemin hakkaniyet çerçevesinde açık, berrak, yaygın, âdil ve tüketime değil, üretime dayalı olması gerekmektedir. Öncelikle yerel zenginliklerin âdil paylaşımlarla toplumu kuşatması hedeflenmelidir. İşte bu âdil paylaşım, infak sistemidir. İnfak, sistem olarak bir inanç meselesidir. İnancı olmayanın infakı olmaz, olsa da yaptığı harcama, infak yerine geçmez. İnfak sistemini, inancı gereği uygulaması gereken İslam âlemi birçok alanda kontrolü elden kaçırınca, faiz düzeninin etki alanına girdi. Daha sonra da bir türlü kendine gelemedi. Artık müslümanlar, Kur’an hükümlerini tercih etme arzuları canlanıp uyanmayacak kadar faiz düzenini kabul etme zorunda kaldılar. Müslümanlar hiç rahatsız olmadan iş ve işlemleri tıkırında yürütülmektedir. Darmadağınık bir ümmetin haline bakın!

Burada çok önemli ve çok ciddi çözüm bekleyen bir problemle karşı karşıyayız. Ayni oranda büyük bir sınav merkezindeyiz. Müslümanlar, iman-küfür savaşında hangi sistemi seçeceklerini belirleme mecburiyetindedirler. Ya faiz düzeni yerine infak sistemini yeniden uygulayacaklar imanlarının gereğini yapacaklar ya da faize dönecek ve verilmiş hükme razı olduklarını ilan edecekler. Ya da faiz düzenini reddedip imanlarını ispat edeceklerdir. Veya bunu yapmadıkları takdirde Allah ile ve Resûlü ile savaş halinde ömürlerini tüketmeyi benimseyip bu halde ölüm ile buluşmayı bekleyeceklerdir. “Ey müminler! Allah’tan ittika edin, faizden geri kalanı terk edin, eğer müminler iseniz. Siz faizi terk etmezseniz Allaha ve Resûlüne karşı savaşa girmiş olduğunuzu bilin” dendiğine göre, müslümanın bunu kabul etmesi, imanının gereği değil midir? Kabul etmiyorlarsa, bunu nasıl açıklayabileceklerdir?

Rabbimiz Allah Teâlâ, sistemi gereği; “Allah hiç bir kimseye gücünün yeteceğinden başkasını yüklemez.” Müslümanların bu ilâhî beyan doğrultusunda harekete geçmeleri gerekir. Aracı tanrılarından arınarak infak sistemi için gerekeni yapmalıdırlar. Bunu yapmadıkları takdirde, kul hakkını gasp etme günahı altında ezilmekten kurtulamayacaklardır. Altını ve gümüşü biriktirerek saklayıp onları Allah yolunda infak etmeyenleri elem veren azap ile müjdele!  (Tevbe: 9/34,35) Görüldüğü gibi infak büyük malî ibadettir. Terk edilmesi haramdır. Üstelik Allah’ın mülkünde, O’nun kulları için yarattığı mülkü, infak etmeyenler gaspçıdırlar. Buna göre müslümanların amansız ve merhametsiz faiz batağı içinde helak olmadan kurtulmaları hakkında Allah Teâlâ garanti vermektedir. İşte fırsat bu fırsattır.

İnfak, bollukta ve darlıkta, gizli ve aşikâr, gece ve gündüz, küçük ve büyük olarak hak paylaşımıdır! Devamı gelecek, İnşallah. Esselamu aleykum.

İlhan ORAL

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir