
Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulur:
“Kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayın.”
(Bakara Suresi, 195)
Modern yaşam tarzı, bu ayetin adeta tam tersini yapıyor. İnsan, yediğiyle, içtiğiyle, kullandığı eşya ve giydiğiyle kendi bedenine zarar veriyor. Kimyasallar, plastikler, hormonlu gıdalar ve stres dolu yaşam, Allah’ın emanet olarak verdiği bedene ihanet anlamına geliyor.
İslam’a göre insan bedeni bir emanettir. Onu korumak, temiz tutmak ve sağlığını gözetmek, kulun sorumluluğudur. Hazır gıdaların içine gizlenen katkı maddeleri, hızlı tüketim kültürü ve nefsin isteklerine yenik düşmek, bu emaneti tehlikeye atıyor.
Resulullah (s.a.v.), sade, temiz ve doğal beslenirdi. İsrafa kaçmaz, yemeğe önce “Bismillah” ile başlar, az yerdi.
İşte Efendimiz’in sünnetinde saklı olan şifa formülü:
*Doğal ve mevsimlik ürünler
*Az yemek, çok şükür
*Zeytinyağı, hurma, arpa ekmeği
*Sirke, süt ve bal
*Helal ve temiz gıda
Hazır gıdalarla, dondurulmuş ürünlerle, plastik kaplarda ısıtılan yemeklerle beslenen insan, sünnetten uzaklaştıkça hastalıklara yaklaşıyor.
Kur’an’da da şöyle buyrulur:
“Ey insanlar! Yeryüzünde bulunanların helâl ve temiz olanlarından yiyin…”
(Bakara, 168)
Bugün bu emre ne kadar uyuyoruz?
Elbette her hastalık bir kaderdir; ancak insan iradesiyle bu kaderi hızlandırabilir. Sürekli stres, haram gıda, sigara ve alkol gibi zararlı alışkanlıklar, kişinin hem dünyasını hem de ahiretini tehdit eder.
“Her musibet, insanın kendi yaptığı yüzündendir.”
(Şura Suresi, 30)
Kanser de çoğu zaman bu tür ihmal ve isyanların sonucudur. Rabbimiz bizi bu yolla uyarır, “Dur!” der.
İslam’da hastalık için hem tıbbî tedavi hem de dua tavsiye edilir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
“Allah, her hastalıkla birlikte şifasını da indirmiştir.”
(Buhari, Tıp 1)
Yani çaresiz hastalık yoktur; ancak şifayı haramda değil, helalde ve duada aramak gerekir. Modern tıbbın uyguladığı kemoterapi gibi yöntemler, zararı faydasından büyükse sorgulanmalıdır. İslam’da tedavi, bedenin tamamını öldürerek değil, dengeyle ve rahmetle yapılmalıdır.
1-Her işe besmele ile başla
2-Helal ve temiz gıdalarla beslen
3-Az ye, yavaş ye, şükret
4-Plastiği ve kimyasalı terk et
5-Her gün Kur’an oku ve tefekkür et
6-Haksız kazanç, gıybet ve haramdan uzak dur
7-Bol sadaka ver, zira sadaka belayı def eder
8-Tefekkür, sabır ve tevekkül ile ruh sağlığını koru
9-Dikkatli ol, çünkü vücut da kul hakkıdır
10-Hacamat, arı zehiri, çörek otu gibi sünnet tedavilere yönel
Peygamberimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
“Çörek otu ölümden başka her şeye şifadır.”
(Buhari, Tıp 7)
Bugün modern bilim de bunu doğrulamaktadır. Bağışıklığı güçlendiren, hücre yenileyen bu nimeti terk ettik, yerine sentetik ilaçları koyduk.
Kanser sadece tıbbî bir mesele değil; aynı zamanda imanî bir uyarıdır. Rabbimiz, modern dünyanın bize unutturduğu ölçüleri hatırlatıyor. Tüketim çağında değil, takva yolunda yürüyen insan sağ kalacak.
Çünkü Allah temiz olanı sever.
“Allah temizdir, ancak temiz olanları kabul eder.”
(Müslim, Zekât 65)
Bu çağda kanser, sadece bir hastalık değil; nefsimize karşı kaybettiğimiz bir savaştır. Kazanmak için Kur’an’a, sünnete ve doğaya dönmeliyiz.
YAYINA HAZIRLAYAN: ŞABAN DOĞAN