30 Yıl Sonra Gelen İtiraf: “Mutlu Trans Birey İmajı Tehlikeli Bir Yanılsama”
30 yıl boyunca trans hakları savunuculuğu yapan ve uzun yıllar trans kadın kimliğiyle yaşayan Chris Brönimann, yaşadığı süreci ve pişmanlıklarını kamuoyuyla paylaştı. Medeniyet Üniversitesinde düzenlenen söyleşide konuşan Brönimann, “30 yıllık yanılsamadan uyanarak gerçeğe döndüm. Ruhunuzun acısını neşterle iyileştiremezsiniz. Biyolojinizi belki susturabilirsiniz ama onu yenemezsiniz.” ifadelerini kullandı.
Söyleşiye, Sağlık Bakanlığı Cinsiyet DeğiştirmeDenetim ve Değerlendirme Bilimsel Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Zeki Bayraktar da katıldı.
Çocukluk Travmaları Hayatını Şekillendirdi
Almanya’da erkek olarak dünyaya gelen ve daha sonra İsviçreli bir aile tarafından evlat edinilen Brönimann, çocukluk yıllarında ağır şiddet ve dışlanmayla karşı karşıya kaldığını anlattı.
Ailesinden sevgi görmek için sürekli kendisini gizlemek zorunda kaldığını belirten Brönimann, okulda da zorbalığa maruz kaldığını söyledi. Çocukluk döneminde zihnine yerleşen “Kızsan sevilirsin, erkeksen dövülürsün” düşüncesinin yıllar sonra aldığı kararları etkilediğini ifade etti.
“Kadın olursam başka biri olur, güzel görünür, sevilirim ve o çocuğun acısından kurtulurum diye düşündüm. Trans hakları savunucusu olduğumda kameralar, spot ışıkları ve kırmızı halılar bana sahte bir onay duygusu sundu.” dedi.
Cinsiyet Geçişi Kararı ve Tartışmalı Süreç
Brönimann, 26 yaşında cinsiyet değiştirme kararı aldığını ve sürecin beklediğinden çok daha hızlı ilerlediğini söyledi.
Yaklaşık 20 dakikalık bir görüşmenin ardından gerekli raporları alabildiğini belirten Brönimann, ameliyatların riskleri konusunda yeterince bilgilendirilmediğini ileri sürdü.
“Riskler bana yalnızca üstünkörü anlatıldı. Komplikasyonların son derece nadir olduğu ve benim başıma gelmeyeceği söylendi. O dönemde ben de bunları duymak istemiyordum. Bir an önce hayalimdeki kadına dönüşmek istiyordum. Ancak doktorların burada daha dikkatli davranması gerekmez miydi?” diye konuştu.
16 Ameliyat Geçirdi
İlk ameliyatın altı saat sürdüğünü ve sonrasında ciddi sağlık sorunları yaşamaya başladığını anlatan Brönimann, operasyonun ardından vücudunun yapılan cerrahi müdahaleye olumsuz tepki verdiğini söyledi.
Yaşadığı komplikasyonlar nedeniyle yıllar içerisinde toplam 16 ameliyat geçirmek zorunda kaldığını ifade eden Brönimann, bağırsak yaralanmaları, idrar yolları sorunları ve çeşitli enfeksiyonlarla mücadele ettiğini aktardı.
“Bu ameliyatlarla tüm duyularımı kaybettim. Cinsel haz yok. Bugün hâlâ idrar kaçırma ve kronik mesane sorunları yaşıyorum.” dedi.
“Birçok Kişi Yaşadıklarını Utanç Nedeniyle Anlatamıyor”
Ameliyat sonrasında ciddi sorunlar yaşayan bazı trans bireylerin yaşadıkları sıkıntıları kamuoyuyla paylaşmadığını öne süren Brönimann, toplumda oluşturulan olumlu tablonun gerçeği tam olarak yansıtmadığını savundu.
“Ameliyat sonrası birçok trans birey utanç nedeniyle sessiz kalıyor. Kamuoyuna her şey yolunda mesajı veriliyor. Genç insanların gerçek güvensizlikleri ve acıları araçsallaştırılıyor.” ifadelerini kullandı.
Detransizyon Kararı Beş Yılda Olgunlaştı
Trans kimliğinden vazgeçerek detransizyon sürecine girme kararının kolay olmadığını belirten Brönimann, bu kararı vermesinin yaklaşık beş yıl sürdüğünü söyledi.
“30 yıl boyunca bir maske taktığımı kabul etmek, yanıldım diyebilmek büyük cesaret gerektiriyordu. Trans kadın rolü bana sahte bir güvenlik hissi veriyordu. Perdenin önünde alkışlanan bir figürdüm, ancak perde arkasında yalnız ve boş hissediyordum.” dedi.
2024 yılında ciddi psikolojik sorunlar yaşadığını anlatan Brönimann, bu süreçte hayatını dışarıdan değerlendirmeye başladığını ve geçmişteki tercihlerini yeniden sorguladığını söyledi.
“Mutlu Trans Birey İmajı Tehlikeli Bir Yanılsama”
Brönimann, günümüzde oluşturulan “mutlu trans birey” algısının özellikle gençler açısından risk taşıdığını savundu.
“Mutlu trans birey imajı çok tehlikeli bir yanılsama. Bu yanılsama, kırılgan gençlerin gerçekle yüzleşme şansını ellerinden alıyor. Sonrasında ise birçok kişi kendisini yalnızlık ve hayal kırıklığı içinde buluyor.” ifadelerini kullandı.
“Adım Artık Chris”
Geçiş sürecinde adını Nadia olarak değiştirdiğini hatırlatan Brönimann, detransizyon sürecinin ardından yeni bir karar aldığını açıkladı.
