islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
45,3998
EURO
53,3801
ALTIN
6.850,51
BIST
15.141,38
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
25°C
İstanbul
25°C
Az Bulutlu
Çarşamba Parçalı Bulutlu
23°C
Perşembe Az Bulutlu
18°C
Cuma Az Bulutlu
20°C
Cumartesi Az Bulutlu
23°C

İngiliz’in Şapkasını Takdis, Müslüman’ın Takkesini Tahkir Edenler

İngiliz’in Şapkasını Takdis, Müslüman’ın Takkesini Tahkir Edenler
20/05/2025 14:26
A+
A-

İngiliz’in Şapkasını Takdis, Müslüman’ın Takkesini Tahkir Edenler

Bir Afişin İfşa Ettiği Zihniyet

Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından ilan edilen “Aile Yılı” kapsamında, Gaziantep İl Müftülüğü anlamlı bir çalışma yaptı:
Başörtülü bir kız çocuğu ve takkeli bir erkek çocuğunun yer aldığı sade ama mesaj yüklü bir afiş hazırladı.

Ancak bu afiş, bazılarını rahatsız etti.
Halk TV ve benzeri yayın organları, bu masum görüntüyü hedef tahtasına oturttu.
CHP’li siyasiler ve kimi laiklik bekçileri, “tek tip aile dayatması”ndan, “çağdaş yaşam tarzının dışlanması”na kadar türlü ithamlarda bulundular.
Başörtüsüne ‘baskı’, takkeye ‘irtica’ yaftası yapıştırıldı.
Bir ailenin evladına İslamî bir kimlik vermesi, laikçi zihinler tarafından suç sayıldı.
Çocuklara umre ödülü verilmesi bile “laiklik karşıtı faaliyet” olarak etiketlendi.

Tepki gösterdikleri şey, bir afiş değildi aslında.
Tepki, bir örtüye değil; örtünün hatırlattığı hakikateydi.
Rahatsız oldukları şey, bir takke değil; secdeye eğilen bir başın temsil ettiği Tevhid çizgisiydi.

O gün bir afiş değil, zihniyetler ifşa oldu.
Laikliğin maskesi düştü.
Ve bir kez daha anlaşıldı ki; bu topraklarda asıl yasaklanan, İslam’ın görünür olmasıydı.

Bir afiş…
Üzerinde bir başörtülü kız çocuğu, bir takkeli erkek çocuğu…
Birileri rahatsız oldu:
Hayâdan,
İffetten,
Dinden,
Kimlikten,
Ahlâktan,
Erdemden,
Namazdan,
Secdeden,
Kur’an’dan…

Laikliğin hoşgörü maskesi düştü.
Özgürlük naraları atanlar, bir bez parçasından korkar oldu.
“Herkes inancında özgür.” diyenler, sadece inançsızlığa özgürlük tanıdı.
Müslümanı dışlayan, gayrimüslimi alkışlayan bir tiyatro çıktı karşımıza.
Laikliğin, demokrasiyle kamufle edilmiş ikiyüzlülüğü deşifre oldu.
Takkeden irkilen zihinler, çıplaklığa methiye düzerken…
Başörtüsüne tahammül edemeyenler, çırılçıplak sokaklara “özgürlük” der oldular.
Başörtüsünü gericilik saydılar; mini eteği, çağdaşlık.
Secdeye eğilen başı yargıladılar; podyumda sergilenen çıplak bedenleri alkışladılar.
Onlar için bir kızın örtünmesi baskı, soyunması kendi iradesi oldu.
Zihinler öyle ters döndü ki; tesettür yobazlık, çıplaklık çağdaşlık sayıldı.

Tesettürlüyü hor görüp, mayoluyu ekranlara rol model diye sundular.
İslâm’ı aşağılayıp, Batı’yı alkışladılar.
Hayânın başını öne eğdiler; edepsizliğe spot ışığı tuttular.
Allah’ın tesettür emrini yerine getiren kızları zincirli köle gösterdiler,
ama tenini sergileyenleri, zincirlerini koparan özgürlükçü ilan ettiler.
Takkeyi yobazlık saydılar; çıplaklığı, medeniyet.
Ve adına da laiklik koydular: Dinsizliğin dinini…
Çağdaşlık nârâsıyla hayâyı infâz ettiler.
Ve ne gariptir…
Tesettür onları korkuttu…
Çünkü o örtünün altında bir teslimiyet vardı.
Bir kulluk. Bir dik duruş…

Onlar özgürlük diyordu.
Ama kastettikleri özgürlük; Allah’tan değil, Allah’a isyandan yana bir serbestlikti.

Evet…
Tesettürlüyü aşağıladılar; çünkü gözleri vardı ama hakikati görmüyordu.
Kulakları vardı ama hakikati duymuyordu.
Kalpleri vardı ama hakikati anlamıyordu.
Allah’a isyanla özgürleşen bir kadın, kime köle olur farkında mısınız? Nefsine… Şeytana…
Özgürlük dedikleri şey Allah’tan uzaklaşmaksa;
Zincirin en kalın halkasını boyunlarına takmışlar, haberleri yok!

