islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
45,0299
EURO
52,8499
ALTIN
6.833,11
BIST
14.409,07
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
16°C
İstanbul
16°C
Açık
Salı Parçalı Bulutlu
16°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
18°C
Perşembe Hafif Yağmurlu
16°C
Cuma Çok Bulutlu
13°C

Filistin Üzerinde Oyunlar Bitmiyor; Bitmeyecek

Filistin Üzerinde Oyunlar Bitmiyor; Bitmeyecek
A+
A-

Editör: Filistin’de Ateş Kes, neyi ifade ediyor?

Şener: Filistin’de büyük bir mücadele verildi. Tarihin kaydettiği, belki de en büyük direniş ve sabır örneği ortaya konuldu. Emperyalist güçler,  böyle bir direnişle karşılaşacağını hesap edemedi. Buna karşılık, Batılı ülkelerin her yönden desteklediği İsrail, yine tarihin görmediği bir zulüm ve etnik temizliğe girişti. Bu adaletsiz ve insafsız zulüm, müslüman olmayan halkları bile isyana sevketti.  Aslında ateşkes, dünyada yankılanan İsrail ve destekçilerinin katliamlarını unutturmak ve Filistin’deki  Müslüman direnişini silah dışı yollar ile, nasıl ortadan kaldırılacağını planlamak için geçici bir yol olarak düşünüldüğünü sanıyorum. Herşeye rağmen, Filistin halkı; belli bir süre  gıda, tıbbi yardım ve diğer ihtiyaçlarını karşılama imkanı bulacaktır inşallah. Tabi, katliamcı İsrail askerlerinin müsaade ettiği ölçüde.

Editör: İsrail, Filistin’deki Direniş ile Başedemeyeceğini düşünüyor olabilir mi?

Şener: İsrail, kendi gücünün farkında. Kassam Tugayları ile, karada bütün imkan  ve teknik desteğine rağmen baş edemeyeceğini biliyor. Aslında bunu bizzat yaşadı ve büyük bir hayal kırıklığına uğradı.  Bu yüzden, sadece havadan bombalamak ve silahsız halkı, oradan oraya sürmek suretiyle, bu direnişi kırmak istedi. Ama, Filistin halkı; İsrail zulmüne öyle bir dayanma gücüne sahip ki; hiçbir yerden destek gelmediği, suyu, elektriği, gazı kesildiği halde, sabırla mücadelesine devam etti. Çünkü Allahın zaferi kendilerine bahşedeceğine inanıyorlardı.

İsrail destekçisi  başta Amerika ve diğer batılı ülkeler; desteği bırakın, bütün haber alma imkanlarını, sosyal medya mecralarını Filistin’in aleyhine çalıştırmalarına rağmen, Filistin’deki “iman”ı, zayıflatamadılar. Hatta, Amerika ve Avrupa’da birçok kişinin, bu inanılmaz sabır ve iman örneği sebebiyle, müslüman olmasına engel olamadılar.  Bu olay, sadece düşmanları değil; müslüman diğer toplumları da, kendi müslümanlıklarını sorgulamalarına yol açtı.  Onların, hem müslüman olmak, hem de Seküler bir hayat yaşamak ile müslüman kalınamayacağını farketmelerine sebep oldular. İslamın, yaşanabilirliğine olan inançlarının artmasına yol açtılar.

Editör: Filistin Konusunda bir sonuç alındı diyebilir miyiz?

Şener: Maalesef diyemiyoruz. Çünkü Filistin, Dünya’da İslamın ve Müslümanların gerçek manada temsil edildiği yegane yer. Yaşanan bir İslam, sadece Filistin’de kendisini gösterebiliyor.  Diğer coğrafyalarda İslamin sadece adı ve gölgesi var; kendisi yok. Bu yüzden, Filistin’inin gözlerden uzak tutulması ve İslam dünyası halklarının perişanlığından ve uyuşukluğundan uyanması için gerçek bir örnek. Bu yüzeden, Filistin varlığını yok etmek, Global dünyanın vazgeçemeyeceği bir olay.

Bu durum, müslüman toplumlarda yeni bir otokritiğin oluşmasına yol açmalı diye düşünüyorum. Çünkü, birçok yönden batılı sistemin ve yayın organlarının “istila”sı altında bulunan müslüman toplumlar, yeni bir uyanış ve şuurlanmanın içine girme ihtiyacı içinde olduklarını farkediyorlar.

Editör: Filistin konusunda Türkiye’nin tavrı için ne diyorsunuz?

Şener: Türkiye, halk olarak Filistin’in acısını ve çaresizliğini yakınen yaşadı. Ama, elinden bir şey gelmedi. Hükümet ise, büyük ölçüde devletler arası ilişkilerde Filistin konusuna temas etti, dile getirdi ve İsrail’e karşı açıkça tavır aldı. Fakat, bunlar yeterli değil. Çünkü İsrail, Batı’nın büyük hedeflerinin müteahhidi. Yani, sadece kendisi için değil, Emperyalist batı’nın amaçlarının bir taşeronu. Bu yüzden, Türkiye’nin fiili olarak Filistin meselesinde yer alması gerekiyor. Aksi halde, Filistin yıllar içinde yok edilme tehlikesi ile karşı karşıya kalabilir.

Ben, Ateşkes konusunda, Türkiye’nin  kendisini garantör bir devlet olarak olaya dahil edilmesini isterdim. Medya’da yankılanan “Türkiye’nin desteği ile Ateşkes oldu” haberi, bu konuda Türkiye’nin olaya müdahale etmesine imkan vermiyor. Yarın, şu veya bu bahane ile tekrar İsrail saldırıları başlayacak. Şu anda yapılan, bir “nefes alma” süresi. Hamas, Türkiye’nin Ateşkes’e garantör olma şartını öne sürebilseydi, durum başka türlü olabilirdi.

Bundan sonra yapılacak şey; bazı müslüman ve batılı ülkeler ile, Filistin’in  hava yoluyla bombalanmasının önüne geçmelidir. Eğer bu gerçekleşirse, İsrail ve diğer Avrupalı devletlerin, netice alması çok zor. Türkiye, böyle bir görevden, kendisini uzak tutmalıdır.

Prof. Dr. Sami Şener ile mülakat

MİRATHABER.COM -YOUTUBE- 

ETİKETLER: Manşet
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.