“Kaybettiklerimi bir daha asla geri alamayacağımın farkındayım. Bunun için artık kendime Christian diyemiyorum. Adım artık Chris.” diyerek sözlerini tamamladı.
HABER YORUM
Fıtratı Değiştirmek Şeytanidir
Bu haberi ODATV’den aldık…
Trans aktivist Chris Brönimann’ın açıklamaları, cahilce ve arsızca LGBT çığırtkanlığı yapanlara ibretlik bir haber…
Diğer taraftan da modern dünyanın insanı nasıl büyük bir kimlik krizine sürüklediğinin en somut örneği…
İnsanın yaratılışını değiştirme iddiasının hangi sonuçlara yol açabileceğini gözler önüne seren bir haber bu…
Oysa Rabbimiz, insanın yaratılışının tesadüfen oluşmadığını açıkça bildiriyor bizlere:
“Sonra o nutfeyi alaka yaptı. Ardından onu yaratıp şekillendirdi. Ondan da erkek ve dişi iki cinsi var etti.” (Kıyâme 38-39)
“Göklerin ve yerin hükümranlığı Allah’ındır. Dilediğini yaratır. Dilediğine kız çocukları bağışlar, dilediğine erkek çocukları bağışlar. Yahut onları hem erkek hem kız olmak üzere çift verir. Dilediğini de kısır bırakır. Şüphesiz O, hakkıyla bilendir, her şeye gücü yetendir.” (Şûrâ 49-50)
İşte tam da bu ayetlerde erkeklik ve kadınlığın insanın sonradan seçtiği sosyal roller değil, yaratılışın bir parçası olduğu vurgulanmışken;
-Cinsiyet değişikliğini savunmak,
-Hatta bunu meşru hâle getirip yaygınlaşması için reklamını yapmak,
fıtratı değiştirmektir ve bu da şeytanidir…
Aslında Chris Brönimann’ın yıllar sonra yaptığı bu açıklamalar, beden üzerinde yapılan değişikliklerin ruhsal yaraları hiçbir zaman değiştirmeyeceğinin, aksine daha da derinleştirebileceğinin somut bir örneğidir…
Bu haber, insanın huzuru yaratılışına savaş açmakta değil, Rabbinin kendisi için takdir ettiği fıtratı kabul edip onunla barışmakta bulacağını bir kez daha hatırlatmaktadır.
Kripto para bir genci daha hayattan koparttı. 22 yaşındaki A.K. kripto paraya yatırdığı paralarını kaybettikten sonra, boş bir depoda kendini asarak intihar etti. Kolay para kazanma aracı olarak pohpohlanan, başta Diyanet İşleri Başkanlığı olmak üzere günümüz din otoritelerinin kesin bir şekilde İslam’a aykırı olduğunu söylediği kripto para, faydadan çok zarar...
Macron Fransa’sının AB, Soykırım, Libya, Mavi Vatan, Karabağ konularında hep karşımıza çıkması tarihsel komplekslerin de payı var. Prof. Dr. Kutluk Özgüven Fransa Osmanlı Türkiyesi ilişkileri iyi başlamamıştı. Yıldırım Bayezid karşısına Niğbolu’da çıkan muazzam haçlı ordusu Avrupa’nın her yerinden şövalye ve asker içerse de kumandası Fransa’daydı. Feci şekilde mahvolması 14. yüzyıl...
Çin’de İslam – 15 Hac konusu, Çin devletinin koyduğu kısıtlamalar nedeniyle Çin’deki Müslümanların en ciddi şikayetlerinden biri olmaya devam ediyor. 1980’lerden itibaren Çin’deki Müslümanların bir kez daha yıllık haclarını yapmalarına izin verildi. Çin İslam Birliği’ne göre, her yıl yaklaşık 2.000 Müslüman devlet destekli hac ziyaretine katılıyor. Bununla birlikte, devlet ciddi...
San Francisco’nun Kalbinde Golden Gate köprüsünde İsrail Protestosu Filistin destekçisi göstericiler, İsrail’i protesto etmek amacıyla Golden Gate Köprüsü’nü trafiğe kapattı. Ellerinde “Dünyayı Gazze için durdurun” ve “Gazze’deki kuşatmayı kaldırın” yazılı dev posterler vardı. İsrail’in Gazze Saldırılarına Karşı Sesler Yükseldi İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarına dikkat çekmek amacıyla Filistin destekçisi göstericiler Golden...
Prof. Dr. Nihat Dalgın Nihat Dalgın Hocamız “İslam Medeniyetinin Maruz Kaldığı İç Tehditler” başlıklı uzunca verimli çalışmasını, aşağıda alıntıladığımız sonuç bölümüyle şöylece özetlemektedir: “ İslam medeniyetinin maruz kaldığı iç tehditler isimli bu çalışmamızda ulaştığımız sonuçları şu şekilde hülasa etmek mümkündür: Müslüman toplumlardaki bazı dinî gruplarda İslam medeniyetinin odağında bulunan Yüce...
Suriye’nin Yeni Eğitim Müfredatı: Osmanlı ve İslami Vurgular Öne Çıkıyor Suriye‘de yeni yönetim, eğitim müfredatında önemli değişiklikler yaptı. Yeni düzenlemelerle Osmanlı tarihi ve İslami değerler ön plana çıkarıldı. Ayrıca, daha önce kullanılan bazı ifadeler ve imgeler de kaldırıldı. İşte detaylar: Osmanlı’ya Bakış Değişiyor Eski müfredatta kullanılan “Osmanlı işgali” ifadesi, yerini...
Olan olduktan sonra yapılacak bir şey yok. Pişman lık. Allah yar ve yardımcınız olsun