Bir kız çocuğu başını örttüğünde, onların rahatsızlığı artıyorsa;
bunun sebebi kumaş değil, korktukları devrimdir.
Çünkü o kız çocuğu, sistemlerine biat etmeyen yeni bir neslin habercisidir.
Ve işte o yüzden…
Takkeden korktular, başörtüsünden nefret ettiler.
Ve adına “laiklik” dediler:
İmanın yerine inkârı koydukları,
Allah’ı hayatın dışına sürdükleri bir din…
Dinsizliğin, laiklik adıyla pazarlanan hâliydi bu.
Ve onlar artık Allah’ı tanımayan bir tarikat oldular;
adı: laiklik,
mabedi: Anıtkabir,
kitabı: Nutuk…
İslâm’a ve Müslümanlara düşmanlıkları, dinî bir ritüele dönüştü.

Bir başörtüsü…
Onlar için “gericilik” sembolü.
Ama kısalan her etek, her mayo, her bikini…
Modernliğin nişanı!

Bir takke…
Onlara göre “çağ dışı”.
Ama takmayanı idam ettikleri İngiliz şapkası: bir devrim, bir inkılâp onlar için.

Bir başörtüsü onları neden bu kadar rahatsız eder?
Çünkü o bir bez değil…
Bir başkaldırıdır!
Bir teslimiyet, bir izzet, bir hatırlatmadır.
Ve nefsini ilah edinenlerin, en çok korktuğu şey de budur:
İmanla kıyâma durmuş bir hatırlatma!

Ey başörtüsünden korkanlar!
Sizin asıl derdiniz kumaşla değil, İslâm’ladır.
Takkeden ürkmeniz, kumaş fobisi değil;
Secdeye düşen alnın, kibrinizi çatlatmasıdır!

Bir baba, oğlunun başına takke koymuş.
Bir anne, kızının başına iffet yerleştirmiş.
Siz ne koydunuz Amerikan tıraşlı evlatlarınızın başına?
Mini etekli kızlarınızın aklına?
Siz modernlik dediniz, biz teslimiyet dedik.
Siz özgürlük dediniz, biz kulluk dedik.
Siz bedenlerinizi gözler önüne serdiniz;
Biz tüm benliğimizi Allah yoluna fedâ ettik!

“İşte tek tip aile dayatması.” dediniz.
Sizinkiler çok tipli de, ne oldu?
Erkek mi, kadın mı belli olmayan silüetlerle dolu sokaklarınızda;
kendi evladının cinsiyetini tanıyamayan anneleriniz var artık.

Başörtüsü dayatma mı, dediniz?
Ama siz; başını açmayanı dışlayan, örtüsüne dil uzatan, takkesine kin kusan bir düzene, bir ideolojiye tapıyorsunuz.

Ey laiklik nöbetçileri!
Bir afişe değil, İslâm’a düşmansınız siz.
Çünkü o afiş, sizi ayna gibi ifşa etti.
Ve siz aynalardan hep korktunuz.
Çünkü o afiş, Batı hayranlığınızı tokat gibi yüzünüze vurdu.

Halk TV ekranlarında linç ettikleriniz, camilerde namaz kılanlar…
Sizin övdükleriniz, diskoteklerde, barlarda kafayı çekenler..!
Gaziantep Müftülüğünün afişinde iffet vardı;
Sizin tepkinizde zillet!

Ve şimdi soralım:
Başörtüsü mü tehdit, yoksa çıplaklık mı?
Ecdadınızın takkesi mi köleleştirir bu milleti,
yoksa İngiliz’in şapkası mı?

Siz çocuklarınıza Barbie öğrettiniz;
biz Hz. Meryem’in duasıyla büyüttük evlatlarımızı.
Siz rol model olarak Lady Gaga’yı sahneye sürdünüz;
biz Hz. Âsiye’yi, Firavun’un sarayında secdeyle yoğrulmuş bir isyan olarak ektik kalplerine.
Siz sahneyi seçtiniz, biz secdeyi.
Siz alkışın peşinden gittiniz; biz, Âlemlerin Rabbinin rızasının…

Bir bez parçasına tahammül edemeyen akıl,
Beyin değil; nefsini ilah edinmiş bir inkâr virüsüdür.
Kendisi gibi olmayanı yok sayan sizler;
aslında çeşitlilik değil, tahakkümün ta kendisisiniz.

Başörtüsü sadece bir kumaş değildir.
Takke yalnızca bir sembol değildir.
Onlar şekil değil, şahsiyettir.
Onlar, Müslümanca duruşun susmayan haykırışıdır.

Ve unutmayın:
Bir millet, evladının yüzünü Kur’an’a değil, Batı’ya çevirdiğinde…
Allah’ın kelâmı değil, şeytanın fısıltıları yön verir nesle.

Ey halkı susturup, halk adına konuşanlar!
Size bir çağrımız var:
Başörtüsüne değil, hayâsızlığa savaş açın.
Ecdâdınızın takkesine değil, İngiliz’in şapkasına düşman olun.
Ve artık iki yüzlülüğü bırakıp maskenizi indirin…
Zira mü’minin ferâseti karşısında, hiçbir yalan sonsuza kadar giyinemez.

KADİR BEKİL

İSLAMİ HABER “MİRAT”

MİRATYOUTUBE

Yorumlar
  1. Eren zengi dedi ki:

    Allah bu islam düşmanlarına fırsat vermesin ve Rabbım bizlere her daim islam ın bekçisi savunucusu olmayı nasip etsin inşaAllah…

  2. Metin as dedi ki:

    Ensar vakfını unutmadık unutturmuyacağız

  3. Mustafa bayrak dedi ki:

    Çatlayın gaa….laaaa