islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
45,4002
EURO
53,3613
ALTIN
6.853,66
BIST
14.973,19
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
24°C
İstanbul
24°C
Az Bulutlu
Çarşamba Parçalı Bulutlu
23°C
Perşembe Az Bulutlu
18°C
Cuma Az Bulutlu
20°C
Cumartesi Az Bulutlu
23°C

Savunma Sanayiini Türkiye ve Suriye’de Aynı Güçler mi Engelledi?

Savunma Sanayiini Türkiye ve Suriye’de Aynı Güçler mi Engelledi?

Suriye’nin, Amerikan ve Sovyetlerden Önce Yönlendirilmiş Füze Üretme Teşebbüsü ..

Dr. Ma‘ruf ed-Devvâlibî, Obeikan Kitabevi tarafından yayımlanan hatıratının 187. sayfasında şöyle anlatır:

“İkinci Dünya Savaşı’nın sonlarında, Hac Emin el-Hüseynî’nin aracılığıyla, Almanya’da füze üreten bazı Alman bilim adamları Şam’a getirildi ve Cumhurbaşkanı Şükrî el-Kuvvetlî’ye takdim edildi.
Bu bilim adamları, Berlin’de füzeleri geliştirmiş, daha sonra fabrikaları bombalanıp savaş sona erince, on yedi tanesi gizlice Suriye’ye kaçırılmıştı.
Onlarla evimde, Suriye hesabına füze üretimi için bir anlaşma yaptık.
O günlerde ne Amerika’nın ne de Sovyetler Birliği’nin bu nitelikte füzeleri vardı.
Herkes bu Alman uzmanları arıyordu; onlar ise Yahudilere düşmanlık besliyor, sadece yiyecek, içecek ve geçim masrafları karşılığında bilgi ve tecrübelerini sunmayı kabul ediyorlardı.”

“Anlaşma sırasında bize: Yönlendirilmiş kara-kara füzelerimiz, kara-deniz füzelerimiz var, dediler. Biz ise uçaklara karşı kara-hava füzesini tercih ettik.
Bunun yalnızca bazı özel makineler ve yüzlerce yedek parçayla üretilebileceğini, mühendislik çizimlerinin hazır olduğunu söylediler; ancak parçaların ısıya dayanıklılığını ölçmek için bazı özel test makinelerine ihtiyaçları vardı; zira alaşımın karışması füzeyi bozar.”

“İstedikleri makineleri sağladık, yüzlerce yedek parça temin ettik. Kendilerine Kuneytira ile Beyrut arasında bir arazi ve deneme için bir sinema salonu verdik.
Orada yirmi beş füze monte ettiler.
Fakat denemeler sırasında ilk hükümetimde bana darbe yapıldı ve hapse atıldım.
Edib Şişekli’nin Amerikan istihbaratı ile bağlantılı olduğunu bilmiyorduk.
Alman uzmanlar, füze üretimi için gerekli bütün evrak ve belgeleri bize teslim etmiş ve ‘Bu sırlar ne Amerikalılar ne de Sovyetler tarafından bilinmektedir, siz saklamakla sorumlusunuz’ demişlerdi.”

“Şişekli’nin kaçışından sonra Haşim el-Etâsî, benim Millî Savunma Bakanı olmamda ısrar etti.
İlk iş olarak Genelkurmay Başkanı Şevket Şükeyr’e bu uzmanları sordum.
‘Yalancılar, kaçtılar; yalnızca başkanları kaldı’ dedi.
Başkanlarını çağırdım; ‘Kaçmadılar,’ dedi, ‘Sizi tutukladıktan sonra askerler evlerimizi bastı, bütün belgeleri götürdüler.
Sizde bu belgeleri anlayacak bir mühendis dahi olmadığından, deneyler tamamlanınca onları ülkeden gönderdim’.”

“Şevket Şükeyr’e denemelerin yapılıp yapılmadığını sordum.
‘Başarısız oldu’ dedi.
Uzmanların başına sorduk; ‘Yirmi beş füzenin on beşi elimizde, denemelerin sürmesini istiyorum’ dedi.
Denemelerin yapılmasında ısrar ettim.
Şükeyr, ‘Bu tehlikelidir’ diyerek engellemeye kalkıştı.
‘Füzeleri getiren benim, denemeleri de ben yapacağım, isteyen uzakta dursun’ dedim.”

“Uzmanı, fabrikanın bulunduğu vadiye gönderdim; beraberinde Şevket Şükeyr olduğu hâlde gittim.
Genelkurmay Başkanı oydu, ben ise Millî Savunma Bakanıydım.
Deneme yeri olan sinema salonuna girdik; füzelerin nasıl yerden fırlatıldığını, uçağı sağa sola takip ettiğini gördük.
Denemeler filme alındı ve başarı belgelendi.
İki füze daha Suriye ordusunun gözetiminde fırlatıldı ve infilâk etti.
Şevket Şükeyr, ‘İlk kez başarıya ulaştı’ diye iddia etti.
Alman uzman ise: ‘Nasıl ilk kez olur? Filmler ortada, başarı sabittir. Eğer başarısız olsaydı, dünyanın en güvenilir silah şirketlerinden Spansiver bu sırları satın alır mıydı?’ dedi.”

“Savunma Bakanlığı’nda Şevket Şükeyr’e: ‘Füzeler başarısız dedin, oysa başarılı olduklarını biliyor ve buna rağmen sırrını Spansiver’e sattın; bu büyük şirket başarısız silah mı satın alır?’ dedim.
Utancından yüzü kırmızı fesin rengine döndü ve: ‘Evet, yakalandım; üretimi pahalı gördüm, satalım dedim’ cevabını verdi.
‘Bunu satmaya sen mi yetkilisin, Cumhurbaşkanından onay aldın mı?’ dedim.
‘Hayır’ dedi.
Aynı gece bana yeniden darbe yapıldı ve tekrar hapse atıldım.”

“1951’de Suriye’de ilk tank fabrikasını da ben kurmuştum; hapisten çıkınca sordum, fabrikanın musluk üretimine çevrildiğini öğrendim.”

“Biz, Amerika ve Sovyetler Birliği’nden önce füzelere ve tanklara sahip olmuştuk.
Bu silahlar Suriye’de birlik devrine kadar kaldı.
Birlikten sonra Cemal Abdünnâsır, üretimi genişletmek üzere Suriye’ye uzmanlar gönderdi.
Suriye füzeleri onun eline geçince, onlara Nâsır, Zâfir ve Kâhir adlarını verdi.”

Ve böylece,
Suriye’yi kendini ve ümmetini savunabilecek güçlü ve ileri bir devlete dönüştürmeyi hedefleyen güzel bir hayal, hainlerin elleriyle söndürüldü; askerî makamlara sızmış ihanet ehli, insan ve cin şeytanlarına uşaklık ederek bu teşebbüsü boşa çıkardı.

“Güç ve kudret ancak Yüce ve Azîm olan Allah’ındır.”

Tercüme: Ahmet Ziya İbrahimoğlu

İSLAMİ HABER “MİRAT”  -YOUTUBE- 

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.